Hâlik ile Mahlûk arasındaki fark nedir?
Hâlik ile Mahlûk arasındaki fark, tasavvufî idrâkte hem ayrılık hem de birlik yönleriyle ele alınır. Hâlik, Hâlık olan Allah'tır; mahlûk ise O'nun halk etmesiyle varlık bulan her şeydir. Zuhur ve taayyün itibarıyla Hâlik ve mahlûk arasında bir fark görülse de, hakikat mertebesinde ikisi "ayn-ı vahideden", yani tek bir asıldan zuhur etmiştir¹. Hâlik, mahlûk olmazsa bilinemez, zira O'nu bilecek olan mahlûktur². Bu bağlamda, Hâlik'ın zâtına bağlı olan kelâmı "hâlik" iken, sûreti itibarıyla "mahlûk"tur³. Sâlikin kemâlâtı, hem mahlûk hem de hâlik yönüyle bakabilmekte, tenzih ve teşbih bakışlarını tevhid edebilmektedir⁴.
Detaylı cevap
Hâlik ve mahlûk arasındaki ilişki, tasavvufta derin bir hakikat olarak ele alınır. Hâlik, halk etme fiilini gerçekleştiren, varlığı yoktan var eden Cenâb-ı Hakk'tır. Mahlûk ise bu halk etme fiiliyle meydana gelen, varlığı Hâlik'a bağlı olan her şeydir. Zuhur ve taayyün (belirginleşme) açısından bakıldığında Hâlik ile mahlûk arasında bir fark olduğu aşikârdır; tıpkı buhar ile buz arasındaki fark gibi¹. Ancak bu fark, kesret (çokluk) âlemine ait olup, ilmî yoluyla birleştirildiğinde kesret ortadan kalkar ve vahdet (birlik) meydana gelir. Bu idrâke göre, Hâlik mahlûktur ve mahlûk da Hâlik'tır, zira vücud-u müstakil olmayıp, Lâtif Zât'ın kesif mertebeye tenezzülünden husule gelmişlerdir¹.
Hâlik'ın bilinmesi, mahlûkun varlığına bağlıdır. Eğer Hâlik mahlûk olmazsa, O'nu bilecek bir varlık olmaz ve Hâlik bilinemez². Rububiyet (terbiye edicilik) merbûb (terbiye edilen) ile, mabudiyet (tapınılan olma) ise abdiyet (kulluk) ile tahakkuk eder². Kur'ân-ı Kerîm örneğinde olduğu gibi, Allah'ın kelâmı zâtına bağlı olması hasebiyle "hâlik" iken, sûreti, kâğıdı ve mürekkebi itibarıyla "mahlûk"tur³. Bu durum, Hâlik ve mahlûk arasındaki ilişkinin hem tenzih (Allah'ı halktan ayrı tutma) hem de teşbih (Allah'ı halka benzetme) yönlerini içerdiğini gösterir. Kemâlât ehli, bu iki bakışı birleştirerek tevhid idrâkine ulaşır; bir şeye mahlûk gözüyle bakıldığında mahlûk, Hakk gözüyle bakıldığında ise sırrı Yezdan'ın orada olduğu müşâhede edilir⁴. Bu, sâlikin şuurunda ortaya çıkan bir fark olup, Hakk'ın kendi aslında bir değişiklik meydana getirmez⁴.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.74“Ama halik ile mahluk aynı şey olduğundan ilim yoluyla bunları birleştirdiğimiz zaman kesret ortadan kalkmış oluyor vahdet meydana gelmiş oluyor. Yani taayyün ve”Oku
- 2Muhammed Sûresi · s.74“Halikiyet mahluk ile yani hâlk edilen ile bir Halik bir de mahluk olacaktır, işte Halik mahluk olmazsa Halik bilinmez. O’nu bilecek mahluktur. Halk edilmiştir, ”Oku
- 3Necm (Yıldız) Sûresi · s.44“Seneler önce “Kûr’ân hâlik midir, mahlûk mudur?” diye ihtilâfa düşülmüş. Bazıları “hâlik” tir,” demişler; Bazıları da “mahlûk” tur,” demişler. Bilseler ki, ikis”Oku
- 4Reşahât — Aynü'l-Hayât · s.230“Biz bu âleme mahlûk diye bakarsak mahlûk oluyor, hâlık diye bakarsak hâlık oluyor. Ama kemâlâtı hem mahlûk yönüyle hem hâlık yönüyle bilip böyle bakmaktadır. Bu”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.