İçeriğe atla

Esmâ ile Sıfât aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?

Çaprazlama0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta esmâ ve sıfât, Hakk'ın tenezzül mertebeleri olarak birbirini tamamlar ve özellikle ahadiyyet mertebesinde Zat'ın aynı olarak Cem makamında buluşur. Esmâ mertebesi, Hakk'ın isimlerinin tecellî ettiği âlem iken, sıfât mertebesi bu isimlerin dayandığı vasıfları ifade eder. Bu iki mertebe, Zat'tan Ef'âl âlemine doğru gerçekleşen ilâhî tenezzülün birer aşamasıdır; Zat sıfatı, sıfat esmâyı, esmâ da ef'âli ortaya çıkarır¹. Sâlikin mârifet yolculuğunda esmâ âlemine ulaştığında Rabb'ini o mertebede idrâk etmesi, kalbinde bir genişleme meydana getirir; daha sonra sıfât mertebesine yükseldiğinde de aynı idrâk derinleşir². Ahadiyyet mertebesinde ise tüm sıfât ve esmâ, Zat-ı Hakk'ın aynıdır, bu sebeple herhangi bir ismi ele almak, tüm esmâyı ele almak demektir³.

Detaylı cevap

Tasavvufî anlayışta, Hakk'ın zuhûru ve idrâki mertebeler halinde gerçekleşir. Bu mertebelerden ikisi olan esmâ ve sıfât, ilâhî tenezzülün önemli aşamalarıdır. Zat mertebesinden başlayan bu tenezzül, önce sıfât mertebesini, ardından esmâ mertebesini ve nihayetinde ef'âl mertebesini ortaya çıkarır¹. Bu durum, Hakk'ın mana olarak dünyaya tenezzül etmesi, yani Zat mertebesinden Sıfat mertebesine, oradan Esma mertebesine ve en sonunda Ef'âl mertebesine inmesiyle açıklanır; bu süreçte yaşam faaliyete geçer⁴.

Esmâ, Hakk'ın "en güzel isimler"i olup, O'nun zâtının bilinme yolları ve sâlikin Hakk'a teveccüh kapılarıdır. Her isim bir tecellî mertebesi ve bir "rabb-ı hâs"tır. Sıfât ise, Hakk'ın vasıflarını ifade eder. Sâlik, mânevî yolculuğunda ef'âl âleminden aşarak esmâ âlemine ulaştığında, kendini isimler âleminde bulur ve Rabb'ini o mertebede idrâk eder; bu durum kalbinde bir genişleme meydana getirir. Daha sonra sıfât mertebesine yükseldiğinde de aynı idrâki daha derin bir seviyede yaşar².

Esmâ ve sıfâtın buluştuğu en üst mertebe ise ahadiyyet mertebesidir. Bu mertebede, tüm sıfât ve esmâ, Zat-ı Hakk'ın aynıdır. Bu itibarla, ahadiyyet mertebesinde herhangi bir ismi ele almak, tüm esmâyı ele almak anlamına gelir, çünkü burada tafsilat olmadığı için hepsi birdir³. Bu durum, "Cem" makamı olarak da ifade edilir; tevhid-i ef'âl, tevhid-i esmâ, tevhid-i sıfât ve tevhid-i Zat, bu Cem makamında birlik ifade eder⁵·⁶. Hakk'ın sıfat ve esmâsına müteallik hakikatler ve mârifetler, Hakk Zatının zikridir; zira sıfattan mevsûfa ve esmâdan müsemmâya intikal olunur⁷. Ancak, zât mertebesinde sıfat ve isim mahv ve müstehlektir; sıfat ve esmâ, ancak Zat'ın tenezzülü neticesinde vâki olan taayyünât mertebesinde mevzu bahis olup, bu mertebeler vehmî ve itibârîdir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Altı Peygamber (Cilt 5) · s.44Ef’âl madde âlemi, Esmâ isimler âlemi, sıfat âlemidir. İşte bu mertebe Îsâ (a.s) mertebesi kaynak aldığı mertebe, aynı zamanda, esmâ mertebesini zuhura getiren Oku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000) · s.92Kişi Esma alemine ulaştığı zaman ef’aleminden aşıpta uruc edip Esma alemine ulaştığı zaman kendini isimler aleminde bulduğu zaman tabi aynı derecede aynı genişlOku
  3. 3TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.47Zîrâ ahadiyyet mertebesinde bilcümle sıfat ve esma zât-ı Hakk'ın aynıdır. Ahadiyet mertebesinde bütün sıfatlar ve isimler Zat’ın Hakkın aynıdır. Bu i'tibâr ile Oku
  4. 4Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000) · s.108İşte Zat mertebesinden Sıfat mertebesine yani Mescid-i Aksa’ya Mescid-i Aksa uzak mescid, bir bakıma tecellinin sonu demektir. İlahi tenezzülün sonu demektir, ZOku
  5. 5Muhammed Sûresi · s.145Nispetler ise zat’ın aynı olarak “Cem” makamındadır. Tevhid-i Ef’al, tevhid-i esma, tevhid-i sıfat, tevhid-ı Zat. Tevhid-i ef’al demek illerin birliği, tevhide Oku
  6. 6TB. Kelime-i Şîsiyye · s.51Nispetler ise Zat’ın aynı olarak “Cem” makamındadır. Tevhid-i ef’al, tevhid-i esma, tevhid-i sıfat, tevhid-ı Zat. Tevhid-i ef’al demek fiillerin birliği, tevhidOku
  7. 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.4577Çünkü Hakk'ın sıfat ve esmâsına müteallik olan hakikatler ve mârifetler Hak Zâtının zikridir. Çünkü sıfattan mevsûfa ve esmâdan müsemmâya intikal olunur. Hakk'ıOku
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.924Eğer o, aşk-ı zâtı tevehhüm ederse, esmâ' ve sıfat velımi, zât olmaz. Birisi çıkıp derse ki “Yukarıda zikr olunan her iki sınıf, mezâhirde zâhir olan sıfât ve eOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.