İçeriğe atla

Rubûbiyyet'in Hûdiyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi24 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Rubûbiyyet'in Hûdiyye Fassı'ndaki dayanağı, Muhyiddîn İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinde Hz. Hûd'a atfedilen "Hikmet-i Hûdiyye"nin, "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i yani Rablık birliğini içermesidir. İbn Arabî, Yûsuf Fassı'nda zât birliği (ahadiyyet-i zâtiyye) ve ilâhî isimler birliğini (ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye) açıkladıktan sonra, Hûdiyye Fassı'nda Rablık birliğini ele alarak rubûbiyyet kavramını derinleştirir. Bu, rubûbiyyetin sadece terbiye edicilik ve yetiştiricilik vasfı olmasının ötesinde, Hakk'ın birliğinin bu alandaki tezahürünü vurgular.

Detaylı cevap

Fusûsu'l-Hikem, İbn Arabî'nin tasavvuf metafiziğinin ana metni olup, her biri bir peygambere ait bir hikmeti taşıyan 27 Fass'tan oluşur (Fusûsu'l-Hikem, K1-26). Bu Fass'lardan biri olan Hûdiyye Fassı, "Hikmet-i Hûdiyye" olarak adlandırılır ve "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i yani Rablık birliğini içerir¹. İbn Arabî, bu Fass'ta, daha önceki Yûsuf Fassı'nda ele aldığı "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye" (ilâhî isimler birliği) konularının devamı olarak "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i açıklar². Bu sıralama, Hakk'ın birliğinin farklı mertebelerde nasıl tezahür ettiğini gösterir. Rubûbiyyet, Hakk'ın "er-Rabb" isminin tezahürü olup, kâinatı terbiye eden, yetiştiren ve ihtiyaç gideren vechesidir (Rubûbiyyet, K1-54). "Ahadiyyet-i rubûbiyyet" ise, bu terbiye edicilik vasfının yegâne ve biricik oluşunu, yani her şeyin yalnızca O'na muhtaç olduğunu ve O'nun hiçbir şeye muhtaç olmadığını ifade eden samediyyet kavramıyla da ilişkilidir (Rubûbiyyet, K1-54). Bu bağlamda Hûdiyye Fassı, rubûbiyyetin irfânî ve eğitimsel bir saha olarak önemini vurgular³. Hakk'ın rubûbiyyetten melikiyyete tenezzülü gibi kavramlar da bu birliğin farklı tezahürlerini işaret eder⁴·⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Hûdiyye, s. 10“Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)”Oku
  2. 2Kelime-i Hûdiyye, s. 9“Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "Zât birliği" (ahadiyyet-i zâtiyye) ile "ilâhî isimler birliği"ni (ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye) z”Oku
  3. 3Dur Rabbın Namazda (Cilt 2), s. 139“Rabb-Rububiyyet’in . Cem ve fark olmak üzere iki faaliyet sahası vardır biri Hakk’a diğeri halka ait olan yönüdür. Halka ait olan yönü de biri imani biri nefsi ”Oku
  4. 4Hicr Sûresi, s. 13“Yâni Rubûbiyyet’ten Melîkiyyet’e tenezzül etti.”Oku
  5. 5Zümer Sûresi, s. 7“Ya'nî Rubûbiyyet'ten Melikiyet'e tenezzül etti.”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.