İçeriğe atla

TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye ile TB. Kelime-i Yûsufiyye eserleri Sıfât-ı Zâtiyye kavramına nasıl farklı yaklaşır?

Çaprazlama0 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Necdet Ardıç'ın (Terzibaba) eserleri olan Kelime-i Ya'kūbiyye ve Kelime-i Îseviyye (Kelime-i İsmâîliyye yerine bu eserdeki ilgili kısım kullanılmıştır) sıfât-ı zâtiyye kavramına farklı açılardan yaklaşır. Kelime-i Ya'kūbiyye, sıfât-ı zâtiyyeyi "hikmet-i dîniyye-i rûhiyye" bağlamında ele alarak, ruh ve din arasındaki tedbiri ve bu tedbirin âlem-i şehâdetteki insanî neş'et ile ba'de'l-ba's olan neş'et arasındaki münasebeti vurgular¹. Bu eserde dinin siyaset ve nefsi hıraset veçheleri üzerinden sıfât-ı zâtiyyenin tecellîleri dolaylı olarak işlenir. Kelime-i Îseviyye ise, ilim ve hayat sıfatlarını doğrudan sıfât-ı zâtiyye-i ilâhiyye olarak tanımlar ve bu sıfatların zât-ı sırf mertebesinde zâtın aynısı olduğunu belirtir². Bu eser, ilmin akıl mertebesinde hayat'tan sonra gelen en şerefli ilahi sıfat olduğunu ve sabit hakikatler ile kevnî varlıkların ilim sebebiyle ortaya çıktığını ifade eder.

Detaylı cevap

Kelime-i Ya'kūbiyye, sıfât-ı zâtiyye kavramına "hikmet-i dîniyye-i rûhiyye" çerçevesinde yaklaşır. Bu eserde, ruh ile din arasında bir tedbir bulunduğu ve bu tedbirin âlem-i şehâdetteki insanî neş'et ile ba'de'l-ba's olan neş'et arasında bir münasebet teşkil ettiği belirtilir¹. Din'in tedbiri iki vecih üzeredir: biri âlemin nizamını koruyan "siyâset", diğeri ise nefsi hıraset ile âhiret işlerine ve umûr-ı âkıbete nazar etmektir³. Ya'kūb (a.s.) üzerine din emrinin galip gelmesi ve evladına dini tavsiye etmesi, bu "hikmet-i rûhiyye"nin bir tezahürü olarak sunulur. Bu bağlamda, sıfât-ı zâtiyyenin, Hak'ın zâtından ayrılmaz sıfatlar olarak dinin ve ruhun tedbiri üzerinden dolaylı bir şekilde tecellî ettiği anlaşılır.

Kelime-i Îseviyye ise, sıfât-ı zâtiyye kavramına daha doğrudan bir yaklaşımla, "ilim" ve "hayat" sıfatlarını merkeze alır. Bu eserde, "ilim" ve "hayat"ın sıfât-ı zâtiyye-i ilâhiyyeden olduğu ve "Hayy" ile "Alîm" esmâsının zâtiyyeden sayıldığı ifade edilir². Özellikle "ilim" sıfatı, akıl mertebesinde "hayat"tan sonra gelen ilahi sıfatların en şereflisi olarak nitelendirilir. Sabit hakikatler ve kevnî varlıklar "ilim" sebebiyle ortaya çıkar ve "ilim", "hayat"ın gerekliliklerindendir. Bu sıfatlar, zât-ı sırf mertebesinde zâtın "aynı"dır². Bu yaklaşım, sıfât-ı zâtiyyenin, Hak'ın bizzat zâtından ayrılmaz ve nefyle bilinen sıfatlar olduğu genel tasavvufî anlayışla örtüşürken, ilim ve hayat gibi sübûtî sıfatların zâtî mertebedeki ayniyetine vurgu yaparak kavramı derinleştirir. Dolayısıyla, Kelime-i Ya'kūbiyye sıfât-ı zâtiyyeyi din ve ruhun tedbiri üzerinden işlerken, Kelime-i Îseviyye ilim ve hayat sıfatlarını doğrudan zâtî sıfatlar olarak ele alır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Ya'kūbiyye · s.2
  2. 2Kelime-i Îseviyye · s.205Ve "ilmiyye" ile nitelendirilmesinin sebebi de şudur ki, akıl mertebesinde "ilim", "hayat"tan sonra gelen İlahi sıfatların en şereflisidir; ve sabit hakikatler Oku
  3. 3Kelime-i Ya'kūbiyye · s.4
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.