İçeriğe atla

Fenâ kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?

Kavram-Fass Eşleşmesi6 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Fenâ kavramı, Muhyiddîn İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinde özellikle İdrîsiyye Fassı ile ilişkilendirilir. Bu Fass, fenânın tathîr, mevt-i irâdî ve ruhâniyet mertebeleriyle ilişkisini açıklar. Fenâ, sâlikin kendi varlık iddiasından soyunarak Hak'ın varlığını idrak etmesi hâlidir ve Rahmân Sûresi'nin 26-27. ayetlerinde geçen "küllü men aleyhâ fân, ve yebkâ vechu rabbike zü'l-celâli ve'l-ikrâm" (yeryüzünde olan herkes fânîdir; yalnız Rabb'inin Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm vechi bâkîdir) ifadesine dayanır. Fenâ, yokluğa düşmek değil, kendi yokluğunu tahkik edip varlığın yalnızca Hak'ka ait olduğunu ayan etmektir.

Detaylı cevap

Fenâ, tasavvufî sülûkun önemli bir durağı olup, lugatta "yok olmak, son bulmak" anlamına gelir¹. Tasavvufta ise sâlikin nefsinin sıfat ve vasıflarının Hak'ın sıfatları karşısında perdesizleşmesi, kendi vücud iddiasından soyunmasıdır. Bu kavram, İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem'inde yer alan 27 Fass'tan biri olan İdrîsiyye Fassı'nda asıl mesnedini bulur. İdrîsiyye Fassı'nda fenâ, tathîr, mevt-i irâdî ve ruhâniyet silsilesiyle açıklanır. Tathîr, nefsin pasından arınmayı; mevt-i irâdî, "ölmeden önce ölünüz" hadisinin yaşanmasını; ruhâniyet ise Hz. İdris'in "mekân-ı aliyy"e yükselişiyle remzedilir. Fenâ, üç katmanda yaşanır: fenâ-yı ef'âl, fenâ-yı sıfât ve fenâ-yı zât. Fenâ-yı ef'âl'de sâlik, kendi fiillerinin müstakil olmadığını, fâilin Hak olduğunu idrak eder ("lâ fâile illâllâh"). Fenâ-yı sıfât'ta, kendi sıfatlarının (ilim, kudret, irâde) Hak'ın sıfatlarının zılleri olduğunu müşâhede eder ("lâ mevsûfe illâllâh"). Fenâ-yı zât ise sâlikin kendi zâtının da müstakil bir varlık olmadığını, varlığın Hak'tan ibaret olduğunu hak'el-yakîn ile bildiği makamdır ki bu, fenâ fillâh'ın tam karşılığıdır. Fenâ fillâh, sülûkun zirve makamı olup, sâlikin kendi vücud iddiasından soyunup Hak'la kaim olduğu hâlin adıdır. Fusûsu'l-Hikem'de ayrıca Fass-ı Ya'kûbî'de fenâ hâlinin tafsilatı, Fass-ı Muhammedî'de fenâ hâli içinde zâtî hakikatlere ulaşma ve Fass-ı Uzeyrî'de fenâyı iyi, iyiyi fenâ gösteren ezeldeki mahrumiyet bilgisi de yer alır²·³·⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.4303Fenâ: Yok olma. Fenâ-ender-fenâ: Fenâ içinde fenâ, fenâdan da fâni olma. Fenâ-fi'r-resül: Resülullah'da fâni olma. Fenâ-fi'ş-şeyh: Şeyhte fâni olma. Fenâ-fillâhOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.510Nea Ya'ni, ey sâlik, süri ve ma'nevi olan rence ve eleme sebeb, senin emr-i ilâhiye muhâlefetindir ve fenâ hareketindir. Binâenaleyh başına bir fenâ hâl geldiğiOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.65Yani, bu iki şahsın gözleri ve nazarları bu cinsel birleşme hâli içinde zâtî hakikatleri olan bu yokluğa ve fenaya ve birbirlerinin cismanî suretlerine düştü veOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.301Şe lt;< “Bizim gözümüze fenâyı iyi ve iyiyi fenâ göstermek süretiyle galata düşürücü olan şey, bizim ezeldeki mahrümluğumuzdur. Biz onu lisân-ı isti'dâdımız ileOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.