İçeriğe atla

Tasavvufta A'maiyyet kavramının tanımı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey6 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta A'maiyyet, Hakk'ın hiçbir nispet, sıfat, isim veya vasıf kabul etmeyen, mutlak gayb ve sırf görünmezlik mertebesidir. Bu mertebe, "lâ-taayyün" olarak da adlandırılır ve hadîs-i şerîfteki "kâne'llâhu fî amâ" (Allah amâda idi) ifadesiyle temellendirilir. A'maiyyet, Hakk'ın kendi zâtında, kendi zâtıyla, kendi zâtı için "gizli" olduğu, henüz "Allah" lafzının bile olmadığı bir hâli ifade eder; ahadiyyet mertebesinden önce gelir ve âlemlerin ana kaynağı olan hüvviyetin doğduğu yerdir¹·².

Detaylı cevap

A'maiyyet, tasavvufî vücud bahsinin en üst mertebesi olup, Hakk'ın bilinme ve idrâk edilme imkânının ötesindedir. Hazerât-ı Hamse tasnifinde ilk sırada yer alır: (1) Lâ-taayyün / a'maiyyet, (2) Taayyün-i evvel (ahadiyyet), (3) Taayyün-i sânî (vâhidiyyet), (4) Âlem-i ervâh-misâl, (5) Âlem-i şehâdet. Bu mertebe, aslında bir "mertebe" bile değildir; zira mertebe nispet kabul ederken, a'maiyyet hiçbir nispeti kabul etmez. "Amâ" kelimesinin etimolojik kökeni olan "körlük" anlamı, burada bir eksikliği değil, Hakk'ın hiçbir "görünür yüz" kabul etmeyen mutlak görünmezliğinin sırrını ifade eder; çünkü görünür yüz bir taayyündür ve a'maiyyet taayyünden önceki hâli gösterir. Hz. Peygamber'in "kâne fî amâin, mâ tahtehû hevâun ve mâ fevkahû hevâun" (amâda idi, üstünde de altında da hava yoktu) hadîsi, a'maiyyetin zaman ve mekân yokluğunu vurgular. A'maiyyet, "gayb-ı gayb", "sırf zât" ve "zât-ı bahta" gibi isimlerle de anılır. Bu mertebe, Hakk'ın "gizli hazine" iken kendini zuhura çıkarmayı dilediği, bu zuhur ve tecellisinin ismine "Ahadiyyet" dediği ve onu eğiterek "ene iyyet ve hüvviyyet" ile vasıflandırdığı yerdir². A'maiyyet, mutlak gayb âlemi olarak, ilahi şiddet ve kudrete dönüşerek âlemlerde muhabbetle ortaya çıkan "aşk"ın da kaynağıdır³. Vâhidiyyet mertebesinde "Allah" ismine hitap edilirken, Ulûhiyyet mertebesi içinde Ahadiyyet ve A'maiyyet de bulunur, ancak biz Ulûhiyyet mertebesi itibarıyla başladığımızdan, onun üzerinde olanı düşünemeyiz⁴. A'maiyyet, cehalet karanlığından ilmin nuruna çıkışın ve izafi yokluktan Nur-u İlahi mertebesine çıkarak varlıkların kimlik bulmasının başlangıcıdır⁵. "Kenzen mahfiyyen" (gizli bir hazine) ifadesi, a'maiyyetin hakikatini bildirmektedir⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Tevhîd · s.21"Kelime-i Tevhid"in doğuşu Mukaddes Zât, henüz bu âlemler yok iken "A'mâiyyetinden" (mutlak gayb mertebesi) "Ahadiyyetine" (Allah'ın birliği mertebesi) tenezzülOku
  2. 2Fâtiha Sûresi · s.73Rahmân: Mertebeler itibariyle, “A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Ulûhiyyet” ve “Vahidiyyet” ten sonra gelen mertebenin adıdır. Rahmâniyyet: İsimlerin ve Sıfatların gerOku
  3. 3Kelime-i Tevhîd · s.698"Aşk": "A'mâiyyet"in (mutlak gayb âlemi) ilahi şiddetle, kudrete dönüşerek, bütün âlemlerde, oranın gereği olan muhabbet ile her yerde ortaya çıkmasıdır. "Aşk" Oku
  4. 4Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.) · s.70Vâhidiyyet mertebesinde, Zât-ı Mutlak, ilâh, Ulûhiyyet olarak Allah (c.c.) ismini almakta ve biz “Allah” (c.c.) dediğimiz zaman Ahadiyyet ve A’mâiyyet MertebesiOku
  5. 5Vahiy ve Cebrâîl · s.183Biri, cehalet karanlığından ilmin nûr’u, aydınlığına; diğeri ise, ileriki sahifelerde bahsi geçen “â’maiyyet” zûlmetinden (karanlığından), “izafi yokluk” tan, NOku
  6. 6Altı Peygamber (Cilt 5) · s.19“Kenzen mahfiyyen” (gizli bir hazine) ifadesi ile, â’maiyyetinin hakikatini bildirmektedir. “Fe ahbebtü” (Sevdim /arzu ettim.) İfadesi ile, Zât-ı Mutlak’ın âlemOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.