Aşk kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?
Tasavvufta aşk kavramı, özellikle Muhyiddin İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinde çeşitli Fass'larda ele alınmakla birlikte, en yoğun ve kapsamlı şekilde "Fass-ı Muhammedî" ile ilişkilendirilir. Bu Fass'ta, aşkın hakikatleri ve muhabbet hususundaki derinlikler beyan edilir¹. Aşk, sâlikin Hakk'a olan mahvedici sevgisi olup, muhabbetten daha şiddetli ve sahibini fânî kılan bir hâldir. İnsan neslinin kemâli olarak görülen aşk, ilâhî bir delilik olarak da nitelendirilir ve sülûkun en yüksek itici gücüdür².
Detaylı cevap
Aşk, tasavvufun temel motivasyonu ve itici gücü olarak kabul edilir³. Bu kavram, sâlikin Hakk'a duyduğu şiddetli, mahvedici ve fânî kılan bir sevgidir. Muhabbetten daha derin ve yakıcı olan aşk, akıl ve iradenin geri çekildiği, kontrolün kaybedildiği bir hâldir; bu durum "el-aşkü cünûnün ilâhî" (aşk ilâhî bir delilik) olarak ifade edilir. Fusûsu'l-Hikem'de aşkın hakikatleri ve muhabbetle olan ilişkisi, özellikle "Fass-ı Muhammedî"de açıklanmıştır¹. Bu Fass, aşkın insan neslinin kemâli olduğunu vurgular; zira eğer aşk bu kemâl olmasaydı, ne âlemde ünü olurdu ne de nefsin şehveti aşk sayılsaydı eşekler ve öküzler âşıkların başı olurdu². Kâmil insanlar, cismaniyet cihetinden çocuk dünyaya getirmek için kadına yaklaştıklarında bile Hakk'ı müşâhede etmekte kendilerinden geçerler; bu da aşkın derinliğini ve kapsayıcılığını gösterir². Ayrıca, Fusûsu'l-Hikem'de kalp hakkındaki izahlar "Fass-ı Şuaybî"de de beyan edilmiş, aşk ve muratlı rüyalar gibi konularla ilişkilendirilmiştir⁴. "Fass-ı Süleymânî"de ise âlemin bir hayâl olduğu ve hakikatte Hakk olduğu belirtilerek, bunu anlayan kimsenin tarikat sırlarına vâkıf olduğu ifade edilir; bu da aşkın ilim ve idrakle olan bağını gösterir⁵. Netice itibarıyla, aşkın tasavvufî derinliği ve hakikatleri, Fusûsu'l-Hikem'in çeşitli Fass'larında, bilhassa "Fass-ı Muhammedî"de detaylıca işlenmiştir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.1502““Nâs indinde muhakkak benim âşık olduğum sâbit oldu; şu kadar ki, benim aşkımın kime olduğunu bilmediler.” Cenâb-ı Şeyh-i Ekber Muhyiddin Arabi (k.s.) hazretler”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1061“"Eğer aşk insan neslinin kemâli olmasa idi, aşkın ünü ve şöhreti cihanda eksik olurdu. Ve eğer nefsin şehveti aşk olaydı eşekler ve öküzler âlem âşıklarının baş”Oku
- 3Aşk, İlahi Aşk
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.1813“Burada “aşk ve 3:20" ma'nâları münâsibdir. “Sevdâ-nâk”, aşklı ve murâdlı, demek olur. “Güneş"ten murâd, vâris-i ulüm-i nebevi olan pir-i hakikat olur. Ya'ni, o ”Oku
- 5Târık Sûresi · s.114“Fusûsu’l-Hikem'de Fass-ı Süleymânî’de şöyle buyururlar. “Âlem-i kevn ancak hayâldir ve o hakikatte Hak’tır. Bunu anlayan kimse esrâr-ı tarîkati hâiz oldu." Hz. ”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.