İçeriğe atla
Fetih 8Cüz 26 · Sayfa 511

Fetih Sûresi 8. Âyet

الفتح

Sohbete sor

İnnâ erselnâke şâhiden ve mubeşşiran ve neżîrâ(n)

(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Feth Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(1) Bir zamanlar Tekirdağında (yahova şahitleri) diye bir gurup ders yeri açmışlar ve bizi de davete gelmişlerdi. Kendileriyle bizim yerimizde uzun görüşmeler yapmıştık, hattâ o konuşmalardan (8) adet (90) lık kaset kayda almıştım, halen daha arşivimde dururlar. O konuşmaların birinde; güya İsâ (a.s.) mın üstünlüğünü ispatlamaya çalışıyorlarken, bütün insânların, Peygamberler dahil, günahlı olduklarını sadece İsâ (a.s.) mın günahsız olduğunu ve insânların günahları karşılığında, Allah (c.c.) lühü biricik oğlu olan İsâ’yı kurb’an ettiğini, böyle bir saçmalığı gerçekten gerçekmiş diye hararetle savunuyorlardı, her kim ki İsâ’ya imân ederse onun günahları affolur, diyorlardı. Ayrıca; Hattâ, onlara göre muhammed, dahi günahlı idi. Çünkü yukarıda belirtilen (bende günde 70 veya 100 defa istiğfar ederim) sözünü bu anlamda anlayıp senet olarak gösteriyorlardı.

Bende onlara bu işlerin hiç te sizin anladığınız gibi olmadığını, esas Hakk şahitlerinin bizler olduğumuzu, çünkü bizim ilk şartımızın (Eşhedü.....) ol-duğunu, kendi konumlarının hiç bir dayanağı olmadığını ne yazık ki, ne Hz. Musâ’yı, ne de Hz. İsâ’yı ve ne de kendilerini hiç tanımadıklarını onlara anlatmaya çalıştım. Böylece uzun konuşmalardan sonra ( ne sizin ne de bizim fikirlerimizden dönmiyeceğimiz anlaşıldı o halde daha çok vaktinizi almayalım) deyip ayrılıp gittiler ve bir daha da gelmediler.

(2) Özetle= Bir gün Hz. Mevlânâ’nın oğlu Sûltan Velet, gençliğinde halvete girmek için babasından izin ister.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)