Sıfât-ı Zâtiyye kelimesinin tasavvuftaki anlamı nedir?
Sıfât-ı Zâtiyye, Cenâb-ı Hakk'ın zâtına ait, O'nun varlığından ayrılmaz ve O'nunla kaim olan sıfatlarıdır. Tasavvufta bu sıfatlar, Hak'ın "nefyle bilinen" yönünü ifade eder; yani O'nun yok olmadığını (vücud), başlangıcı olmadığını (kıdem) ve sonu olmadığını (bekâ) vurgular. Bu sıfatlar, akâidde vücud, kıdem, bekâ, muhâlefetün li'l-havâdis, kıyâm bi-nefsihî ve vahdâniyyet olarak altı maddede sıralanır ve İhlâs Sûresi'nin özeti kabul edilir. Tasavvufî idrâkte, sıfât-ı zâtiyye, zât-ı sırf mertebesinde zâtın "aynı" olup, ahadiyyet-i zâtiyyeyi müşâhede eden sâlikin Hakk'ın âlemlerden ganî olan zâtıyla ebeden beraber olmasını sağlar¹.
Detaylı cevap
Sıfât-ı Zâtiyye, Cenâb-ı Hakk'ın zâtına âit olan ve O'nun varlığının temelini oluşturan niteliklerdir. Bu sıfatlar, O'nun nefsine, zâtına âit olup², akâidde altı temel maddeyle açıklanır: Vücud (var olması), Kıdem (başlangıcı olmaması), Bekâ (sonu olmaması), Muhâlefetün li'l-havâdis (yaratılmışlara benzememesi), Kıyâm bi-nefsihî (kendi kendine var olması) ve Vahdâniyyet (bir olması). Tasavvufî açıdan, bu sıfatlar Hak'ın "şehâdet edilebilen" değil, "nefyle bilinen" sıfatlarıdır; yani "yok değildir" (vücud), "sonradan değildir" (kıdem) gibi ifadelerle idrâk edilir.
Sıfât-ı Zâtiyye, tasavvufta özellikle ahadiyyet-i zâtiyye kavramıyla yakından ilişkilidir. Ahadiyyet-i zâtiyyeyi müşâhede eden kimse, Hakk'ın âlemlerden ganî olan zâtı haysiyetiyle ebeden Hak ile olur¹. Bu mertebede, sıfatlar, mertebe-i taakkulde olan birtakım keserâttan ibaret olup, zât-ı ahadiyyette müstehlektir; yani zâtî olan, sıfâtî olmaz¹. Bazı kaynaklarda "ilim" ve "hayât" sıfatları da sıfât-ı zâtiyye-i ilâhiyyeden sayılır ve "Hayy" ve "Alîm" esmâ-i zâtiyyedendir³·⁴. Bu sıfatlar, zât-ı sırf mertebesinde zâtın "aynı"dır⁴.
Vahdet-i Zâtiyye ve Ehadiyyet-i Zâtiyye'nin, Vahidiyyet-i sıfatiyye'ye nisbeti ile bâtın, batnu'l-butun (iç, için içleri) olmasına imâ yoluyla darb-ı zikir ile devran olunur⁵·⁶·⁷. Bu, hüviyetin sıfat mertebeleri ile zuhuruna işaret eder⁸·⁵·⁷. Sıfât-ı Zâtiyye, aynı zamanda "lâhut âlemi"nin ve Kur'an-ı Kerim'deki Nur Suresi 24/35. ayetinin "Allah göklerin ve yerin nurudur" ifadesinin zuhur mahallidir⁹. Hakk'ın kudret-i zâtiyyesi de bu sıfatlardandır ve izâfî âlemde görülen kudretlerin hepsi, o sıfât-ı zâtiyyeden olan kudrette mahv ve müstehlek olur¹⁰.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Yûsufiyye · s.184“Hakk’a tâlib olmayan kimse, âlem ile ve esmâ-i ilâhiyye ile ve âlemin isimleriyle meşgūl olup, bu kesret ile Hak’tan mahcûb olur. Fakat ahadiyyet-i zâtiyye indi”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.4472“Sıfat: Nitelik. Sıfât: Sıfatlar; nitelikler. Sıfât-ı ma'neviyye: Mânevi sıfatlar, mânâ sıfatları: Cenâb-ı Hakk'ın hayat ilim, irâde, kudret, kelâm, tekvin gibi ”Oku
- 3TB. Kelime-i Îseviyye · s.137“Ama insanın farkı, hayat-ı ilahiyenin içinde olduğunu bilmesi insanın en başta gelen hakikatlerinden birisi budur. Hayat olmazsa diğerleri hiç olmaz, bu nedenle”Oku
- 4Kelime-i Îseviyye · s.205“Ve "ilmiyye" ile nitelendirilmesinin sebebi de şudur ki, akıl mertebesinde "ilim", "hayat"tan sonra gelen İlahi sıfatların en şereflisidir; ve sabit hakikatler ”Oku
- 5Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.57“Vahdet-i Zatiyye ile Ehadiyyet-i Zatiyyenin , Vahidiyet-i sıfatiyye ye nisbeti ile batın, batnu'l-butun (iç, için içleri) olmasına ima yoluyla darb-ı zikir ile ”Oku
- 6Rûm Sûresi · s.77“Vahdet-i Zatiyye ile Ehadiyyet-i Zatiyyenin , Vahidiyet-i sıfatiyye ye nisbeti ile batın, batnu'l-butun (iç, için içleri) olmasına ima yoluyla darb-ı zikir ile ”Oku
- 7Tesbih ve Zikir · s.117“Sonra: Hu ismi şerifine başlanıp Vahdet-i zâtiyye hüviyeti batine ve suret-i hüviyet ise, Vahidiyyet sıfatı olmasına işaret olmak üzere bir kere bâtına ; bir ke”Oku
- 8Rûm Sûresi · s.78“Sonra: Hu ismi şerifine başlanıp Vahdet-i zatiyye hüviyeti batine Ve suret-i hüviyet ise, Vahidiyyet sıfatı olmasına işaret olmak üzere Bir kere batına ; bir ke”Oku
- 9Kelime-i Tevhîd · s.71“Yukarı kat ve direkleri ise, "Sıfat-ı Zatiyye" (Allah'ın zâtına ait sıfatlar) ve "Sıfat-ı Subutiye"nin (Allah'ın varlığını gösteren sıfatlar) saltanat yeri gibi”Oku
- 10Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.803“Bu derecât-ı kudret nereye kadar gider bilir misin? Tâ Hakk'ın kudret-i zâtiyyesine kadar gider. Ve kudret, Hakk'ın sıfât-ı zâtiyyesindendir. Ve vücûd-i izâfî â”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.