İçeriğe atla

Sıfât-ı Subûtiyye kavramının sâlik için pratik yansıması nedir?

Sâlik AmelTemel düzey4 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Sıfât-ı Subûtiyye kavramının sâlik için pratik yansıması, Hakk'ın ezelî ve sâbit olan bu sıfatlarını kendi beşerî sıfatlarından soyunarak idrak etmesi ve bu ilâhî sıfatlarla tahakkuk etmesidir. Sâlik, seyr-i sülûk yolunda nefsini temizleyerek, Hayât, İlim, İrâde, Kudret, Kelâm, Sem' ve Basar gibi sıfatları başlangıçta beşerî yönüyle kullanırken, zamanla Hakk'tan gelen mânaları idrak ederek bu sıfatların ilâhî tezahürlerini kendi üzerinde yaşar¹. Bu süreç, sâlikin kalbinde niyet, fiil, hâl ve mârifet eksenlerinde işleyerek, ilâhî sıfatların kendi varlığında açığa çıkmasıyla kemâle erer. Böylece sâlik, her şeyin bu sıfatlardan kaynaklandığını anlamaya başlar².

Detaylı cevap

Sıfât-ı Subûtiyye, Hakk'ın bizzat var olduğu kabul edilen, ispatla bildirilen sekiz olumlu sıfattır: Hayât, İlim, İrâde, Kudret, Sem', Basar, Kelâm ve Tekvîn. Sâlik için bu sıfatların pratik yansıması, öncelikle kendi beşerî varlığında bu sıfatların işleyişini fark etmesiyle başlar. Başlangıçta sâlik, bu sıfatları kendi nefsi ve beşeriyeti yönünden kullanır¹. Ancak sülûk yolunda ilerledikçe, nefsini temizleyerek ve Hakk'tan gelen mânaları idrak ederek, bu sıfatların ilâhî mertebelerini kavramaya başlar¹.

Bu idrak süreci, sâlikin günlük amelî hayatında dört eksende işler:

  1. Niyet ekseninde: Sâlik, her eylemine başlamadan önce kalbini Allah'a yöneltir. Sıfât-ı Subûtiyye'nin ilâhî kökenini idrak etmeye başladıkça, niyetleri de bu sıfatların tecellîsine uygun hâle gelir. Örneğin, ilim sıfatının Hak'tan geldiğini bilen sâlik, ilim talebini yalnızca kendi menfaati için değil, Hak rızası için yapar.
  2. Fiil ekseninde: Niyetler uzuvlara intikal ederek amele dönüşür. Sâlik, Hayât, İlim, İrâde, Kudret gibi sıfatların kendi üzerindeki tezahürlerini, ibadetlerinde ve günlük yaşantısındaki fiillerinde gösterir. Örneğin, Kudret sıfatının Hak'tan geldiğini idrak eden sâlik, kendi gücünü Hak yolunda kullanır.
  3. Hâl ekseninde: Sürekli amel, kalpte hâller bırakır. Sıfât-ı Subûtiyye'nin idrakiyle yapılan ameller, sâlikin kalbinde sekîne, ünsiyyet ve muhabbet gibi hâllerin zuhur etmesine vesile olur. Bu hâller, sâlikin ilâhî sıfatlarla daha derin bir bağ kurmasını sağlar.
  4. Ma'rifet ekseninde: Bu süreçlerin sonunda sâlikin bilgi ve idraki gelişir. Sâlik, isimlerin dahi kökenlerinin Allah'ın Sıfât-ı Subûtiyye'sine dayandığını ve her şeyin aslında bu sıfatlardan kaynaklandığını anlamaya başlar². Bu, perdenin kalkması ve Hakk'ın zât, sıfat veya fiiller yönünden tecellîsi olan mükâşefe hâllerine yol açabilir (Mükâşefe). Sâlik, yedi nefs mertebesini aşarak Hazarât-ı Hamse'ye doğru ilerlerken, bu ilâhî sıfatlarla tahakkuk etme yolculuğunu sürdürür³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Tasavvuf Izâhları · s.89.) ------------------- KULU, RAHMÂN'IN SEVMESİ : Sâlik, seyr-i sülûk yolunda, nefsini temizleyerek, Hakk'tan gelen ma’nâları idrak ederek, beşeri sıfatlarından Oku
  2. 2Kelime-i Tevhîd · s.356Bu defa isimlerin dahi kökenlerinin Allah'ın sıfatlarına "Sıfat-ı Sübûtiyye" (Allah'ın zâtına ait olan ve ezelî olan sıfatları) yani hayat, ilim, irade, kudret,Oku
  3. 3Tüm Şiirlerim · s.166Sâlik geçer bu menzilleri. Her şavtta bir mertebe aşılır. Yedi şavtta sona varılır. Hakikatte, Sıfat-ı subûtiyye.Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.