İçeriğe atla

Sâlik için Levh-i Mahfûz ne anlama gelir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Sâlik için Levh-i Mahfûz, Hakk'ın ilminin mücessem hâli ve kâinatın ezelî programının kaydedildiği, hatadan korunmuş ilâhî bir levhadır. Bu levha, sâlikin sülûku boyunca idrâk etmeye çalıştığı, her şeyin aslî ve değişmez kaydını içeren bir hakikattir. Burûc Sûresi 21-22'deki "o, korunmuş bir levhada bulunan şerefli bir Kur'ân'dır" ayeti, Levh-i Mahfûz'un asıl menşeini oluştururken, tasavvufta a'yân-ı sâbitenin yansıması olarak kabul edilir. Sâlikin keşiflerinin hatasız olabilmesi için Levh-i Mahfûz'dan meydana gelmesi gerektiği belirtilir; zira bu levhanın kayıtları hatadan korunmuştur¹.

Detaylı cevap

Sâlik için Levh-i Mahfûz, Hakk'ın takdîr ettiği her şeyin yazılı olduğu, kâinatın ezelî programının kaydedildiği bir levhadır. Bu, sâlikin idrâk etmesi gereken temel bir hakikattir. Levh-i Mahfûz, tasavvufta dört katmanda işler. Birinci katman, Hakk'ın ilminin somut karşılığıdır; her olayın, her takdîrin, her insanın amellerinin bu levhada yazılı olmasıdır ki buna kazâ-i mübrem denir. Sâlik, bu değişmez takdîri kabullenme makâmına erişmeye çalışır. İkinci katman, Levh-i Mahfûz'un a'yân-ı sâbite ile ilişkisidir. A'yân-ı sâbite, vâhidiyyet mertebesinde Hakk'ın ilminde sâbit olan eşyânın ezelî hakîkatleridir; Levh-i Mahfûz ise bu hakîkatlerin kâinata yansıma kanalıdır. Sâlik, bu yansımaları müşâhede etme gayretindedir. Üçüncü katman, Levh-i Mahfûz'un Levh-i Mahv-İsbat'tan farkıdır. Klasik tasavvuf, Levh-i Mahfûz'u (değişmez kayıt) ve Levh-i Mahv-İsbat'ı (silinip yeniden yazılabilen levha) ayırt eder. Ra'd Sûresi 39'daki "Allah dilediğini siler, dilediğini sâbit kılar" ayeti, Levh-i Mahv-İsbat'a işâret eder. Bu levhada duâ ile değişiklik mümkünken, Levh-i Mahfûz'da değişiklik olmaz. Sâlik, bu ayrımı bilerek duânın tesirini ve kaderin mertebelerini anlar. Dördüncü katman, Levh-i Mahfûz'un ümmü'l-kitâb ile ilişkisidir. Ümmü'l-kitâb'da gizli olan ilâhî ilim, Levh-i Mahfûz'a aktarılarak sayfa sayfa açığa çıkmaya başlar; bu, ilâhî ilmin kaza/hüküm halini almasıdır²·³. Sâlik, bu ilâhî nizamı idrâk ederek kendi varoluşunun ve kâinatın işleyişinin sırlarına vâkıf olmaya çalışır. Levh-i Mahfûz, ilâhî zâtın nûrundan ibaret olup, mutlak Hakk'ın kendisidir ve küllî nefs olarak da tâbir edilir⁴·⁵. Sâlikin keşifleri, eğer Levh-i Mahfûz'dan meydana gelirse hatasız olur; zira bu levhanın kayıtları hatadan korunmuştur¹. Bu durum, sâlikin mânevî ilerlemesinde ulaştığı idrâk ve müşâhede mertebesinin kemâlini gösterir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.1828Eğer keşifleri levh-i mahfûzdan meydana gelirse, o zaman hata olmaz.” Şimdi nazarları levh-i mahfûza denk gelenler ancak evliyanın kâmilleridir ve onların keşifOku
  2. 2Vahiy ve Cebrâîl · s.33Hadis-i Şerif’de belirtilen “kâlem” ise, “levh-i mah-fuz” dur. Allah’ın zâtında “ümm-ül kitap” ta gizli olan “ilm-i ilâhi” , “levh-i mahfuz” a (muhafaza edilen Oku
  3. 3Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) · s.20Hadis-i Şerif’de belirtilen “kâlem” ise, “levh-i mahfuz” dur. Allah’ın zâtında “ümm-ül kitap” ta gizli olan “ilm-i ilâhi” , “levh-i mahfuz” a (muhafaza edilen lOku
  4. 4Bürûc Sûresi · s.127Bilinsin ki, "levh-i mahfûz" olarak ta'bîr edilen ilâhî nûr; İlâhî zâtın nûrundan; İlâhî zâtın nûru da, ilâhî zâtın aynından ibârettir. Çünkü Hakk'a nisbetle böOku
  5. 5Hac Sûresi · s.212Bilinsin ki, "levh-i mahfûz" olarak ta'bîr edilen ilâhî nûr; İlâhî zâtın nûrundan; İlâhî zâtın nûru da, ilâhî zâtın aynından ibârettir. Çünkü Hakk'a nisbetle böOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.