Sîr-ı ilallâh ve Sîr-ı fillâh hangi noktada ayrışır?
Seyr-i ilallâh ve Seyr-i fillâh, tasavvufî sülûkun iki temel aşaması olup, sâlikin manevî yolculuğunda farklı mertebeleri ifade eder. Seyr-i ilallâh, sâlikin nefsinden, dünyadan ve mâsivâdan Hak'a doğru yöneldiği, Allah'a doğru gidişini temsil eden başlangıç ve orta aşamadır. Bu seyrin nihayeti, yani varılacak son nokta ise Seyr-i fillâh'tır¹. Seyr-i fillâh ise sâlikin Hak'a vâsıl olduktan sonra Allah'ın varlığında seyretmesi, Hakikat-i Muhammediyye'ye ulaşması ve Allah'ta fani olması halidir²·³. Enbiyanın başlangıç seyri Seyr-i fillâh iken, halkın nihayet seyri Seyr-i ilallâh'tır; bu da Seyr-i fillâh'ın Seyr-i ilallâh'tan daha ileri bir makam olduğunu gösterir¹.
Detaylı cevap
Seyr-i ilallâh, sâlikin Allah'a doğru yaptığı yolculuktur³·⁴. Bu yolculuk, nefsi emmareden başlayarak nefis mertebelerini aşmakla mümkündür³. Necdet Ardıç Efendi'ye göre Tevhid-i ef'al seyri ve Tevhid-i esmâ seyri, Seyr-i ilallâh ile ilişkilendirilir⁵·⁶. Bu seyrin nihayeti, yani varılacak son nokta Seyr-i fillâh'tır¹. Seyr-i ilallâh'ı tamamlayan sâlik, Seyr-i fillâh'a yönelir⁷.
Seyr-i fillâh ise Allah'ta seyretme halidir³. Bu, sâlikin Allah'ın varlığında seyretmesi, Allah'ın varlığını idrak ederek hayatını sürdürmesi anlamına gelir¹. Seyr-i fillâh, Hakikat-i Muhammediyye'dir ve Allah'ta fani olma (fenâ-i fillâh) makamıdır²·⁸. Seyr-i fillâh'ın nihayeti yoktur, yani bu makamda sürekli bir terakki söz konusudur¹·⁷. Enbiyalar daima Seyr-i fillâh'ta terakkidedirler¹. Necdet Ardıç Efendi, Tevhid-i sıfat seyrini Seyr-i fillâh ile ilişkilendirir⁵·⁶. Seyr-i fillâh'tan sonra bekâ billâh makamı hâsıl olur ve sâlikin iki âlemde seyerân salahiyeti oluşur⁹. Seyr-i ilallâh ve Seyr-i fillâh, bir bütün olarak "Zati seyran" olarak da ifade edilir¹⁰·¹¹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1TB. Kelime-i İshâkiyye · s.68“Zîrâ enbiyâ "seyr-i fıllâh"da dâima terakkidedir; yani Allah’ta seyirde Allah’ın varlığında seyir, hani “Tin” suresinde فِۤى اَحْسَنِ تَقْوِيمٍ “güzellik içinde”Oku
- 2İnci Tezgâhı (2) · s.139““Seyr-i Fillâh” Allah ta seyr’dir. (12) Hakikat-i Muhammediyye dir. “Seyr-i billâh-anillâh” Allahtan, Allah ile seyr’dir. 184 Bu sefer ise hicret Haktan halkadı”Oku
- 3Sohbet Arası Sohbetler (25) · s.115“Buna " seyr-i fillah " denmekte, Allah da seyr. Evvela, " seyr-i ilallah " Allah’a doğru gidiş, " seyr-i meallah " Allahla birlikte seyir, " seyr-i anillah" All”Oku
- 4Kelime-i Tevhîd · s.350“Seyri: "Seyr ilallah" Allah'a seyirdir. &10024; Seyri: "Seyr ilallah" Allah'a doğru yolculuktur. İdrakı: Kur'an-ı Kerim'in Bakara Suresi 2/115 ayetinde: ”Oku
- 5DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.145“Ayrıca seyrü sülûk yöntemine göre nefsânî tarikatlardan 244 sayılan Halvetîliğin Uşşâkîlik şubesinin şeyhlerinden olan Necdet Ardıç Efendi, beş hazret mertebele”Oku
- 6Aşk ve İrfân Yolunda · s.145“Ayrıca seyrü sülûk yöntemine göre nefsânî tarikatlardan 244 sayılan Halvetîliğin Uşşâkîlik şubesinin şeyhlerinden olan Necdet Ardıç Efendi, beş hazret mertebele”Oku
- 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.368“Bâyezid o insân-ı kâmilin irşâdından, ma'rifette ziyâdelik tahsil etti. Sülükünde müntehi olan o Hz. Bâyezid, başka müntehâya erişti. İkinci mısrâ'daki “âhar”, ”Oku
- 8İnci Tezgâhı (2) · s.138“. --------- Sefer yolculuk (isr) sınırları (90) Km. (9) Museviyyettir, orada (isr) yolculuk, sefer vardır ve orası “sey-ri ilâllah” Allah’a doğru’dur. (10) İsev”Oku
- 9Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.630““Sır-feşan”da “sır” “meyil ve arzû” ma'nâsına olmak münâsib olur. Ya'ni “Hakîkî bir sûrette Hak'ta fâni olursan, bu fenâ-fillâhtan sonra bekâ-billâh makamı hâsı”Oku
- 10Necdet Divanı · s.81“Seyri İlâllah. Mi'rac nedir. ? Seyri Fillâh. Her ikisi nedir. ? Zati seyran. Hayat nedir. ? Yaşamak. Yaşamak nedir. ? Duymak. Duymak nedir. ? İkilik. İkilik ned”Oku
- 11Tüm Şiirlerim · s.39“Seyri İlâllah. Mi’rac nedir ------------------- ? Seyri Fillâh. Her ikisi nedir ------------------- ? Zati seyran. Hayat nedir -------------------- ? Yaşamak.”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.