İçeriğe atla

Sâlik için Hased ne anlama gelir?

Kavram TanımıTemel düzey26 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Sâlik için hased, tasavvuf yolculuğunda kalbin en tehlikeli hastalıklarından biri olup, mücâhede edilmesi gereken nefsânî bir afettir. Başkasındaki nimetin yok olmasını isteme veya kendine geçmesini arzulama şeklinde tezahür eden bu kötü huy, sâlikin iyiliklerini yok eden, kalbini karartan ve ilâhî nura yabancı bırakan bir engeldir. Mesnevî-i Şerîf'te belirtildiği üzere, hased kibirin gayrimeşru veledidir ve İblis'in Âdem'e olan düşmanlığının temelinde yatan bir duygudur¹. Sâlikin Hak yolunda ilerlemesini engelleyen, hatta insân-ı kâmile karşı bile ortaya çıkabilen bu duygu, sülûk esnasında sabırla kat edilmesi gereken bir imtihan sahrası olarak nitelendirilir².

Detaylı cevap

Hased, tasavvuf ahlâkında "kalbin hastalıkları" (emrâzü'l-kulûb) arasında yer alan ve sâlikin nefs-i mülhime mertebesine ulaşmadan önce aşması gereken önemli bir engeldir. Lugat anlamı "kıskançlık, çekememezlik, başkasındaki nimetin yok olmasını isteme" olan hased, mü'mini mü'mine düşman eden ve amelini yok eden bir afettir. Hadis-i şerifte ateşin odunu yediği gibi, hasedin de iyilikleri yiyip bitirdiği belirtilmiştir³. Sâlik, Hak yolunda ilerlerken hased duygusuyla karşılaştığında, bunun İblis'in azgınlığına benzediğini bilmelidir⁴. Zira İblis'in Âdem'e secde etmekten kaçınması ve ona düşman olması, kibri ve hasedi sebebiyledir¹.

Sâlikin hasedden arınması, kalbinin kararmaması ve ilâhî nura yabancı kalmaması için elzemdir⁵. Hased, sâlikin tevhid-i hakîkîye ulaşmasını engelleyen bir faktör olarak da karşımıza çıkar⁶. Sülûk esnasında sâlik, tevazu sahibi olduğunda hasedden imtihan edilebilir; bu imtihanlar, sâlikin kendi nefsini kıymetli görmemesi ve kemâle erdiğini zannetmemesi için birer vesiledir⁷. Hatta insân-ı kâmile karşı duyulan hased bile sâlikin yolculuğunda sabırla aşması gereken bir sahradır; zira hased, gözde bir tesir oluşturarak isabet eden kimseyi hasta edebilir². Bu nedenle sâlikin görevi, nefsânî ve rûhânî imtihanlar içinde hasedle mücâhede ederek kalbini bu hastalıktan temizlemektir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Mesnevî Cilt 3 · Beyit 4946 (s. 4946)“Yani hased kibirin veled-i nâ-meşrûudur. Bu sebeple kimde kibir varsa, onda mutlaka hased de vardır. Ya'ni hased kibirin veled-i nâ-meşrü'udur. Binâenaleyh kimd”Oku
  2. 2Mesnevî Cilt 13 · Beyit 4899 (s. 315)“Sâliklerin insân-ı kâmile karşı olan hırs ve hasedi tarafından birçok sahrâar vardır ki, sâliklerin bu sahrâları esnâ-yı sülükünde kemâl-i sabr ile kat etmeleri”Oku
  3. 3K1-301,Hased
  4. 4Mesnevî Cilt 13 · Beyit 4899 (s. 315)“Sâliklerin insân-ı kâmile karşı olan hırs ve hasedi tarafından birçok sahrâar vardır ki, sâliklerin bu sahrâları esnâ-yı sülükünde kemâl-i sabr ile kat etmeleri”Oku
  5. 5Mesnevî Cilt 13 · Beyit 4899 (s. 315)“Sâliklerin insân-ı kâmile karşı olan hırs ve hasedi tarafından birçok sahrâar vardır ki, sâliklerin bu sahrâları esnâ-yı sülükünde kemâl-i sabr ile kat etmeleri”Oku
  6. 6Mesnevî Cilt 5 · Beyit 1278 (s. 342)“Ma'lûm olsun ki, sâlik, tarîk-ı Hakk'a sülûk ettiği vakit, âlem-i kevn'in aksâm ve eczâsı hasedleri hasebiyle, tevhîd-i hakîkîye vüsûlden men'e sa'y”Oku
  7. 7Mesnevî Cilt 5 · Beyit 1278 (s. 342)“Ma'lûm olsun ki, sâlik, tarîk-ı Hakk'a sülûk ettiği vakit, âlem-i kevn'in aksâm ve eczâsı hasedleri hasebiyle, tevhîd-i hakîkîye vüsûlden men'e sa'y”Oku
  8. 8Mücâhede

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.