Tasavvufta merâtib-i ilâhiyye açısından kader nasıl anlaşılır?
Tasavvufta kader, ilâhî mertebeler (merâtib-i ilâhiyye) ilmiyle anlaşılan, Hakk'ın niseb ve şuûnât-ı zâtiyyesinin sûretleri olan a'yân-ı sâbitelerle ilişkili bir hakikattir. Bu anlayışa göre kader, sadece zihnin çabasıyla çözülecek bir denklem değil, sâlikin seyr-i sülûkunda, hâl ile tadacağı, teslimiyetle idrak edeceği ilâhî bir nizamdır¹. Kaza, vücûd-i hakikinin vitriyet mertebesinde sâbit iken, kader onun tafsili olan şef'iyyet mertebesinde zâtîdir ve kulun iradesi ile ihtiyarı kaderde müessirdir². Merâtib-i ilâhiyye bilinmeden kader hükmünü tam olarak çözmek mümkün değildir; aksi takdirde farklı mezheplerin ortaya çıkmasına neden olan tekil bakış açıları oluşur¹·³·⁴.
Detaylı cevap
Tasavvufî anlayışta kader, ilâhî mertebelerin bilinmesiyle derinlemesine idrak edilebilir³·⁴. Bu mertebeler bilinmediği sürece, kader hükmü zâhirî manada şeriat mertebesinde ezberlenir ve kabul edilir; ancak bu kabul ediş, içinde cevaplanmamış birçok soru bırakır ve farklı mezheplerin ortaya çıkmasına yol açar³·⁴·¹.
Kaderin sırrı, a'yân-ı sâbitelerle ilişkilidir. A'yân-ı sâbiteler, Zât-ı Ulûhiyyet'ten ayrı, haricî zuhur eden şeyler değildir; bilakis Hak Teâlâ Hazretleri'nin niseb ve şuûnât-ı zâtiyyesinin sûretleridir². Hakk'ın niseb ve şuûnât-ı zâtiyyesi ezelden ebede değişmez olduğundan, a'yân-ı sâbiteler de değişmezdir².
Bu bağlamda, "kaza" vücûd-i hakikinin vitriyet mertebesinde sâbit iken, "kader" onun tafsili olan şef'iyyet mertebesinde zâtîdir². Kaderde kulun iradesi ve ihtiyarı müessirdir; şeriat da şef'iyyet ve isneyniyyet mertebesine mahsus olup kulun ihtiyarına ve iradesine bağlıdır².
Sâlikin sülûkunda, ilâhî cezbe sırr-ı kadere bağlıdır ve bu sır sâlik için meçhuldür⁵. Bu nedenle, sâlikin ilâhî cezbeyi bekleyip tembel tembel oturmaması, nefsanî sıfatları gidermeye gayret etmesi gerekir⁵. Gerçek tevhid ehli üzere olan tasavvuf grubu, kaderin bâtınını faaliyete geçiren ve en güzel kader izahını yapan gruptur⁶·⁷.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaza ve Kader
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.644“Sırr-ı kaderin sırrı dahi budur ki, a'yân-ı sâbite zât-ı ulûhiyyetten gayrı olarak hâriçte zâhir olan umûrdan değildirler. Belki Hak Teâlâ hazretlerinin niseb v”Oku
- 3Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye · s.375“Bunun gerçek ma’nâda anlaşılabilmesi merâtib-i ilâhiyyeye bağlıdır. Ya’nî ilâhî mertebelerin bilinmesine bağlıdır. İlâhî mertebeler bilinmediği sürece kazâ ve k”Oku
- 4A'yân-ı Sâbite · s.455“Bunun gerçek ma’nâda anlaşılabilmesi merâtib-i ilâhiyyeye bağlıdır. Ya’nî ilâhî mertebelerin bilinmesine bağlıdır. İlâhî mertebeler bilinmediği sürece kazâ ve k”Oku
- 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.2138“Ey Hakk Yolcusu, sen mademki bir insân-ı kâmilin terbiyesi altındasın, onun gösterdiği tasavvuf yolunda ilerleme usulü dairesinde çalış, kendine lazım olan işi ”Oku
- 6Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001) · s.148“Bir ehl-i sünnetin kader anlayışı vardır, Mutezile’nin kader anlayışı var, cebriyecilerin kader anlayışı vardır. ... var şuur var anlayış var, ölçüler var işte ”Oku
- 7Sohbet Arası Sohbetler CD 16 · s.150“Bir ehl-i sünnetin kader anlayışı vardır, Mutezile’nin kader anlayışı vardır, cebriyecilerin kader anlayışı vardır. ... var şuur var anlayış var, ölçüler var, i”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.