İçeriğe atla
Sâd 77Cüz 23 · Sayfa 457

Sâd Sûresi 77. Âyet

ص

Sohbete sor

Kâle faḣruc minhâ fe-inneke racîm(un)

Allah, şöyle dedi: "Öyle ise çık oradan (cennetten), çünkü sen kovuldun."

Sâd Sûresi

Bunun üzerine Allah Teâlâ, celal ve kahrıyla ona şöyle hitap etti:

“Çık oradan! Meleklerin saflarından, ubûdiyetin en yüce derecelerinden ayrıl! Çünkü sen artık rahmetten kovuldun, izzet ve huzurumdan tard edildin. Benim lânetim, yani kurbiyetimden uzaklaştırılman, rahmetimden mahrum bırakılman kıyâmet gününe kadar senin üzerinedir. Sonunda da azabın ebedî olacak; ateşte sonsuza dek kalacaksın. Bu, benim gazabımdır ki ezelden beri senin üzerine cereyan etmekteydi.” (Nahcuvânî, Fevâtihu’l-İlâhiyye, 238) Ancak İblîs, pişman olup tövbe edeceği yerde, yine kibrine sarılarak kendisine mühlet verilmesini talep etti. Âhirete kadar yaşamayı istemesinin ardında, insan neslini ayartmak ve onların üzerinden intikam almak arzusu vardı. Bu hâl, onun aslî mahiyetini açığa çıkardı: Ateşten gelen iftirak tabiatı, bir daha vuslata eremeyecek, ayrılıktan ve perdelenmekten kurtulamacaktı.


Bu nedenle Hak Teâlâ, şeytanı yakınlık makamından kovarak tabiatın uzaklık perdesine düşürdü ve: “Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun” buyurdu.

“Recm” kelimesi yukarıdan aşağıya atmak demektir. Buna göre âyetin anlamı: “Sen kurb makamından çık; çünkü yüce makamlardan aşağıya, tabiatın en süflî yerine atıldın” şeklindedir. Ardından Hak Teâlâ: “Kıyamet gününe kadar lanetim senin üzerinedir” hükmünü verdi.

Lanet, dostluktan uzaklaştırma ve huzurdan kovulma demektir. Kıyamet gününde şeytanın hâkimiyeti sona erecek, tahtı ve tacı yıkılacaktır. Bu yüzden onun kovulması kıyamete kadar devam eder; ondan sonra artık lanete ihtiyaç yoktur. Çünkü şeytanın asıl işlevi, insan ruhunu ilâhî hakikatlerden alıkoyan tabii engelleri temsil etmektir.

Bu hakikat aslında herkesin kendi nefsinde yaşadığı bir tecrübedir. Çünkü nefis dediğimiz tabiat yönümüz, şeytanın hükmettiği âlemin bir parçasıdır. Dolayısıyla şeytan âlem-i tabiatı kuşatmıştır; bu yüzden bizim dışımızda değil, içimizde işler. Nitekim Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur: “Şeytan, damarlardaki kan gibi insanda dolaşır.” (Buhârî, Bedu’l-halk, 11; Müslim, Selâm, 9) (Konuk, Fusûsu’l-Hikem Şerhi, 2/1104)


Âyet 79

قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ

(38/79) Kâle rabbi feenzirnî ilâ yevmi yub’aśûn.

(38/79) İblis, “Ey Rabbim! Öyle ise bana insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver” dedi.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)