İçeriğe atla

Vâhidiyyet kalpte mi rûhta mı sırda mı tecellî eder?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Vâhidiyyet, tasavvufî anlayışa göre, doğrudan kalpte, rûhta veya sırda tecellî eden bir mertebe değildir; bilakis, ilâhî zâtın sıfat ve esmâ ile taayyün ettiği teklik mertebesidir ve kesretin menşeidir. Vâhidiyyet, ilâhî varlığın tenezzül mertebelerinden biri olup, Hakîkat-i İnsâniyye ve Hakîkat-i Muhammediyye ile ilişkilidir¹. Bu mertebeden sonra rûh mertebesine tenezzül gerçekleşir ve rûh, Rahmâniyyet ile vasıflanır². Dolayısıyla vâhidiyyet, kalbin ve rûhun tecellîlerine zemin hazırlayan daha üst bir ilâhî mertebedir; kalpte esmânın tecellî etmesi³ vâhidiyyetin bir yansımasıdır.

Detaylı cevap

Vâhidiyyet, ilâhî zâtın "ilk tenezzülü" ve "zuhuruna bir tecelli yeri" olarak tanımlanır⁴·⁵. Bu mertebe, ahadiyyetten sonra gelir ve ilâhî esmâ ile sıfatların tafsîl bulduğu, kesretin başladığı teklik kademesidir. Vâhidiyyet, "Ulûhiyyet-ilâhlık ve Rahmaniyyet"in zuhur ettiği bir sahadır⁴. O'nda zât sıfattır, sıfat da zâttır⁶.

Vâhidiyyet mertebesi, aynı zamanda Hakîkat-i İnsâniyye ve Hakîkat-i Muhammediyye mertebesidir¹. Bu mertebeden sonra ilâhî varlık, "mertebe-i ruha tenezzül ettiği zaman" Rahmâniyyet ile vasıflanır¹·². Rûhlar mertebesi, vâhidiyyetin bir yansıması olarak, vâhidiyyet mertebesindeki ilmî sûretlerin gölgeleri hükmündedir⁷.

Kalp ise, bütün esmânın tecellî alanıdır³. Kalpte tecellî eden ilhamlar, irfânî sezgiler ve bâtınî işaretler Hakk'ın tasarrufunun nişanesidir⁸. Kalp, nefsin tezkiyesinden sonra mücellâ olur ve esmâ tecellîlerini ayine misâli yansıtır. Bu durum, vâhidiyyet mertebesinde tafsîl bulan esmânın, daha alt bir mertebe olan kalpte zuhur etmesi anlamına gelir. Dolayısıyla vâhidiyyet, kalbin ve rûhun tecellîlerine kaynaklık eden, onlardan daha üst bir ilâhî mertebedir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Tasavvuf Izâhları · s.125Ma'lûm olsun ki; (şöyle bilelim ki) vücûd, vücûdu mutlak (vücûd dediğimiz bu mevcûdat değil, lâtif vücûd, ilâhi varlık) hakikat-i insaniyye mertebesinden, hakikOku
  2. 2Altı Peygamber — Hz. Âdem · s.82-Oradan bu program nefs-i Vahide olarak, Vahidiyyet mertebesine indirildi ki Vahidiyyet ile vasıflandı. Burası sıfat ve kudret mertebesi, aynı zamanda sıfat cenOku
  3. 3Ra'd Sûresi · s.289Kalp, bütün esmânın tecelli alanıdır; orada hem Mudill hem Hâdî birlikte görünür. Eğer abd kalbini arındırırsa, o kalpte bütün isimler yerli yerinde tecelli edeOku
  4. 4Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) · s.105Çünkü bu hal görülmez “zûlmet” âleminden, “tecelli nûrlarına” doğru, zâtın “ilk tenezzülü” dür. (5) ------------------ Vahidiyyet. Vahidiyyet, bir sahadır UluhiOku
  5. 5Enbiyâ Sûresi · s.105Çünkü bu hal görülmez “zûlmet” âleminden, “tecelli nûrlarına” doğru, zâtın “ilk tenezzülü” dür. 48 Vahidiyyet Vahidiyyet, yüce zâtın zuhuruna bir tecelli yeri oOku
  6. 6Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) · s.11Vahidiyyet Vahidiyyet, yüce zâtın zuhuruna bir tecelli yeri olmaktan ibarettir. O’nda, zât, sıfattır; sıfat da zâttır. Meydana gelen her sıfatın zuhuru ( istersOku
  7. 7TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180) · s.28Kısacası tek bir ayn olan vâhidiyyet vücudu, yine tek bir ayn olarak rûhlar mertebesine tenezzül etmiş ve vâhidiyyet mertebesinde nasıl ki bütün isimlerin ilmî Oku
  8. 8Ra'd Sûresi · s.334Tasavvufî açıdan, kalpte tecelli eden her ilham, her irfânî sezgi ve her bâtınî işaret bir nefsî iddia değil, Hakk’ın tasarrufunun bir nişanesidir. Eğer kişi buOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.