İçeriğe atla

Nefs-i emmâre ile Nefs-i levvâme arasındaki fark nedir?

Kavram FarkıOrta düzey1 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Nefs-i emmâre ve nefs-i levvâme, tasavvuftaki yedi nefs mertebesinin ilk iki basamağını oluşturur ve sâlikin mânevî yolculuğundaki temel aşamaları temsil eder. Nefs-i emmâre, kötülüğü emredici nefs olup, sâlikin henüz uyanmadığı, kötülüğü kötülük olarak görmediği ve nefsinin emirlerini kendi seçimi sandığı en alt mertebedir. Bu mertebede kişi Hak'tan habersiz, dünya peşinde ve günahlarından pişmanlık duymaz. Nefs-i levvâme ise, "kınayan nefs" anlamına gelir ve sâlikin günahlarını işledikten sonra nefsini kınadığı, pişmanlık duyduğu ve tevbeye yöneldiği ikinci mertebedir. Emmâre nefs gücünü muhtariyeti için kullanırken, levvâme nefs bu imkânları muhtariyetten kurtulmak için kullanır¹. Levvâme, uyanışın başlangıcı ve iç çatışmanın adıdır; sâlikin Hak ile nefs arasındaki mücâhedesinin ilk sesidir.

Detaylı cevap

Nefs-i emmâre, yedi nefs silsilesinin başlangıcıdır ve Yûsuf Sûresi'ndeki "innen-nefse le-emmâretün bi's-sû' illâ mâ rahime rabbî" (nefs kötülüğü emredicidir, ancak Rabbimin rahmet ettiği müstesnâ) ayetinden adını alır. Bu mertebedeki kişi, Hak'tan habersizdir; namaz, oruç, zikir gibi farz ibadetleri ya yapmaz ya da manasını bilmeden alışkanlıkla yapar. Dünya malı, makam, şöhret ve lezzetler peşindedir, ahireti hatırlamaz. Günah işlediğinde pişmanlık duymaz veya çok geçici bir pişmanlık yaşar. Başkalarını suçlar, kendisini değil ve süflî lezzetlere düşkündür. Genel olarak insanlar farkında olmadan nefs-i emmâre hükmü altında yaşarlar². Nefs-i emmâre, varlığı ve varlığının sahipliğini, ilahlığını iddia eder¹.

Nefs-i levvâme ise, tasavvufî sülûkun ikinci basamağıdır ve Kıyâme Sûresi'ndeki "lâ uksimu bi'n-nefsi'l-levvâme" (kınayan nefse yemin ederim) ayetiyle ilişkilendirilir. Bu mertebede sâlik, günahlarını işler ancak ardından nefsini kınar, pişmanlık duyar ve tevbeye yönelir. Levvâme nefs, emmâre nefsin pasif itaatinden çıkmış, ancak henüz mutmainne nefsin sükûnetine ermemiştir. Emmâre nefs zevk ile yaşar ve kötülüğü kötülük olarak görmezken, levvâme nefs aynı kötülüğü yapar ama ardından kendini kınar ve "neden böyle yaptım?" iç sesi başlar. Levvâmenin alametleri arasında günah sonrası iç sıkıntı ve pişmanlık, ibadetlerde kalbin titreyişi ve gözyaşı, müminlerle birlikte olmaktan haz alma ve gafletten ürkme bulunur. Levvâme nefs, bir yandan mülhime mertebesine doğru ilerlerken, diğer yandan eski mertebesi olan emmâreye dönme tehlikesi taşır³. Tarikatlarda nefs terbiyesine genellikle levvâme nefs mertebesinden başlanır, çünkü nefs-i emmâre zahir hükmüyle yaşayan kişilerin tesiri altındadır⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Bakara Dosyası · s.105Emmâre nefs varlığı ve varlığının sahipliğini, ilâhlığını iddia eder, levvâme nefs ise bu ilâhlığından rahatsız olan kurtulmaya çalışandır. Tanrının tanrılığındOku
  2. 2Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri · s.26Bu nefs mertebeleri seyr edildikten sonra sâlik-Hakk yolcusu bu sefer seyrine “âfaki” olarak devam eder bu seyrin ismide, “hazarat-ı hamse-beş hazret mertebesidOku
  3. 3Kıyâmet Sûresi · s.77Yaptığı düşük işleri her ne kadar henüz daha durduramaz ise de, ancak yanlışlıklarının farkına varır. Kendi kendine pişman olur. Bir daha yapmamaya gayret eder.Oku
  4. 4Mir'at-ül İrfân ve Şerhi · s.83Emmare yönüyle nefs, kötülükleri emreden duygu mânâsınadır. Bu nefs târifi beşeriyet yönlü bir ifâdedir. Tarikatlarda yapılan nefs terbiyesine ise aslında levvâOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.