Devran niçin İdrîsiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?
Devran kavramı, varlığın Hak'tan çıkıp tekrar Hak'a dönen halkasal hareketini ifade eder ve bu hareketin İdrîsiyye Fassı'nda anlaşılır kılınmasının temel sebebi, Fass'ın "tathîr, mevt-i irâdî ve ruhâniyet" silsilesiyle sâlikin kişisel sülûkî devranını somutlaştırmasıdır. Devran, genel anlamda kâinatın vücudî dönüşünü temsil ederken, İdrîsiyye Fassı'ndaki bu silsile, sâlikin nefs mertebelerindeki arınma ve yükselişini, yani kendi içsel devranını açıklar. Bu bağlamda, sâlikin nefs-i emmâreden sâfiyeye doğru ilerleyişi, devranın sülûkî katmanını oluşturur ve İdrîsiyye Fassı'nın ruhâniyet bahsiyle mükâşefeye bağlanır.
Detaylı cevap
Devran, tasavvufta üç katmanda işleyen bir hakikattir. Bu katmanlardan ikincisi olan sülûkî devran, sâlikin nefs-i emmâreden başlayıp nefs-i sâfiyeye kadar olan yedi nefs mertebesindeki dönüşünü ifade eder. İşte bu kişisel devran-ı sülûk, İdrîsiyye Fassı'nın "tathîr, mevt-i irâdî ve ruhâniyet" silsilesinde yaşanır ve bu Fass'ta daha iyi anlaşılır kılınır. Tathîr, sâlikin nefsini arındırma sürecini; mevt-i irâdî, iradî olarak nefsanî arzularından ölme halini; ruhâniyet ise bu arınma ve ölüm neticesinde ruhun kemâle ermesini ve Hak ile daha derin bir ilişki kurmasını ifade eder. Bu silsile, sâlikin kendi varlığında gerçekleştirdiği bir dönüşüm ve yükseliş hareketidir ki bu da devranın sülûkî mertebesini oluşturur. Nitekim mükâşefe de mücâhedenin meyvesi olarak sâlik tezkiyeyi kemâle erdirdiğinde Hak'ın perdeleri kaldırmasıyla ortaya çıkar ve İdrîsiyye Fassı'nın ruhâniyet bahsiyle bağlanır. Bu durum, sâlikin içsel devranının bir sonucu olarak Hakikat'e açılan perdeleri ve doğrudan idrakleri tecrübe etmesini sağlar. Dolayısıyla İdrîsiyye Fassı, devranın sâlikin kendi varlığında nasıl tezahür ettiğini ve onu nasıl bir kemâlata ulaştırdığını açıklayarak, devran kavramının kişisel ve mânevî mertebesini anlaşılır kılar.
Kaynaklar
Bu cevap kütüphanedeki 10 eserden derlendi — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Aşk ve Muhabbet Yolu · s.119“Buldun, oldun ise niçin ağlarsın? Bilemedin, bulamadın, olamadın ise niçin aramazsın? Şurada burada zevk ü sefâ ederim, sanırsın. Ben de akıllıyım; zenginim der”Oku
- 2Kelime-i İlyâsiyye · s.212“Ve Rahmanî nefes, Şuayb Fassı'nın başlarında ve İsa Fassı'nda geçti; ayrıntısı oradan anlaşılır.”Oku
- 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.1764“Şeyh-i Ekber Fusûsu'l-Hikem'de İshak Fassı'nda "Allah'ı en iyi bilen cansız varlıktır" buyururlar. Nitekim Hz. Şeyh-i Ekber (İbn Arabî) Fusûsu'l-Hikem'de, İshak”Oku
- 4Kelime-i İlyâsiyye · s.212“Ve Rahmanî nefes, Şuayb Fassı'nın başlarında ve İsa Fassı'nda geçti; ayrıntısı oradan anlaşılır.”Oku
- 5Kelime-i İlyâsiyye · s.213“Ve Rahmanî nefes, Şuayb Fassı'nın başlarında ve İsa Fassı'nda geçti; ayrıntısı oradan anlaşılır.”Oku
- 6Kelime-i Dâvûdiyye · s.274“Sabit hakikatlerin sübutu ve "yapılmamış/verilmemiş istidat" Üzeyr Fassı'nda örneklerle açıklanmıştır; oraya müracaat edilsin. Şimdi bu ayrıntılar bilindikten s”Oku
- 7Altı Peygamber — Hz. Âdem · s.29“İşte bunun üzerine kişinin varlığında oluşan kendi ürettiği kuvvet meleklere, Rabb’ı has’ı “Ben bu beden mülkünde Zâti tecelliye mahal olacak bir halife gönül h”Oku
- 8Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) · s.165“İşte bunun üzerine kişinin varlığında oluşan kendi ürettiği kuvvet meleklere, Rabb’ı has’ı “Ben bu beden mülkünde Zâti tecelliye mahal olacak bir halife gönül h”Oku
- 9Kelime-i Nûhiyye · s.147“Ya’ni şöyle ve böyle olduğu onun hâlinden anlaşılır; hattâ eğer o sâmit lisâna geleydi, anlaşılan şeyi söylerdi. Bu tâife misâl îrâd edip derler ki: Arz, çiviye”Oku
- 10Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.784“diye ilahi mahiyetten sual etmesiyle anlaşılır ki, cenab-ı Şeyh-i Ekber hazretleri Fusûsu'l-Hikem'in Musevi Fassı'nda bu bahsi tamamıyla izah buyurmuştur.”Oku
- 11Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.210“Söylüyorsun ve onu açıklıyorsun, o şeyden; ey alçak, niçin sende hiçbir iz yoktur! Sözün özü, kendisini kandırmaya çalışan, zâhidin hamâkât (zenginlik) kemâline”Oku
- 12Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.447“Seyyid Ecell'in “Niçin fâhişeyi nikâh ettin?” demesine karşı Delkak'in özür söylemesi 2322. Seyyid Ecell bir gece Delkak'a dedi: “Aceleden bir fahişeyi isledin.”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.