İçeriğe atla

Sıfât-ı Subûtiyye'nin önündeki başlıca engel nedir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey22 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Sıfât-ı Subûtiyye'nin tecellîsinin önündeki başlıca engel, sâlikin nefsine ait sıfatlar ve heveslerdir. Bu engeller, ruhun Hakk'ın zâtını müşâhede etmesini zorlaştırır ve ilâhî tecellîlerin idrâk edilmesine mani olur. Özellikle nefsanî hayâ, kibir, cehâlet, gaflet, ucb ve riyâ gibi hâller, sıfât-ı subûtiyye'nin kemâl mertebesinde zuhûrunu engeller. Bu engellerin aşılması, zorlu riyâzât ve mürşidlerin rehberliğiyle mümkündür; zira nefsin hevesleri giderildiğinde ruh saf ve hâlis hâle gelir, böylece Hakk'ı gözlemlemeye engel kalmaz¹.

Detaylı cevap

Sıfât-ı Subûtiyye, Hakk'ın bizzat var olduğu kabul edilen, ispatla bildirilen ezelî sıfatlarıdır. Bu sıfatların kemâl mertebesinde zuhûra gelmesi, sâlikin nefsine ait engelleri aşmasıyla doğrudan ilişkilidir². Nefsin hevesleri ve cismanî sıfatların tozları, ruhun hakikat göğünde Hakk'ın zâtını gözlemlemesine engel teşkil eder¹.

Tasavvufî sülûkta bu engeller, sâlikin mertebesine göre farklı şekillerde ortaya çıkar. Sülûkun başında cehâlet ve gaflet gibi engeller varken, vasatında ucb ve riyâ gibi nefsin kendini beğenme ve gizli şirk hâlleri zuhûr eder. Özellikle nefsanî hayâ, kibir sıfatından kaynaklandığı için imana ve şeriata engeldir, dolayısıyla sıfât-ı subûtiyye'nin tecellîsine de mani olur³.

Bu engellerin aşılması için zorlu riyâzât gereklidir. Riyâzât külâhı, Hakk yolcusunun nefsini miskin ve alçak kılar, böylece nefsin kendi cinsi olan nefis sahiplerine meyil etmesini engeller⁴. Ayrıca, yatkınlığı zayıf olan sâliklerin ilâhî tecellîlere ulaşmasında mürşidler aradaki engel rolünü üstlenirler; onlar olmadan sâlikler olgunlaşma ve hitap bulamazlar⁵. Nefsin kötü sıfatları giderildiğinde, ruh saf ve hâlis bir hâl alır ve Hakk'ı gözlemlemeye engel kalmaz¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi, C.8-660, s. 659
  2. 2Altı Peygamber (Cilt 5), s. 37“Bu sıfat-ı subûtiyye’nin kemâl bölümü çok daha kemalli olarak zuhura gelmiştir. Söylediği sözlerin hepsi netice itibari ile İlâhî sözlerdir. Yani kendinden konu”Oku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi, C.3, s. 6057
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi, C.8, s. 1614
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi, C.3-5029, s. 5027

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.