İçeriğe atla

Rubûbiyyet kavramı için Hûdiyye Fassı'ndaki anahtar mekanizma nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Hûdiyye Fassı'nda rubûbiyyet kavramının anahtar mekanizması, "ahadiyyet-i rubûbiyyet" yani Rablık birliğidir. Muhyiddîn İbn Arabî, Fusûsu'l-Hikem'in Yûsuf Fassı'nda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye" (ilâhî isimler birliği) konularını ele aldıktan sonra, Hûdiyye Fassı'nda "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i açıklamaktadır¹·². Bu, her varlığın kendine has bir Rabbi olduğu ve mutlak Rablık'tan nasibinin o özel isimle sınırlı olduğu hakikatinin Hûd Fassı'nda detaylandırılmasıyla ilişkilidir³. Rubûbiyyet, Hakk'ın kâinatı terbiye eden, yetiştiren ve ihtiyaç gideren vechesidir ve "terbiye eden tek varlık" anlamını taşır. Hûdiyye Fassı, bu terbiye ediciliğin birliğini ve her varlığın kendi özel Rabbi aracılığıyla bu birliğe nasıl yürüdüğünü ortaya koyar.

Detaylı cevap

Hûdiyye Fassı, Muhyiddîn İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinin 27 Fass'ından biridir ve Hûd peygambere ait hikmeti taşır. Bu Fass'ın temelinde ahadiyyet-i rubûbiyyet kavramı yer alır¹. İbn Arabî, Yûsuf Fassı'nda ele aldığı "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye" (ilâhî isimler birliği) konularının ardından, Hûdiyye Fassı'nda Rablık birliğini açıklamaktadır¹·². Bu durum, rubûbiyyetin, yani Hakk'ın "er-Rabb" isminin tezahürü olarak kâinatı terbiye eden, yetiştiren ve ihtiyaçlarını gideren vechesinin birliğini vurgular. Her varlığın kendine özgü bir Rabbi olduğu ve bu varlığın mutlak Rablık'tan aldığı nasibin, o özel isimle sınırlı olduğu hakikati, Hûd Fassı'nda açıklanır³. Bu bağlamda, Hûdiyye Fassı'ndaki anahtar işleyiş, varlıkta gözün ancak Hakk'a bakması ve hükmün ancak Hak üzerine gerçekleşmesi ilkesidir⁴. Bu, ahadiyyet-i rubûbiyyetin, yani terbiye edicilikteki birliğin, her varlığın kendi özel Rabbi aracılığıyla nasıl tezahür ettiğini ve bu özel Rablerin doğru yolu üzerinde nasıl yürüdüklerini gösterir³. Böylece Hûdiyye Fassı, Hakk'ın terbiye edicilik sıfatının, tüm varlık mertebelerinde nasıl bir bütünlük içinde işlediğini ve her bir varlığın kendi Rabb'iyle olan özel ilişkisini ahadiyyet prensibi çerçevesinde izah eder.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Hûdiyye · s.9Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)Oku
  2. 2A'yân-ı Sâbite · s.376Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan mukaddem olan bundan evvel olan Fass-ı Yûsufî'nin âhirinde, sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyOku
  3. 3Kelime-i İsmâiliyye · s.15İmdi Cenâb-ı Şeyh (r.a.) bâlâda her bir mevcûdun bir Rabb-i hâssı olup, o mevcûdun rubûbiyyet-i mutlakadan nasîbi, ancak o ism-i hâs olduğunu beyân eylemiş idi.Oku
  4. 4Kelime-i Hûdiyye · s.11Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan mukaddem olanFass-ı Yûsufî’nin âhirinde “ahadiyyet-i zâtiyye” ile “ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye”yi zikretmiş olduğundan, Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.