Sıfât ve Zât'ın ortak zemini nedir?
Sıfât ve Zât'ın ortak zemini, sıfatların mutlak Zât'ın zuhur mertebesinde kendi Zât'ında hususi bir tecelli ile ortaya çıkmasıdır; bu tecelli, Zât'ın üzerine ilave bir şey olmayıp, sıfatlarla Zât arasındaki farklılığın mevcut olmadığı, aksine bir ayniyetin bulunduğu bir hâldir¹. Bu bağlamda, sıfatlar Zât'ın kendisinden ayrılmaz nitelikleri olarak kabul edilir ve Zât'ın kendi içindeki biliş ve görüşünün dışa vurumu olarak işlev görür². Dolayısıyla, sıfatlar Zât'ın özünden neşet eden ve O'nun hakikatini açığa vuran bağıntılar ve izafetlerdir.
Detaylı cevap
Sıfât ve Zât arasındaki ortak zemin, tasavvufî idrakte önemli bir yer tutar. Öncelikle, sıfatlar mutlak Zât'ın zuhur mertebesinde, yani O'nun kendini açığa vurduğu aşamada, kendi Zât'ında hususi bir tecelli ile ortaya çıkar¹. Bu tecelli, Zât'ın üzerine eklenen harici bir unsur olmayıp, Zât'ın özünden kaynaklanan bir içsel açılımdır. Bu nedenle, sıfatlarla Zât arasında bir farklılık değil, bir ayniyet söz konusudur¹.
İkinci olarak, Zât'ın kendi içindeki biliş ve görüşü, sıfatların ortaya çıkışının temelidir. Cenâb-ı Hakk, Zât'ını ve sıfatlarını ezelden beri bilir ve görür; ancak bu biliş ve görüş, kendi Zât'ını kendi Zât'ında bilmek ve görmektir²·³. Zât'ında gizli olan esmânın hakikatlerini ve ilmi özelliklerini kendi dışında, yani suret olarak görmeyi dilemesi, sıfatların zuhuruna yol açar². Bu durum, Zât'ın kendi içindeki potansiyelini dışa vurma arzusunun bir tezahürüdür.
Üçüncü olarak, Mutlak Varlık, sıfatlar ve isimler mertebesine indiğinde, ilim, sem', basar, kudret gibi bağıntılar ve izafetlerle nitelenir⁴. Bu sıfatlarla nitelenme, itibari bir çokluk meydana getirse de, isimlerin kaynağı sıfatlardır ve isimler Zât'ın gayrı değildir⁵. İlim sıfatı, Zât'ın sıfatı olup, Zât'ından zuhur eden bir sonraki aşamadır⁶·⁷. Bu durum, Zât'ın sıfatlar aracılığıyla kendini açığa vurması ve âlemde tecelli etmesi sürecini ifade eder. Sıfatlar, Zât'ın hakikatini perdeleyen değil, aksine O'nun kemâlini gösteren birer ayna hükmündedir⁸.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.30“Aynı şekilde sıfat, ismin ve isim de şeyin aynı değildir, gayrıdır, bu itibarla bütün bu mefhumlar arasında gayriyet vardır demek gerekir. ... Fakat sıfatlar mu”Oku
- 2TB. Kelime-i Âdemiyye · s.56“SORU: Allahü Teala Zât-ı ve sıfatıyla ezelidir, insanlık âleminin, bu âlemlerin icadından evvel Zâtını ve sıfatını bilir ve görür, binaenaleyh kendi aynini müşa”Oku
- 3Kelime-i Âdemiyye · s.98“Cevap: Evet, Yüce Allah hazretleri Zât'ı ve sıfatları ile öncesizdir; ve Zât'ını ve sıfatlarını bildiğine ve gördüğüne şüphe yoktur. Fakat bu biliş ve görüş, ke”Oku
- 4Kelime-i Sâlihiyye · s.176“Mutlak varlık, sıfatlar ve isimler mertebesine indiğinde, ilim (bilme), sem' (işitme), basar (görme), kudret (güç) gibi bağıntılar ve izafetlerle nitelenir; ve ”Oku
- 5Kelime-i Sâlihiyye · s.177“Mutlak varlık, sıfatlar ve isimler mertebesine indiğinde, ilim (bilme), sem' (işitme), basar (görme), kudret (güç) gibi bağıntılar ve izafetlerle nitelenir; ve ”Oku
- 6A'yân-ı Sâbite · s.240“Zira benim ilmim sıfat-ı Zât’iyemdir, şimdi ilim bir sıfattır, ama Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ının sıfatıdır, sıfat-ı Zât’iye sıfatları var esmaiye yani Zat’ından deği”Oku
- 7Zuhruf Sûresi · s.116“Zira benim ilmim sıfat-ı Zât’iyemdir, şimdi ilim bir sıfattır, ama Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ının sıfatıdır, sıfat-ı Zât’iye sıfatları var esmaiye yani Zat’ından deği”Oku
- 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.841“حك "Sıfâttan mahcâb olan adam sun'u görür. Sıfâtta odur ki, o zâtı güib .2804 miştir!” Ya'ni, “Sıfatın perdesi, masnüât olan eşyâdır; ve Zât'ın perdesi sıfâttır”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.