Tasavvufta Halîlullâh kavramının tanımı nedir?
Tasavvufta Halîlullâh, Hz. İbrâhîm'e mahsus, Allah ile kul arasındaki dostluğun her zerresine nüfûz ettiği özel bir makâmı ifade eder. Bu makâm, Nisâ Sûresi 125. ayetindeki "vettehazallâhu İbrâhîme halîlâ" (Allah İbrâhim'i halîl edindi) ifadesinden neşet eder ve hullet (dostluk) sahibi olmayı anlatır. Halîlullâh, peygamberlere verilen üç temel makâmdan biri olup (Kelîmullâh, Halîlullâh, Habîbullâh), Hak ile kulun iç içe geçtiği, perdesiz bir dostluk hâlini temsil eder. Bu makâm, İbrâhîm'in yıldızları, ayı ve güneşi reddedip yüzünü gökleri ve yeri yaratana çevirmesiyle başlayan ve oğlu İsmâîl'i kurban etmeye razı olmasıyla kemâle eren bir yolculuğun neticesidir.
Detaylı cevap
Halîlullâh, tasavvufî anlayışta Hz. İbrâhîm'e bahşedilmiş müstesna bir makâmdır. Bu makâm, Allah ile kul arasındaki hullet adı verilen derin ve içli bir dostluğu ifade eder. Hullet, dostluğun her gözeneğe nüfûz etmesi, Hak ile kulun adeta iç içe geçmesi anlamına gelir.
Bu makâm, diğer peygamberlere verilen makâmlardan farklılaşır: Hz. Mûsâ'ya verilen Kelîmullâh (Allah ile konuşan) makâmı ve Hz. Muhammed'e verilen Habîbullâh (Allah'ın sevgilisi) makâmı ile birlikte peygamberlik mertebelerinin zirvelerini oluşturur. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin ifadesiyle, "halîl Hak'la içiçe oturur, mahbûb Hak'ın yanına oturur" beyiti, hulletin mahbûbiyetten daha içli bir yakınlık olduğunu vurgular.
Hz. İbrâhîm'in bu makâma erişimi, En'âm Sûresi'ndeki (76-79) yolculuğuyla açıklanır. Yıldızları, ayı ve güneşi ilah edinmeyi reddederek "lâ uhibbu'l-âfilîn" (batanları sevmem) demesi ve yüzünü "gökleri ve yeri yaratana çevirmesi" (innî veccehtu vechiye lillezî fataras-semâvâti ve'l-arda hanîfâ) hullet makâmının başlangıcıdır. Bu dostluğun kemâli ise Sâffât Sûresi 102. ayette belirtildiği üzere, oğlu Hz. İsmâîl'i Allah yolunda kurban etmeye tereddütsüz razı olmasıyla tahakkuk etmiştir. Bu durum, sâlikin bireysellikten kurtulup Ulûhiyyet'e ulaşma çabasının¹·²·³ en üst düzeydeki tezahürlerinden biridir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31) · s.110“Tasavvufun izahını yapmamız gerekirse bireysellikten kurtulup, Ulûhiyyet'e ulaşmak diye kısaca anlayabiliriz. Gerçek tasavvuf bu, bunun dışında bireysellik ile ”Oku
- 2Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001) · s.149“Tasavvuf bir sürü yollar var kendisine tasavvufçu diyorlar biraz duygusallık biraz zikir biraz muhabbet tasavvufçuyuz diyorlar tasavvuf demek bir bakıma tasavvu”Oku
- 3Sohbet Arası Sohbetler CD 16 · s.150“Tasavvuf isminde bir sürü yollar vardır, kendisine tasvvufçu diyorlar biraz duygusallık, biraz zikir biraz muhabbet tasavvufçuyuz diyorlar tasvvuf demek bir bak”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.