Nûr 35 ayetinin Terzibaba'ya göre amelî yansıması nedir?
Nûr Sûresi 35. âyetinin Terzibaba'ya göre amelî yansıması, sâlikin dâimî namaz hâlinde elde ettiği "Nûr" ile ilişkilidir. Bu hâl, kişinin kalbinde ilâhî huzurun bulunması ve Hakikat-i Muhammediyye'nin bir tecellîsi olarak tezâhür eden bir aydınlanmadır. Terzibaba ekolünde bu Nûr, halîfelik emânetini taşıyan insanın Hak'tan başka kimse olmadığını ayân etmesiyle ve esmâ-i ilâhiyyenin câmî mahalliyetiyle bağlantılıdır.
Detaylı cevap
Nûr Sûresi 35. âyeti, tasavvufî açıdan kişinin ruhsal yükselişinde imanın ve sâlih amelin temel esaslar olduğunu vurgular. İman, kalpte hakikatin nurunun doğmasıyken, sâlih amel bu nurun dış dünyadaki tezahürüdür¹. Terzibaba ekolünde bu Nûr, "dâimî namazda oluşan Nûr hâli" olarak ifade edilir². Bu hâl, Hakikat-i Muhammediyye'nin bir yansımasıdır ki, bu mertebeye "akl-ı kül" de denir ve tüm peygamberlere ve evliyâlara vahiy ve ilham bu mertebeden gelir³. Nûr'un yansıması, mutlak varlığın Hakikat-i Muhammediyye mertebesinden kaynaklanır ve bu, ilâhî celâl nurunun bir tecellîsidir³. İrfanî açıdan bu Nûr, insanın kalbinde ilâhî huzuru bulmasıyla gelen gerçek mutluluktur¹. Kulun yansıması hep nura ait olurken, yabancının yansıması körlükle ilişkilendirilir⁴. Bu Nûr, aynı zamanda halîfelik mülküyle de bağlantılıdır; zira insan, Hak'tan aldığı emâneti taşıma vasfına sahip bir halîfedir ve bu emânet esmâ-i ilâhiyyenin câmî mahalliyetidir⁵.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Ra'd Sûresi · s.249“İrfanî açıdan bu ayette , iman ve salih amel, kişinin ruhsal yükselişinde iki temel esas olarak görülür. İman, kişinin kalbinde hakikatin nurunun doğmasıdır; sa”Oku
- 2Cilt 2 · s.135
- 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.246“"Bizim tabipliğimiz, fiillerin ve sözlerin tabipliğidir; bize bu tabipliği yaptıran, ilahi celâl nurunun yansımasıdır." "Celâl nurunun yansıması"ndan kastedilen”Oku
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.712“O nurun yansımasıdır ki, bu ekmek ekmek olmuştur. O canın feyzidir ki, bu can, can olmuştur. O akıl nurunun yansıması ve tesiridir ki, bu görünen ekmek, cismin ”Oku
- 5Kelime-i Nûhiyye · s.290“(Nûr, 24/39) Küfr edenlerin amelleri, susamış olan kimselerin su zannettikleri serâb gibidir. Ve o mülk, Muhammedîler hakkındaمِمَّا جَعَلَكُم ِْ وَأنْفِقُو &10”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.