İçeriğe atla

Esmâ ve Sıfât'ı birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?

Çaprazlama3 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Esmâ ve sıfâtı birlikte düşünmek, Fusûsu'l-Hikem'in Muhammediyye Fassı üzerinden anlaşılır. Cenâb-ı Hakk'ın kendi mertebesinde suretten ve tüm sıfatlardan münezzeh olması sebebiyle, O'nun maddeden mücerred olarak görünmesi mümkün değildir. Ancak Hak, sıfat ve esmâsıyla tecellî mahallerinde zâhir olur. İnsan-ı kâmil ise tüm ilâhî sıfat ve esmâyı kendinde topladığından, Hakk'ı bilmek ancak peygamberlerin ve onların vârisleri olan velîlerin vücutlarından zâhir olan sıfat, esmâ ve eserleriyle mümkündür. Bu durum, insan-ı kâmili görmenin Hakk'ı görmek anlamına geldiğini ifade eder¹.

Detaylı cevap

Esmâ ve sıfâtın birlikte idrâki, tasavvufta önemli bir mertebeyi temsil eder. Fusûsu'l-Hikem'de bu husus, özellikle Muhammediyye Fassı'nda ele alınır. Zât-ı Hak, kendi mertebesinde suretlerden ve sıfatlardan münezzehtir; bu sebeple O'nun maddî bir varlık olarak görülmesi imkânsızdır¹. Ancak Hak, kendi sıfatları ve esmâsı aracılığıyla tecellî mahallerinde, yani âlemde ve insan-ı kâmilde zuhur eder. Âlem ve âlemin suretleri, mutlak Zât'ın esmâ ve sıfatlarının tecellîlerinden ibarettir². Her bir suret, âlemde zâhir olan bir ilâhî ismin o suretle taayyün etmesidir³. Bu bağlamda, insan-ı kâmil, tüm ilâhî sıfat ve esmâyı kendinde toplayan bir ayna gibidir. Hakk'ın Zât'ı, sıfatları, esmâsı ve fiilleri Âdem'de zuhura çıkar⁴. Dolayısıyla, insan-ı kâmili müşâhede etmek, Hakk'ı müşâhede etmekle eşdeğerdir; çünkü ma'rifet-i Hak, ancak enbiyâ ve evliyânın vücutlarından zâhir olan sıfat, esmâ ve eserleriyle anlaşılır¹. Bu durum, esmâ ve sıfat tecellîlerinin, insan-ı kâmil mertebesinde bir bütün olarak idrâk edildiğini gösterir. Nitekim, ilâhî hazret, bütün sıfatlar ve esmâ ile birlikte Zât'tan ibaret olduğundan, esmâ ve sıfatlara göre toplu bir bütün olan tek bir hakikattir⁵. Bu bütüncül idrâk, esmâ ve sıfatların sadece ayrı ayrı değil, Zât'ın veçheleri olarak bir arada düşünülmesini gerektirir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.1434Ma'lüm olsun ki, cenâb-ı Şeyh-i Ekber hazretleri tarafından Fusüsu'-Hikem'de Fass-ı Muhanimedi'de beyân buyurulduğu üzere Zât-ı Hak kendi mertebesinde süretten Oku
  2. 2Kelime-i Mûseviyye · s.133Binâenaleyh “âlemin sûretiyle” kavliyle benim mûradım, Hakk’ın müsemmâ olduğu ve muttasıf bulunduğu esmâ-i hüsnâ ve sıfât-ı ulyâdır.Fass-ı Âdemî’de ve diğer fasOku
  3. 3TB. Kelime-i Îseviyye · s.40Ma'lum olsun ki Fass-ı Hûdî'de beyân ve sırası geldikçe diğer fasslarda dahi îzâh olunduğu üzere, âlemde zahir olan her bir suret bir ilâhî ismin o suretle taayOku
  4. 4TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye · s.49Âdem’i kendi sureti üzere halk etti yani Zat’ı, sıfat’ı, esma’sı ve ef’al’i hepsi Âdem’de zuhura çıkmaktadır. Madde olarak zuhura çıkmakta, tabi biz buna salt mOku
  5. 5Kelime-i Zekeriyyâiyye · s.21Ve bu Zât için sonsuz veçheler vardır ki, esmâ ve sıfatları gerektiren ilâhlık o veçheleri toplar. Şu halde ilâhî hazret, bütün sıfatlar ve esmâ ile birlikte ZâOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.