İçeriğe atla

Vâhidiyyet hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Vâhidiyyet hâline ulaşmak için belirli bir nefs mertebesinin aşılması gerektiği bilgisi verilen kaynaklarda doğrudan belirtilmemektedir. Ancak, Vâhidiyyet, Hak'ın sıfat ve esmâ ile taayyün ettiği teklik mertebesi olup, kesretin menşeidir ve ilâhî esmâ ile idrâk edilir. Nefs mertebeleri ise sâlikin mânevî yolculuğundaki aşamaları ifade eder ve her mertebede farklı hâller zuhûr eder (K2). Nefs-i Emmâre'den (kötülüğü emreden nefs) başlayıp Nefs-i Sâfiye'ye (arınmış nefs) kadar uzanan bu yolculukta, sâlikin bâtınî hâllere ulaşabilmesi için alt mertebelerin zulmetini aşması zorunludur (K2). Vâhidiyyet, Hakîkat-i Muhammediyye ve İnsân-ı Kâmil mertebesiyle ilişkilendirildiğinden¹·²·³, bu mertebeye ulaşmak için nefs-i kâmileye doğru bir ilerleyiş gerektiği dolaylı olarak anlaşılabilir.

Detaylı cevap

Vâhidiyyet, tasavvufî vücud bahsinde ahadiyyetin ilk taayyünüdür ve ilâhî hazretlerin üçüncü mertebesidir. Bu mertebe, Hak'ın sıfat ve esmâ ile tecelli ettiği, tüm tecelli ve oluşumların programlarının yapıldığı yerdir¹·². Vâhidiyyet, Ulûhiyyet'in zuhur mahalli ve aynı zamanda Ceberût mertebesi olan Hakîkat-i Muhammediyye ve İnsân-ı Kâmil mertebesiyle özdeşleştirilir¹·²·³. Burada, Zât-ı Mutlak, Ulûhiyyet olarak "Allah" ismini alır ve biz "Allah" dediğimizde Vâhidiyyet mertebesine hitap etmiş oluruz⁴.

Nefs mertebeleri ise sâlikin mânevî gelişimindeki yedi aşamayı ifade eder: Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye ve Sâfiye/Kâmile (K2). Nefs-i Emmâre, kötülüğü emreden, şehvet, gazab, kibir gibi olumsuz özelliklerin hâkim olduğu en alt mertebedir (K2; Nefs-i Emmare). Bu mertebeden başlayarak, sâlikin tevbe, mücâhede ve riyâzat ile nefsini arındırması gerekir (K2). Nefs-i Mardiyye, Allah'ın kendisinden razı olduğu nefs iken (Nefs-i Merdiyye), Nefs-i Sâfiye, saflaşmış ve arınmış, yedi tur'un son basamağı olan kâmil nefstir (Nefs-i Safiye).

Vâhidiyyet mertebesi, Hakîkat-i Muhammediyye ve İnsân-ı Kâmil ile ilişkilendirildiğinden¹·²·³, bu hâle ulaşmak için sâlikin nefs mertebelerinde ilerleyerek Nefs-i Kâmile'ye doğru bir tekâmül göstermesi gerektiği anlaşılmaktadır. Zira "bir alt mertebenin zulmeti aşılmadan üstteki hâl yaşanmaz" (K2). Ancak, Vâhidiyyet hâline ulaşmak için spesifik olarak hangi nefs mertebesinin aşılması gerektiği kaynaklarda açıkça belirtilmemiştir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Feth Sûresi · s.10Vahidiyyet= Taayyünü evvel mertebesi oldukça yüklü bir mertebedir, çünkü bu mertebede bütün tecelli ve oluşumların programları yapılmaktadır. Vahidiyyet-in zuhuOku
  2. 2Saff Sûresi · s.158Vahidiyyet= Taayyünü evvel mertebesi oldukça yüklü bir mertebedir, çünkü bu mertebede bütün tecelli ve oluşumların programları yapılmaktadır. Vahidiyyet-in zuhuOku
  3. 3Tasavvuf Izâhları · s.125Ahadiyyetinden Vahidiyyetine tenezzül etti, işte bu Vahidiyyet mertebesi aynı zamanda; Hakîkat-i İnsaniyye ve Hakîkat-i Muhammediyye mertebesidir. vücûd hakîkatOku
  4. 4Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.) · s.70Vâhidiyyet mertebesinde, Zât-ı Mutlak, ilâh, Ulûhiyyet olarak Allah (c.c.) ismini almakta ve biz “Allah” (c.c.) dediğimiz zaman Ahadiyyet ve A’mâiyyet MertebesiOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.