Sıfât-ı Subûtiyye kalpte mi rûhta mı sırda mı tecellî eder?
Sıfât-ı Subûtiyye, sâlikin seyr-i sülûk yolunda beşerî sıfatlarından soyunarak İlâhî sıfatlarla tahakkuk etmeye başlamasıyla kalpte tecellî eder. Kalp, Hakk'ın Rahmânî sıfatlarının tecellîsine arş kılındığında, bu sıfatların mazharı olur ve diğer latîfeler (ruh, sır, hafî) üzerinde bir üstünlük kazanır¹. Bu tecellî, sâlikin kendi iradesiyle değil, Hakk'ın lütfu ve tecellîsiyle zuhûr eder ve onu nefsin kölesi olmaktan çıkarıp Hakk'ın halifesi kılar². Sıfât-ı Subûtiyye'nin (Hayat, İlim, İrade, Kudret, Kelâm, Semi, Basar ve Tekvîn) kalpteki bu tezahürü, sâlikin beşerî yönünden sıyrılarak İlâhî isimlerin kökeni olan bu sıfatları idrak etmesiyle gerçekleşir³·⁴.
Detaylı cevap
Sıfât-ı Subûtiyye, Hak'ın bizzat var olduğu kabul edilen olumlu sıfatlarıdır ve ispatla bildirilir. Bu sıfatlar; Hayat, İlim, İrade, Kudret, Kelâm, Semi, Basar ve Tekvîn'dir. Sâlik, seyr-i sülûk esnasında nefsini temizleyip Hakk'tan gelen mânaları idrak ederek beşerî sıfatlarından soyunmaya başladığında, bu İlâhî sıfatlarla tahakkuk etmeye başlar³. Başlangıçta bu sıfatlar beşerî yönümüzden, nefs olarak kullanılırken, sülûk ilerledikçe İlâhî mahiyetleri idrak edilir³.
Kalp, tasavvufta tecellî-i ilâhînin ilk kapısıdır ve "Beni yere göğe sığdıramadım, mü'min kulumun kalbine sığdırdım" hadîsiyle merkezîliği vurgulanır. Sâlikin gönül aynası sıfât-ı beşeriyyeden ve tabiat pasından sâfî olduğu vakit, bazı sıfât-ı rûhâniyye kalbe tecellî eder⁵·⁶. Ancak bu rûhânî tecellîler hudûs damgasını taşır ve sıfât-ı beşeriyyeyi tamamen ifnâ etme kuvvetine sahip değildir⁵.
Kalp, Hakk'ın Rahmânî sıfatlarının tecellîsine arş kılındığında, yani İlâhî sıfatların mazharı olduğunda, Allah Teâlâ onu ruhun da üstünde bir dereceye yükseltir¹. Bu mertebede kalp, kendi varlık âlemi içindeki diğer latîfeler (ruh, sır ve hafî) üzerinde bir konuma işaret eder¹. Bu hilâfet sırrı, sâlikin kendi iradesiyle değil, Hakk'ın lütfu ve tecellîsiyle zuhûr eder; sâlik kendi varlığını Hakk'a teslim etmiş, kalbini mâsivâdan arındırmış ve Hakk'ın isim ve sıfatlarının mazharı olmuştur². Tüm İlâhî isimler, bu yedi adet Sıfât-ı Subûtiyye'den kaynaklanır⁷.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Câsiye Sûresi · s.41“Bu rızık, kalbe gelen ilham, nura dönüşen zikir ve gönülde beliren huzur hâlidir; kaynağı Hak’tır ve ilâhî rahmet bunun vasıtasıdır. “ Onları âlemlere üstün kıl”Oku
- 2Sâd Sûresi · s.135“Böylece Hakk’ın emri galip gelir ve kalpte hakikî hilâfet tecellî eder. Bu hilâfet, dış âlemde Hz. Âdem’e secde ile sembolleşirken; iç âlemde sâlikin fenâdan be”Oku
- 3Tasavvuf Izâhları · s.89“.) ------------------- KULU, RAHMÂN'IN SEVMESİ : Sâlik, seyr-i sülûk yolunda, nefsini temizleyerek, Hakk'tan gelen ma’nâları idrak ederek, beşeri sıfatlarından ”Oku
- 4Kelime-i Tevhîd · s.356“Bu defa isimlerin dahi kökenlerinin Allah'ın sıfatlarına "Sıfat-ı Sübûtiyye" (Allah'ın zâtına ait olan ve ezelî olan sıfatları) yani hayat, ilim, irade, kudret,”Oku
- 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1009“Gönül âyinesi sıfât-ı beşeriyyeden ve tabiat pasından sâfî olduğu vakit, ba'zı sıfât-ı rûhâniyye kalbe tecelli eder ve o envâr-ı rûhâniyyetin galebelerinden olu”Oku
- 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.1418“Bu beyt-i şerifte evsâf-ı rühâ- - niyyenin kalmaması ile bir hakikate işâret buyurulur. Zirâ rüh için dahi tecelli vardır; ve sâliklerin çoğu bu makâmda mağrür ”Oku
- 7Gülşen-i Râz ve Şerhi (1) · s.149“. “Seb’ul mesâni” yânî iki yediliden kasıt Fâtihâ-ı Şerîf ve sıfatı subûtiyedir. Sıfatı subûtiyyenin hepsinin insanda olmasına teşbih yapılmaktadır. Bütün ilâhî”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.