Tevâzu nedir?
Tevâzu, tasavvuf ahlâkının temel erdemlerinden olup, alçakgönüllülük ve kibrin zıddı olarak tanımlanır. Sözlükte "alçaltmak, yere indirmek" anlamına gelir ve sahibi kendisini Hak karşısında alçaltarak Hak tarafından yüceltilmeyi hedefler¹. Hadis-i şerifte de belirtildiği üzere, "Allah için tevâzu eden kimseyi Allah yüceltir"². Tasavvufta tevâzu, kişinin nefsini zelil ve hakir görmesiyle ortaya çıkan, halktan gelen (cibillî) veya sonradan kazanılan (ârızî) bir hâldir; ancak gerçek tevâzu, cibillî olanıdır ve kişinin üstünlük taslamamasıyla kendini gösterir³.
Detaylı cevap
Tevâzu, tasavvufî açıdan iki ana mertebede ele alınır: cibillî tevâzu ve ârızî tevâzu³.
Birinci mertebe, cibillî tevâzudur. Bu, kişinin halkından, fıtratından gelen, özünden kaynaklanan gerçek alçakgönüllülüktür³. Cibillî tevâzu sahibi, hiçbir dış sebebin etkisi altında kalmaksızın kendi nefsini zelil ve hakir görür, bu nedenle kimse üzerinde üstünlük kurma gayesi taşımaz³. Hz. İsa'nın tevâzusu bu türdendi; yani kendi halkı ve hilkati itibarıyla mütevazıydı ve şeriatında da bu tevâzunun hükmü mevcuttu⁴·⁵. Bu, övülen bir ahlâk-ı hamîdedir⁴.
İkinci mertebe, ârızî tevâzudur. Bu, sonradan ortaya çıkan, dış etkenlerle şekillenen bir tevâzu görünümüdür³. Ârızî tevâzu sahibi, aslında kendi nefsini diğerlerinden daha üstün görmesine rağmen, karşısındakinin gücünden korktuğu veya ondan bir menfaat elde etme ümidiyle mütevazı gibi davranır⁴·⁶. Bu tür tevâzu, gerçek tevâzu olmayıp, kötü ahlâkın (ahlâk-ı zemîme) bir çeşidi olarak kabul edilir⁴. Tasavvufta tevâzu, kibrin zıddıdır ve kişiyi mertebelerin yükselmesine götürürken, kibir mertebeden düşmeye sebep olur⁷. Hadis-i şerifte de belirtildiği gibi, "Allah için tevâzu eden kimseyi Allah yüceltir; kibirleneni alçaltır"¹·². Hz. Peygamber'in mütevazı yaşam tarzı, tevâzunun en güzel örneğidir¹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Tevâzu
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.940“Tevazu o toprağın hâli gereğidir, ateş gibi değildir; ateş daima yükselmeye meyillidir. Daima üste çıkmak ister; bu sebeple tevazu onun şanından ve yatkınlığınd”Oku
- 3TB. Kelime-i Îseviyye · s.70“Ma'lum olsun ki, ahlâk-ı hamîdeden sayılmış olan tevazu', ya cibillî veyahut ârizî olur. Yani tevazu iki şekilde olur, birisi cibilli, yani soydan gelir, yaradı”Oku
- 4Tevbe Sûresi · s.67“Veyahut halk bende ahlâk-ı hamîdeden olan tevazuu görmekle bana ihtiram ederler yani halk kendisinde güzel ahlak cihetinden olan tevazu görmekle beraber bana ih”Oku
- 5Kelime-i Îseviyye · s.116“Ma’lûm olsun ki, ahlâk-ı hamîdeden ma’dûd olan tevâzu’, ya cibillî veyâhud ârızî olur. Tevâzu’-ı cibillî sâhibi, hiçbir sebebin te’sîri tahtında olmaksızın kend”Oku
- 6Zekât ve İnfâk · s.18“Tevâzu'-ı arızî sahibi ise, yani sonra görüntü olan tevazu ise hadd-i zâtında kendi nefsini nazarında sâirlerden daha âlî görmekle beraber, yani birinde kendi n”Oku
- 7Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.31“TEVAZU VE KİBİR Tevuzu-u adet edinip daima tevazu sahibi olmalıdır, kibir, ve hakir görme mertebeden düşmeyi, tevazu ise, ref-a yani mertebelerin yükselmesine s”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.