Enel-Hakk niçin İdrîsiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?
Enel-Hakk, Hallâc-ı Mansûr'un fenâ fillâh hâlinde söylediği ve "Ben Hakk'ım" anlamına gelen tasavvufî bir ifadedir. Bu söz, sâlikin kendi vücudundan tamamen fânî olup Hak ile kâim olduğunu beyan eder ve hadîs-i kudsîdeki "kulum bana nâfilelerle yaklaşmaya devam eder, ben de onu severim; sevdiğim zaman onun gören gözü, işiten kulağı olurum" düsturuna dayanır. İdrîsiyye Fassı'nda Enel-Hakk'ın anlaşılır kılınması, bu ifadenin bir dava değil, aksine Hakk'ın varlıktaki zuhurunun fıtrî bir sonucu olarak görülmesindendir. Arifler, "Ene bâtılım" demenin bir dava olduğunu, çünkü âlemde bâtıl diye bir şeyin olmadığını, her şeyin Hakk'ı zikrettiğini belirtirler¹·². Bu bağlamda Enel-Hakk, kişinin kendi vücut mülkünde Hakk'tan başka bir varlık olmadığını ifade eder ki, bu da "Cael Hakku ve zehakal batıl" (Hakk geldi bâtıl gitti) ayetinin kişideki yaşamının bir faaliyetidir³.
Detaylı cevap
Enel-Hakk ifadesi, tasavvufta genellikle yanlış anlaşılan ancak derin bir hakikati barındıran bir sözdür. Hallâc-ı Mansûr'un bu sözü, onun fenâ fillâh hâlinde iken, yani kendi benliğinden tamamen sıyrılıp Hakk ile birleştiği bir durumda sarf ettiği kabul edilir. Bu hâlde konuşan "ben"in Hallâc'ın kendisi değil, Hakk olduğu düşünülür. Bu yorum, hadîs-i kudsîdeki "gören gözü, işiten kulağı olurum" düsturundan beslenir; zira fenâ ehlinde Hakk'ın konuştuğuna inanılır.
İdrîsiyye Fassı'nda Enel-Hakk'ın anlaşılır kılınmasının temelinde, bu sözün bir "dava" olarak değil, Hakk'ın varlıktaki zuhurunun fıtrî bir ifadesi olarak görülmesi yatar. Arifler, "Enel-Hakk" demenin bir dava olmadığını, aksine "Ene bâtılım" demenin bir dava olduğunu belirtirler¹·². Çünkü bu âlemde bâtıl diye bir şey söz konusu değildir; bütün varlıklar Hakk'ı zikreder. Bu idrak, kişinin kendi vücut mülkünde Hakk'tan başka bir varlık olmadığını ifade eder³. Bu durum, "Cael Hakku ve zehakal batıl" (İsrâ, 17/81) ayetinin kişinin yaşamında tezahür eden halidir⁴.
Enel-Hakk diyenin, mutlak Ferdiyyet mertebesi itibarıyla bütün varlıktaki Hakk değil, bireysel "vitriyyet-i" yönüyle kendi vücut mülkündeki Hakk olduğu vurgulanır. Bu, zât-ı mutlağın o bedende Hakk esmâsının zuhurudur⁵. Dolayısıyla, "Enel-Hakk" demek, Allah'ın yerine kendini koymak anlamına gelmez; aksine, Hakk'ın o varlıkta tecelli edişini ifade eder⁶. Gülşen-i Raz'daki bir kıyaslama da bu anlayışı destekler: "Bir ağaçtan 'Enel Hakk' sözünün geldiğine inanıyorsun da insan gibi kutlu bir varlıktan geldiğine niye inanmıyorsun?" denilerek, Hakk'ın her yerde zuhur ettiği ve bunu görecek göz, duyacak kulak gerektiği belirtilir⁷·⁸. Bu idrak, sabah akşam "Enel Hakk" diye tesbih çekmenin bile yerinde olduğunu gösterir⁹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Sohbet Arası Sohbetler (25) · s.73“Enel Hakk demek irfan ehli öyle diyor izah ederken, “ Enel hakk ” bir dava değildir zaten normal bir hadisedir. “ Ene batıl ” demek davadır.”Oku
- 2A'yân-ı Sâbite · s.311“Ehlullah’tan birisi öyle diyor, Enel Hakk bir dava değildir, hani bir davadır ya Allah’lık davasında bulunuyor, diye Enel Hakk dava değildir diyor, ene batılım ”Oku
- 3İnci Tezgâhı (2) · s.125““Enel Hakk “ sözü ise aslında çok yanlış anlaşılmakta-dır. Çünkü orada “enellah” denmemektedir. “Enel Hakk “ denmektedir, bu ise kişinin sadece kendi vücut mülk”Oku
- 4Kıyâmet Sûresi · s.173““Enel Hakk “ sözü ise aslında çok yanlış anlaşılmakta-dır. Çünkü orada “enellah” denmemektedir. “Enel Hakk “ denmektedir, bu ise kişinin sadece kendi vücut mülk”Oku
- 5Yûsuf Sûresi · s.83“Burada bir şeye dikkat çekmemiz gerekiyor, kişi “Enel Hakk” demekle “mutlak Ferdiyyet” mertebesi itibariyle bütün varlıktaki Hakk değildir, bireysel “vitriyyet-”Oku
- 6Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30) · s.110“Ona uyarsak ki şeriatı Muhammediyedir, ona uyarsak hem zahirimiz de hem batınımız da Hakk olur. Yani zahirimiz sureta Hakk, batınımız da ilahi Hakk, böylece ger”Oku
- 7TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye · s.168“Yani işlediği fiil Enel Hakk fiiline uymaz. Enel Hakk sözünün hakikatine uymaz o da şirktir. Meselâ demirin kendisine mahsûs olan sıfatı vardır. Ve bu sıfat bak”Oku
- 8İnsân-ı Kâmil (Cilt 2) · s.160“Gülşen-i Raz'da; " Vera başet enel hak ez dirahtî, Çira nebvet reva eznik bahtî" orjinalinde, "Bir ağaçtan "Enel Hakk" sözünün geldiğine inanıyorsun da insan gi”Oku
- 9TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.181“İşte bu hakikati idrak etmiş olan kimse, sabahtan akşama kadar “Enel Hakk” diye tesbih çekse hepsi de tas tamam yerindedir. Öyle demişler sen Hakk davasında bul”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.