Hac niçin İbrâhîmiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?
Hac ibadeti, İbrâhîmiyye Fassı'nda Hz. İbrâhîm'in hullet makâmı ve Allah ile olan derin dostluğu üzerinden anlaşılır kılınır. Hz. İbrâhîm'in "lâ uhibbu'l-âfilîn" (batanları sevmem) diyerek yüzünü gökleri ve yeri yaratana çevirmesi (En'âm 76-79) ve oğlu Hz. İsmâîl'i kurban etmeye götürmesi (Sâffât 102) gibi eylemleri, hulletin kemâlini ve Hak'ka tam teslimiyeti gösterir. Hac, malın ve bedenin rahatının feda edilerek Kâbe'ye yönelme ve "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" diyerek Allah'a tam bir teslimiyetle icabet etme eylemi olması hasebiyle, Hz. İbrâhîm'in bu dostluk ve teslimiyet makâmının bir tezahürü olarak görülür. Bu bağlamda hac, sadece bir ibadet değil, aynı zamanda Hak ile kul arasındaki hullet bağının fiilî bir ifadesidir.
Detaylı cevap
Hullet, tasavvufta Hak ile kul arasındaki en samimi muhabbet bağının adıdır ve Hz. İbrâhîm'e mahsus "halîlullâh" (Allah'ın dostu) lakabının temelini oluşturur. İbrâhîmiyye Fassı'nın hikmeti de hullettir. Hz. İbrâhîm'in yolculuğu, hullet makâmının başlangıcını ve kemâlini gösterir. O, yıldızı, ayı ve güneşi denedikten sonra "lâ uhibbu'l-âfilîn" (batanları sevmem) diyerek yüzünü gökleri ve yeri yaratana çevirmiştir (En'âm 76-79). Bu, Hak'tan gayrı her şeyden yüz çevirip yalnızca O'na yönelmenin bir ifadesidir. Ardından oğlu Hz. İsmâîl'i kurban etmeye götürmesi, hulletin kemâli olarak kabul edilir. Hac ibadeti de, malın ve bedenin rahatının feda edilerek Kâbe'ye yönelme ve "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" (Ey benim Allah'ım! Ne emrin olursa icraya hazırım. Varlıkta senin ortağın yoktur. Emret, icraya hazırım!) diyerek Allah'a tam bir teslimiyetle icabet etme eylemidir¹. Bu durum, Hz. İbrâhîm'in hullet makâmındaki teslimiyet ve dostluk anlayışıyla örtüşür. Hac, bu bağlamda, Hak'ka karşı duyulan derin dostluğun ve O'nun emirlerine kayıtsız şartsız icabet etmenin fiilî bir göstergesi olarak İbrâhîmiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır. Zira vacip olan rahmet, varlıktan sonra, yatkınlığın gereği olarak ortaya çıkan amel karşılığında gerçekleşir². Bu da haccın, Hz. İbrâhîm'in hullet makâmındaki amelleriyle ilişkilendirilmesini sağlar.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.1054“886. iç derler mi ki: "Bu lebbeykleri nidâsız ediyoruz, nihâyet niçin?” . &10024; 886. "Bu 'lebbeyk'leri (buyur etmeleri) nidâsız (çağrısız) yapıyoruz, nihayet ”Oku
- 2Kelime-i Zekeriyyâiyye · s.113“Ve bu rahmet, namaz, oruç, hac ve zekât gibi amelî sıfatlardan ve Hak'kı bilmek gibi ilmî sıfatlardan o takva sahiplerini kayıtladığı şey karşılığında onlara ul”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.