İçeriğe atla
Rahmân 7Cüz 27 · Sayfa 531

Rahmân Sûresi 7. Âyet

الرحمن

Sohbete sor

Ve-ssemâe rafe'ahâ ve vada'a-lmîzân(e)

Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.

Er-Rahmân

Terzibaba - Necdet Ardıç

vessemae refe’aha ve veda’al­ miyzane

“ve refe’aha/O refi’a/irtifa, yükseltmiştir, sema/göğü ve vedaa/yerleştirdi, koydu, ihdas etti, miyzan/tartıyı, vezni.”

“ O, göğü yükseltmiştir, tartıyı koymuştur.” Biri zahir biri de batın olmak üzere iki sema/gök yükseltilmiştir.

Kur’anı Keriym Mülk Suresi 67. sure 3. ayette

ذى خَلَقَ سَبْعَ سَمَوَاتٍ طِبَاقًاعآلْ ٣

elleziy haleka seb’a semavatın tıbakan “semavatı yedi kat olarak halk eden elleziy/o zattır”

“Gökleri yedi kat üzere halk eden O’dür” diye ayette belirtilen zahir gökyüzüdür.

“Yere göğe sığmam mü’min kulumun gönlüne sığarım” ifadesiyle hadis-i kudsîde belirtilen ise, insan gönlü olan batın gökyüzüdür.

Zahir gökyüzü yedi kat (tabaka) olduğu gibi, gönül gökyüzü de yedi tabakadır.

Bunlar yedi nefis mertebeleridir.

Birinci tabaka “Nefs-i Emmare”dir.

Diğerleri; “levvame”, “mülhime”, “mutmeinne”, “radiye”, “merdiye, safiye” diye isim alırlar.

Gerçek bir eğitim ile bu mertebeler aşılır. İnsan hakiki benliğin! ve kimliğim böylece tanımağa başlar.

Gönül göğünü ve beden arzını (toprağını) adaletle korumak için tartıyı koymuştur.

Her mertebede, o mertebenin gereği olan ilmi almak, daha fazlasını yüklememek için tartıyı koymuştur Mevdüdi bu ayet hakkında şöyle diyor:

[Tüm müfessirler “mizan” kelimesinden “adalet” anlamını çıkarmışlardır.

Bu koca kainat içindeki bunca varlık ve fezada dolaşan sayısız yıldız, gezegen v.s. adalet ve denge üzerine kurulmuş bir nizama tabi kılınmasaydı, bu kainat bir saniye bile ayakta duramazdı. Nitekim milyonlarca yıldan bu yana kainatın ayakta durması bu gerçeğe şahitlik etmektedir.

Çünkü hava, su, toprak ve diğer unsurlar arasında uyum sağlanmamış olsaydı, hayatın devam etmesi bir yana yaşamak bile mümkün olmazdı.]

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)