İçeriğe atla

Vuslat nedir?

Kavram TanımıTemel düzey5 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Vuslat, tasavvufta sâlikin Hakk'a kavuşması, mânevî seyrin nihâyetine erişmesi hâlidir. Bu, zâtî bir yakınlık değil, hâl ve makam kurbiyetinin zirvesidir¹. Muhyiddin İbn Arabî'nin de belirttiği gibi, "Vuslat marifettir"²·³. Vuslat, firkat (ayrılık) makamının zıddı olup, seyr-i sülûkün gâyesi ve aşk-muhabbet yolunun semeresidir¹. Ancak hakîkî vuslat, Hakk'ın zâtının idrâk edilmesi değil, mânevî ve hâlî bir kavuşmadır¹.

Detaylı cevap

Vuslat, Arapça "ulaşmak, kavuşmak, bitişmek" anlamındaki و-ص-ل kökünden gelir ve "vusûl" (erişme), "visâl" (kavuşma) kelimeleriyle aynı kökten türemiştir¹. Tasavvufta vuslat, fenâfillâh ve bekâbillâh mertebelerinden geçerek ilâhî huzurda karar kılma durumudur¹. Kur'ân-ı Kerîm'de doğrudan geçmese de, İnşikâk Sûresi'nin 6. âyeti ("Ey insan! Şüphesiz sen Rabbine doğru ciddiyetle gayret etmektesin; sonunda O'na kavuşacaksın") sûfîlerce vuslatın Kur'ânî işareti olarak kabul edilir¹.

Vuslatın farklı mertebeleri vardır; fiiller âlemi, isimler âlemi, sıfatlar âlemi ve zât âlemindeki vuslatlar birbirinden farklıdır⁴·⁵. Bu, Hakk'ın varlığından başka bir varlık olmadığı için, O'nunla nasıl bir vuslat edileceğinin farklı veçhelerini gösterir⁵. Vuslat, zâhirî bir şekillendirme değil, bâtınî bir tariftir ve kişinin marifeti ne kadarsa, Hakk'a olan vâsılıyeti de o mertebeden olur².

Hakîkî vuslat, maddî veya duygusal bir tat ve lezzet değil, ilmi bir idrâk ve anlayıştır⁶. Marifet mertebesinin irfâniyetiyle ortaya çıkan bu vuslat, kişinin kendi içinde gerçekleşen bir hadisedir; "vuslat kendinde olacak bir hadisedir"⁷. Hatta öyle bir mertebeye gelinir ki, vuslat dahi ikiliği ortaya çıkardığı için, "vuslatsız vuslat" hâli yaşanır; zira uzaklık ve vuslat mefhumları ortadan kalkar⁸·⁹. Bu, tevhidin ve ilâhî vuslatın kemâle erdiği bir hâldir¹⁰.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Vuslat
  2. 2İnsân-ı Kâmil (Cilt 1) · s.34Muhiddin Arabi Hazretleri vuslatı tarif, tabir ederken; Vuslat, marifettir demiş. Zahiri bir şekillendirme değil, çok güzel bâtıni bir tarif ile belirtmişler. VOku
  3. 3Reşahât — Aynü'l-Hayât · s.115Yine Alaâddin Attar hazretlerinin ifade buyurdukları gibi “ Sâdık-ı tâlib, sadık olan tâlib cismi ile şeriatta, ruhuyla tarikatta, sırrıyla vuslatta ve irfaniyeOku
  4. 4Gülşen-i Râz ve Şerhi (1) · s.106Şunu da bilmek lâzımdır ki bir mahâlde Hakk ile vuslat Hakk ile her yönden vuslat demek değildir. Fiiller âlemi, isimler âlemi, sıfat âlemi ve zât âlemindeki vuOku
  5. 5Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.167İşte ancak vuslat-ı Has, denilen hal böyle meydana gelir diyor. Şimdi vuslat dendiği zaman biz zannediyoruz ki karşıda bir Allah var, birde biz varız. Allah’ı bOku
  6. 6Reşahât — Aynü'l-Hayât · s.116Çünkü “vuslat marifettir.” Dendiği şekilde de hakka ermek vuslattır. Vuslatta ancak bilinçle mümkündür, duygularla değil. Burada bahsedilen vuslat, maddi mâ’nâdOku
  7. 7Gülşen-i Râz ve Şerhi (2) · s.205Bunu kaldırmadıkça, halktan uzaklaşmadıkça, Hakk’ın vuslatına ermek mümkün olmaz. Bir yerde halkla vuslat etmek, Hakk’la her yönde vuslat etmek, demek değildir.Oku
  8. 8İnsân-ı Kâmil (Cilt 3) · s.93"Onun azameti önünde bir vüsul de düşünülemez" yani bir vuslat yönü de düşünülemez. Çünkü, o mertebeye geldiğin zaman, vuslat dahi ikiliği ortaya getirir. VuslaOku
  9. 9Hadîd Sûresi · s.51"Onun azameti önünde bir vüsul de düşünülemez" yani bir vuslat yönü de düşünülemez. Çünkü o mertebeye geldiğin zaman, vuslat dahi ikiliği ortaya getirir. VuslatOku
  10. 10Nisâ Sûresi · s.33İşte o zaman tevhid, İlâh-î vuslat gerçekleşiyor. Bu vuslatın kemali içinde hem zâhiri hem bâtıni olarak gerçekleşmesi gerektiğinden bu oluşum bu şekilde ortayaOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.