İçeriğe atla

Tevhîd-i sıfât ve Tevhîd-i zât'ın ortak zemini nedir?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tevhîd-i sıfât ve Tevhîd-i zât'ın ortak zemini, her ikisinin de Hakikat-i Muhammediye'nin ilim ve marifet mertebeleri içinde yer alması ve sâlikin Hak'ka ulaşma yolculuğunda birbirini tamamlayan aşamalar olmasıdır. Tevhîd-i zât, Hak'ın mutlak ahadiyetini, hiçbir vasfı ve övgüyü kabul etmeyen sırf tekliğini ifade ederken¹, tevhîd-i sıfât, bu Zât'ın sıfatlarının birliğini idrak etmeyi gerektirir. Her ikisi de Kelime-i Tevhîd'in bâtınî tecellileri içinde yer alır ve sâlikin mücâhede ile elde etmeye çalıştığı hâllerdir². Bu mertebeler, Hak'ın ef'âl, esmâ ve sıfâtının Zât'ının perdesi olduğu idrâkini içerir³.

Detaylı cevap

Tevhîd-i sıfât ve tevhîd-i zât, tasavvufta sâlikin Hak'ka doğru ilerlediği marifet mertebeleridir. Bu mertebeler, Kelime-i Tevhîd'in bâtınî âlemden zâhir âleme çıkışının bir parçası olarak değerlendirilir; Zât'tan sıfatına, sıfatından esmâsına tecelliyi ifade eder⁴. Tevhîd-i zât, Hak'ın mutlak ahadiyetini, yani hiçbir nispet, vasıf veya övgü kabul etmeyen sırf tekliğini idrak etmektir¹. Bu, ahadiyyet mertebesinin birincil izahıdır ve Hak'ın "tek olma" makamının en ince halidir. Tevhîd-i sıfât ise, Hak'ın sıfatlarının birliğini, yani tüm sıfatların tek bir Zât'a ait olduğunu ve ondan neşet ettiğini kavramaktır. Bu, vâhidiyyet mertebesinde esmâ ve sıfatların tafsîl bulmasıyla ilişkilidir.

Bu iki tevhîd mertebesi, sâlikin sülûkunda birbirini tamamlar. Mesnevî-i Şerîf'te belirtildiği üzere, tevhîd-i zât, sâlikin gâye-i murâdı iken, tevhîd-i ef'âl, tevhîd-i esmâ ve tevhîd-i sıfât, Zât'ın iki zülfü mesâbesindedir³. Yani, Hak'ın ef'âl, esmâ ve sıfâtı, Zât'ının perdesidir. Ârifler için bu üç tevhîd mertebesi (tevhid-i zât, tevhid-i esmâ ve sıfât, tevhid-i ef'âl) ilimden hâle yükselmeyi gerektiren bir süreçtir². İnsân-ı kâmil mertebesine ulaşan sâlik, bu tevhîdleri idrak eder ve yaşar⁵. Tevhîd-i zât, Hak'ın tenzih yönünü, yani ötelerde bir Allah'ın varlığını idrak etmeyi mümkün kılarken, tevhîd-i sıfât, bu Zât'ın sıfatlarının kendisinde tecelli etmesini talep eder⁶. Her iki tevhîd de, Hakikat-i Muhammediye'nin hassalarından olan ilimle ilgilidir ve her peygamberin kendi devrinin kâmil insanı olarak bu ilme vâkıf olmasıyla ilişkilendirilir⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1A'yân-ı Sâbite · s.342Ve bu ahadiyyet-i zâtiyye, Zâti olan Ahadiyet yani Ahadiyetin Zât’ı mutlakıyyeti hasebiyle, Yani O’nun mutlak bir Ahadiyeti var, o mutlak Ahadiyeti itibariyle oOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1973"Âriflerin sürmesi"nden kastedilen, Zât'ın birliği (tevhid-i Zât), isim ve sıfatların birliği (tevhid-i esmâ ve sıfât) ve fiillerin birliği (tevhid-i ef'âl) konOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.1160“Sabır”dan murâd, ehl-i sabırdır. “İctihâd”dan maksüd, nefis ve şeytan ile harb ve mücâhededir. “Nar çiçeği gibi yüz"den murâd, rüh-ı latifin yüzü; ve “murâd"daOku
  4. 4Kelime-i Tevhîd · s.207Böylece "Kelime-i Tevhid"in bir kelimesi daha bâtın âlemden görünen âleme çıkmış bulunmaktaydı; böylece (Allah – illâ - ilâhe) İlahi Zât'ından sıfatına, sıfatınOku
  5. 5Kelime-i Tevhîd · s.16112 - insân-ı kâmil 11 - Tevhîd-i Zât (Zâtın birliği) 10 - Tevhîd-i Sıfât (Sıfatların birliği) 9 - Tevhîd-i Esmâ (İsimlerin birliği) 12 - İnsân-ı Kâmil 11 - TevhOku
  6. 6İnsân-ı Kâmil (Cilt 2) · s.158Yani, tevhid-i esmada oluşan. Tevhid-i esmaya geldiği zaman, Cenab-ı Hakk'ın Zat'ını idrak etmek mümkün, tenzih, yani, ötelerde bir Allah'ın varlığını idrak etmOku
  7. 7TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.253Tevhid-i ef’aldeki tevhid bir başka türlüdür, tevhid-i esmadaki tevhid bir başka türlüdür, tevhid-i sıfattaki tehid bir başka, Zat’taki tevhid ise bütün tevhidlOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.