Sıfât-ı Zâtiyye kavramının zâhir-bâtın mertebeleri nelerdir?
Sıfât-ı Zâtiyye, Hakk'ın zâtından ayrılmaz, O'nun varlığını ve benzersizliğini ifade eden sıfatlardır. Tasavvufta bu sıfatlar, Hakk'ın "nefyle bilinen" yönünü, yani "yok değildir" (vücud) veya "sonradan değildir" (kıdem) gibi olumsuzlamalarla idrak edilen bâtınî hakikatini temsil eder. Zâhir-bâtın ilişkisi bağlamında, Sıfât-ı Zâtiyye, Hakk'ın varlığının ve özünün en derin bâtınî katmanını oluştururken, bu bâtınî hakikatler sıfatlar, isimler ve fiiller âleminde zuhur ederek zâhir olurlar. Bu durum, Zât'ın sıfatın bâtını, sıfatın ise ismin bâtını olması şeklinde açıklanır; böylece her bir mertebe kendinden önceki mertebenin zâhiri, kendinden sonraki mertebenin ise bâtını olur¹·².
Detaylı cevap
Sıfât-ı Zâtiyye'nin zâhir-bâtın mertebeleri, Hakk'ın varlığının farklı tezahür mertebeleri üzerinden anlaşılır. Bâtınî açıdan, Sıfât-ı Zâtiyye, Hakk'ın "batnu'l-butun" yani içlerin içi olan Zât-ı Mutlak mertebesiyle ilişkilidir³·⁴·⁵. Bu mertebede, Hakk'ın varlığı kendi içinde mevcuttur ve sıfat, isim ve fiillerini zuhura çıkarmayı murad eder⁶. Ehl-i zâhirin aksine, tasavvuf ehli Hakk'ın zâtıyla her şeyi kuşattığını (ihâta-i zâtiyye) kabul eder ve bu bâtınî sırra vakıftır⁷.
Bu bâtınî Zât mertebesinden nüzul eden sıfatlar, isimler ve fiiller âlemi, Hakk'ın zâhirî veçhesini oluşturur. "Zât'ın zahiri sıfat, sıfatın zahiri isimdir" denilirken, bunun aksi olarak "ismin batını sıfat, sıfatın batını da Zât'tır" ifadesiyle bu mertebeli ilişki açıklanır¹·². Yani, Zât âleminden sıfat âleminde zahir olan şeylerin bâtını Zât âlemidir. Sıfat âleminden nüzul edip esma âlemine geçen varlıkların bâtını sıfat âlemidir. Sıfat âleminin zahiri esma âlemidir⁸·⁹. Bu durum, Hakk'ın "nefes-i Rahmaniyye"sini sonsuz fezaya nefhederek "bâtın"dan "zâhir"e çıkmasıyla gerçekleşir⁶.
Varlıklar âlemindeki her bir şey, ismin zâhiri iken, isim o şeyin bâtınıdır; yani şey zâhir olduğunda isim onda gizlidir, görülmez¹·². Bu, Hakk'ın her şeyin bâtınının bâtını olduğu hakikatini ortaya koyar⁸·⁹. Sıfât-ı Zâtiyye'den olan hayat ve ilim gibi sıfatlar, zât-ı sırf mertebesinde zâtın aynısıdır ve bu sıfatlar olmadan "Hayy" veya "Alîm" gibi isimler verilemez¹⁰·². Bu, Hakk'ın ilminde sabit kılınan esmâ ve sıfât-ı ilâhiyyenin, Zât'ın varlığı önünde yok iken, nefes-i Rahmaniyye ile zâhir âleme çıkmasıyla varlık lezzetini tattığı bir aşk-ı ezelînin tezahürüdür¹¹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.28“Kendisine hayat sıfatı olmayana “Hay” ve kendisinde ilim sıfatı olmayana da “Alim” denilemez. Zat sıfat ile, sıfat isim ile bilindiği gibi Zat sıfat ile, sıfat ”Oku
- 2TB. Fusûs Mukaddimesi · s.31“İmdi, sıfat ismin menşeidir; zîrâ bir şeyde sıfat olmazsa, bir isim ile tevsîm olunmaz. Meselâ kendisinde sıfat-ı hayât olmayan bir şeye “hayy” ismi m/18 ve sıf”Oku
- 3Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.57“Vahdet-i Zatiyye ile Ehadiyyet-i Zatiyyenin , Vahidiyet-i sıfatiyye ye nisbeti ile batın, batnu'l-butun (iç, için içleri) olmasına ima yoluyla darb-ı zikir ile ”Oku
- 4Rûm Sûresi · s.77“Vahdet-i Zatiyye ile Ehadiyyet-i Zatiyyenin , Vahidiyet-i sıfatiyye ye nisbeti ile batın, batnu'l-butun (iç, için içleri) olmasına ima yoluyla darb-ı zikir ile ”Oku
- 5Tesbih ve Zikir · s.117“Vahdet-i Zâtiyye ile Ehadiyyet-i Zâtiyyenin , Vahidiyet-i sıfatiyye ye nisbeti ile bâtın, batnu'l-butun (iç, için içleri) olmasına imâ yoluyla darb-ı zikir ile ”Oku
- 6Er-Rahmân · s.118“Yani bütün “Sıfat-i Zatiyye” ve “Esma-i İlahiyye” nin ef’al mertebesinde tümüyle kemaliyle zuhura çıktığı “cem-i ilahi” günüdür. Baş tarafta da belirtildiği gib”Oku
- 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.1958“Bilinmeli ki, ehl-i zâhir (dış görünüşe önem verenler) "Hak Teâlâ bu eşyayı ilmiyle kuşatmıştır" derler ve ihâta-i zâtiyyeyi (Allah'ın zâtıyla her şeyi kuşatmas”Oku
- 8Hadîd Sûresi · s.54“Mesela Hakk ilminde zahir olan ayan-ı sabitenin batını e smalar, âlem-i ervahta zahir olan suretlerin batını yani ruhlar âleminde zahir olan suretlerin batını a”Oku
- 9TB. Kelime-i Nûhiyye · s.43“Mesela Hakk ilminde zahir olan ayan-ı sabitenin batını e smalar, alem-i ervahta zahir olan suretlerin batını yani ruhlar aleminde zahir olan suretlerin batını a”Oku
- 10Kelime-i Îseviyye · s.205“Ve "ilmiyye" ile nitelendirilmesinin sebebi de şudur ki, akıl mertebesinde "ilim", "hayat"tan sonra gelen İlahi sıfatların en şereflisidir; ve sabit hakikatler ”Oku
- 11Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.366“İlâhi, biz Sen'in ilminde sâbit kıldığın esmâ ve sıfât-ı ilâhiyyenin süretleri idik ve henüz bu süretleri temsil etmekte olan bu vücüd-ı kesif âlemine gel- memi”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.