Yâ benî âdeme ḣużû zînetekum ‘inde kulli mescidin vekulû veşrabû velâ tusrifû(c) innehu lâ yuhibbu-lmusrifîn(e)
Ey Ademoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
A’râf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(31) (Yâ benî âdeme huzû zînetekum inde kulli mescidin ve kulû veşrebû ve lâ tusrifû, innehu lâ yuhıbbul musrifîn.)
“Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin ve yiyin, için, fakat israf etmeyin, Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” Ziynet, kelimesi güzel giysiler anlamına gelse de bir insânın en büyük ziyneti ilâhî hakîkatleri idrak etmesidir.
Mescid gâyede secde yeridir, bazen insân ayakta iken de secde hükmünde olabilir çünkü secde boyun bükmek demektir. Ne zaman Hakk ile ilgili şeyleri yapıyorsak o bizim için secde hükmündedir.
Hastalıklar az yemek yemekten, ve çok yemek yemekten, kaynaklanır genel olarak. Bâtıni olarak ise bütün dünyalık işleri bir kenara bırakıp sürekli meselâ zikir yapmakta israftır çünkü bu sefer yine bir taraf eksik kalır aynı şekilde tamamen dünya işine dönülüp ahîret unutulursa bu da israftır. En büyük israf ise zaman israfıdır ve zamanını israf edenleri sevmez diyor Cenâb-ı Hakk.