İçeriğe atla

Nefes-i Rahmânî'yi yaşamak için günlük amelî tertîb nasıl olmalıdır?

Sâlik AmelTemel düzey6 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Nefes-i Rahmânî'yi yaşamak için günlük amelî tertîb, sâlikin nefs mertebelerini aşarak kalbî sükûnete ulaşması ve her an Hakk'ı zikrederek gafletten uzak durmasıyla mümkündür. Bu hâl, Rahmânî bir hayat yaşamak için yapılan mücâhede ve riyâzatların neticesi olarak kazanılan bir cemâl ve ikramdır¹·². Özellikle nefs-i mutmainne mertebesinde kalbî sükûn ve ibadetlerden zevk alma hâli belirginleşir. Günlük Kur'ân-ı Kerîm okumak ve tefekkür etmek bu yolda önemli bir vird olarak tavsiye edilir³. Zira insan her nefesi alıp verirken bir fikir ve amel içindedir; bu nefeslerin iyi fikir ve amel hâlinde olması, âlem-i ma'nâda güzel bir sûret iktisâb etmesini sağlar⁴·⁵.

Detaylı cevap

Nefes-i Rahmânî'yi yaşamak, tasavvufî sülûkun en derin terimlerinden biri olup, Hakk'ın kâinatı nefes-vâri olarak halk etmesini ve sürekli yenilemesini ifade eder. Bu idrake ulaşmak için sâlikin öncelikle nefs mertebelerini aşması gerekir. Nefs-i Emmâre'den başlayarak Levvâme, Mülhime ve Mutmainne mertebelerine doğru ilerlemek esastır. Nefs-i Mutmainne, kalbin sâkinleştiği, Hakk'la huzura erildiği dördüncü basamaktır. Bu mertebede sâlik dünyevî olaylar karşısında panik yapmaz, ibadetlerden lezzet alır, halka karşı şefkat duyar ve Hakk sevgisi vazgeçilmez bir hâl alır.

Günlük amelî tertîbde, mürşid tarafından verilen virdlerin düzenli olarak okunması önemlidir⁶. Özellikle Kur'ân-ı Kerîm'i mealini tefekkür ederek sesli okumak, bu yolda tavsiye edilen bir vird olarak belirtilir³. Zira her nefes, bir fikir ve amel ile iç içedir; bu nefeslerin iyi fikir ve amel hâlinde olması, âlem-i ma'nâda güzel bir sûret kazanmaya vesile olur⁴·⁵. Ayrıca, bir nefes dahi Hakk'tan gafil olmamak, daima zikirde ve müşâhede-i hayrette daim olmak da bu amelî tertîbin önemli bir parçasıdır⁷. "Kim ki kendi nefsine, 'nefesi ilâhî' olarak ârif oldu, bu hâlde gerçekten kendisi Rabbine âriftir" hadîs-i şerîfi de bu idrake ulaşmanın önemini vurgular⁸. Nefes-i Rahmânî'nin tüm âlemlere verilişi, varlıkların daha evvelce yapmış olduğu bir amele bağlı değildir; bu, Hakk'ın rahmet-i rahmâniyyesi ile vücud itâ buyurmasıdır⁹. Bu sebeple, sâlikin ihlaslı amellerle kalbini Hakk'a yöneltmesi esastır, zira nazargâh-ı ilâhî kalpler ve amellerdir¹⁰.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Er-Rahmân · s.104Salikin, “veled-i kalb” ini dünyaya getirirken geçirdiği nefs mücadelesi celal ; belirli bir idrake ulaşması cemal ve ikram dır. Rahmani bir hayat yaşamak için Oku
  2. 2Cilt 2 · s.110
  3. 3Cilt 1 · s.282
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.142“Canın cüz'ü"nden murâd, mümidd-i hayât ve müferrih-i zât olan nefestir. İnsan her nefesi alıp verirken bir fikir ve bir amel içindedir. ... Bu nefes, fenâ fikiOku
  5. 5Kâf Sûresi · s.115“Canın cüz’ü”nden murâd, mümidd-i hayât ve müferrih-i zât olan nefestir. İnsan her nefesi alıp verirken bir fikir ve bir amel içindedir. ... Bu nefes, fenâ fikiOku
  6. 6Vird,
  7. 7Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.51Müridin meşguliyeti var iken kendi hizmetiyle emir etmemelidir. 19. ikram, ihsan sahibi olmalıdır. 20. Tam bir tevekkül sahibi olmalıdır. 21. Medih, zem, fakr, Oku
  8. 8Cilt 2 · s.182
  9. 9A'yân-ı Sâbite · s.399Zîrâ bu a'yâna, yani a’yân-ı sâbite dediğimiz varlığın ilk programlarına, yani özlerine hakikatlerine Hak Teâlâ Hazretleri, rahmet-i rahmâniyyesi ile vücûd i'tâOku
  10. 10Bakara Dosyası · s.286Amellerimizin ihlası, hakiki ihlas ile olmalıdır. Nazargahı ilahi olan, kalbler ve amellerdir, saraylar ve mallar değildir. Hadis-i Şerif’te , “Muhakkak ki AllaOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.