İçeriğe atla
Şûrâ 29Cüz 25 · Sayfa 486

Şûrâ Sûresi 29. Âyet

الشورى

Sohbete sor

Vemin âyâtihi ḣalku-ssemâvâti vel-ardi vemâ beśśe fîhimâ min dâbbe(tin)(c) ve huve ‘alâ cem'ihim iżâ yeşâu kadîr(un)

Gökleri, yeri ve bu ikisi içinde yaydığı canlıları yaratması, O'nun varlığının delillerindendir. O, dilediği zaman, onları bir araya getirmeye de gücü yetendir.

Şûrâ Sûresi

Âdem’in (a.s.) yaratılışı üç ayrı şekilde olduğu anlaşılıyor. İşte bu üç değişik şekilde anlatılış ilim adamlarının da düşüncelerini karıştırıyor, sonra arada ittifak kuruluyor, ama ittifak % 100 değil mesela % 60 gibi. İnsanların da kolay anlayacağı bir şekildeki yönü kabul ediliyor. O görüş Cennette halk edildi, oradan yeryüzüne indirildi. اهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ 20/125 bunlarda hep Kur’an’a dayanıyor ama üç değişik zuhur var tecelli var, Âdem (as) ın zuhura gelişi vardır. Bunlar da gerçektir. İnkar edilmez gerçeklerdir. Mesela şöyle denebilir, Cennet bahçe demek, dünyadaki bahçelerin hepsi dünya cennetidir. Cennet tabirinden Kur’an galaksi içinde başka bir mekandan mı bahsediyor? Eğer öyle olduğunu kabul edersek insanlık yine çok süper bir varlıktır. Yani bilmediğimiz bir cennet âleminden ilk astronot Âdem (as) dünyaya geliyor. Bu ne muazzam bir olaydır. Yeryüzüne galaksiler arası bir yolculukla geliyor, ve miraç hadisesi ile kemalat da galaksiler arası gezme ile bitiş oluyor. Cennetten geldiği şekliyle düşünürsek bu böyle olmalı.

Diğer şekliyle كُنْ “Ol” dedi o da oldu. Bunlardan hangisi? Bize ait Âdem bir tanedir. Bir diğeri “Sizi sudan halkettik “ buyuruyor. Bunlardan anlıyacağımız “Bizim yarattıklarımız Âdem nesli sadece sizin babanız olan Âdem le sınırlı değil” mesajı veriliyor. Adem neslinin dünyadaki süresi 10 bin yıl kadardır. Bu sonsuzluk zaman diliminde bu 10 bin yıl nedir ki? Dünyanın yaşı 12 milyar yıl diye söyleniyor bu 12 milyar yıllık süre içinde 10 bin yıllık şuurlu canlılar olması süresi çok kısa olmalı. Onun için bu Âdem nesillerinin önceki başka Âdem nesilleri vardı, sonraki Âdem nesilleri de olacaktır.

Yalnız şu var dünyadaki insanlar gittikten sonra yani o Âdem nesli gittikten sonra yeryüzünde coğrafi değişiklikler meydana geliyor. Onun için eski yaşamış Âdem nesillerinden iz kalmıyor. 200 sene harman oluyor, burçlara giriyor, muhtelif burçlarda 18 milyon yıl bir burçta kalıyor, diyelim ki ateş burcunda kalıyor bu süre içinde yine ateş küreye dönüyor, Bu durumda üzerinde varlık su vs. yaşanacak durumda olmuyor. Ondan sonra su burcuna giriyor, tekrar buharlar vs, başka bir burca giriyor sonra soğuk burca giriyor, soğuyor, toprak burcuna giriyor, katılaşıyor taşlar meydana geliyor, sonra ılıman bir burca giriyor, eski halindeki yapı tamamen değişiyor. Böylece daha önceki Âdem neslinin mediyet kalıntıları da yok olmuş oluyor.

Dünya yeni bir güç almış olarak, dünya da canlı onun da istirahata ihtiyacı var. Eğer dünya cansız olsa canlı olan varlıkları oluşturamazdı. Bu dünyada öyle bir can var ki insanı meydana getiriyor. Allah’ın aynasını meydana getiriyor. İşte İnsan-ı kamilin burada bulunması dolayısıyla da yakın çevresinin içerisinde insan bulunmayan bütün galaksilerin kabesidir burası. Dünyanın tamamı galaksiler arasında “Kabe” dir, kibledir, neden çünkü içinde insan var. Yani içinde insan olmayan yıldızların ve galaksilerin kabesi dünyadır. “Melekler geceleri yeryüzüne bakar parlak, parlak fezaya doğru nurları çıkan evler görürler, anlarlar ki o ev içinde ibadet edenler var.” Hadis-i şerif. Melekler bile nazar ediyorlar dünyaya. Muhyiddin-i Arabi Hz lerinin daha müşadeleri var, biz yolumuza devam edelim.

Bunun delili mukaddimede izah olunduğu üzere وَمِنْ اَيَاتِهِ خَلْقُ السَّمَوَاتِ وَالاَرْضِ وَمَا بَثَّ فِيهِمَا مِنْ دَاۤبَّةٍ 42/29 ayet-i kerimesidir, “ Hakteala yerde ve göklerde dabbe cinsinden olan mahlukatı var ettiğini” beyan buyuruyor. Bu ayet-i kerimede. Dabbe: iki ayak üstünde yürüyen insan manasındadır. Şuurlu veya şuursuz insan suretindeki varlıklar. İşte göklerde de dabbe cinsinden varlıkların olduğunu bu ayet-i kerime açıklıyor. Dabbe insana da denir.

Enfal suresinde kör ve sağır ve akılsız dabbelerin şerlisi insan olduğu meydandadır. انَّ شَرَّ الدَّوَاۤبِّ عِنْدَ اللَّهِ الَّذِينَ كَفَرُوا فَهُمْ لا يُوءْمِنُونَ 8/55 ayetinde de “ küfreden, iman etmeyen devvap ise ancak insandır.[64] “ İz- -T-B- ”


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(7)