İçeriğe atla

Terzibaba'nın Şuaybiyye Fassı şerhinde altını çizdiği özgün noktalar nelerdir?

Fass İçeriği0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Terzibaba'nın Şuaybiyye Fassı şerhinde altını çizdiği özgün noktalar, özellikle "be" harfinin altındaki nokta metaforu üzerinden, Hakk'ın zuhurunun ve insan-ı kâmilin âlemdeki merkeziyetinin vurgulanmasıdır. Bu nokta, hem ilahi hem de beşeri benliğin kaynağı olan sınırsız ve sonsuz hakikati temsil ederken¹, aynı zamanda zahir ve batın arasındaki dengeyi ve ağırlık değişimini ifade eder². Terzibaba, bu metaforla, her varlığın Rabbi ile özel irtibatını ve insan-ı kâmilin âlemdeki tesirini açıklayarak³·⁴, tasavvufî idrakin derinliklerine işaret eder.

Detaylı cevap

Terzibaba, Şuaybiyye Fassı şerhinde, özellikle Arap alfabesindeki "be" harfinin altındaki noktayı bir anahtar metafor olarak kullanır. Bu nokta, ilahi ve beşeri benliğin kaynağı olan sınırsız ve sonsuz hakikati temsil eder¹. "Be" harfinin altındaki bu nokta, diğer harflerde noktaların üstte olmasına karşın, bir istisna teşkil eder ve bu durum, zahir ile batın arasındaki ilişkiyi açıklar. Terzibaba'ya göre, bu nokta bir tahterevalli gibi düşünülebilir; zahir üste çıktığında batın altta kalır ve hangi tarafa ağırlık verilirse diğer taraf havalanır². Bu, Hakk'ın zuhurunun ve tecellilerinin farklı veçhelerini ve sâlikin bu zuhurlara karşı duruşunu simgeler.

Ayrıca Terzibaba, bu nokta metaforunu, insan-ı kâmilin âlemdeki merkeziyetini ve tesirini açıklamak için de kullanır. Nasıl ki âlemde Hakk'ı tesbih etmeyen hiçbir varlık yoksa, insan-ı kâmilin tesiri altında bulunmayan hiçbir şey de yoktur³. Merkezdeki noktadan çevreye çıkan her çizginin, failine nispetle eşit olması ve çevredeki bir noktaya ulaşması gibi, her varlığın Rabbi ile arasında özel bir irtibat yönü vardır⁴. Bu, İbnü'l Arabi'nin "merkezdeki noktadan çevresindeki noktaya uzanan bu çizgi" benzetmesiyle de örtüşür. Terzibaba, bu metaforlar aracılığıyla, tasavvufî idrakin, Hakk'ın her şeyde zuhur ettiğini ve insan-ı kâmilin bu zuhurun en kâmil aynası olduğunu vurgular. "Nun" harfinin üzerindeki noktanın mahlukat suretlerinde zahir olan yüce Allah'ın zatına işaret etmesi de bu anlayışı pekiştirir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi · s.95Necdet Babam’ı Tekirdağ’da ilk ziyaret ettiğimde, “biz bu noktada yaşıyoruz,” demiştim. O da, “sen tersten girmişsin,” demişti. Demek ki tersten girmenin de birOku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler (25) · s.12Ali efendimiz be nin altındaki nokta benim dediği o. Bütün harflerde bakın noktalar üstte olmakta, sadece be harfinde altta olmaktadır. Hani çocukların arabalarOku
  3. 3TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye · s.58Yani bütün ulvi alemde ne varsa, süfli alemde ne varsa hepsini O’nun emrine verdi, kontrolüne verdi. Nasıl ki alemin cüzlerinden, Hakkı hamd ile tesbih etmeyen Oku
  4. 4Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye · s.348(Merkezdeki) Noktadan çevreye çıkan her çizgi, failine nispetle eşittir ve çevredeki bir noktaya ulaşır. Nokta, özünde, kendisinden muhite çıkan çizgilerle ne aOku
  5. 5İnsân-ı Kâmil (Cilt 2) · s.185- «Ol...» (16/40) Emrinden ne geliyorsa… hepsi levh-ü mahfuzun kapsamı altındadır… İşte bu mana icabıdır ki: - NUN, Allah kelâmına bir zuhur yeridir... Dedik… -Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.