İçeriğe atla

Hâlik ile Mahlûk aynı kaynaktan mı doğar?

Kavram FarkıOrta düzey27 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî anlayışa göre Hâlık ile mahlûk aynı kaynaktan, yani tek bir asıldan zuhur eder. Hâlık, mahlûkun varlığıyla bilinir ve rubûbiyet ile ubûdiyet, mâbûdiyet ile abdiyet birbirini tamamlar. Bu durum, Hâlık'ın mahlûk olması, mahlûkun da Hâlık olması hakikatini ortaya koyar; zira taayyün ve zuhur, Hâlık'ın kendisinin olması itibarıyla gerçekleşir ve mahlûk, Latîf Zât'ın kesif mertebeye tenezzülünden husule geldiği için Hâlık'ın bir veçhesidir. Bu ayniyet, kesretin ortadan kalkıp vahdetin meydana gelmesiyle idrak edilir¹.

Detaylı cevap

Hâlık ile mahlûk arasındaki ilişki, tasavvufta vahdet nazarıyla ele alınır. Akıllarımız Hâlık ve mahlûk ayrımı üzerine kurgulandığından, onları ayrı ayrı görme eğilimindeyizdir; oysa bu ikisi, aslında tek bir şeyin kendi özelliğindeki zuhurudur². Henüz Rabb'a ihtiyaç duyan bir mahlûk yokken dahi O bir Rabb idi ve halkedilmeye ihtiyaç duyan bir mahlûk yokken dahi O bir Hâlık idi; ezeldeki bu durum şimdi de aynıdır, mahlûk mefhumu silindiğinde ortada yine O kalır³.

Hâlık'ın bilinmesi mahlûkun varlığına bağlıdır; zira Hâlık mahlûk olmazsa bilinemez. O'nu bilecek olan mahlûktur. Rubûbiyet (terbiye edicilik) merbûb (terbiye edilen) ile, mâbûdiyet (mâbûd olma) ise abdiyet (kulluk) ile tahakkuk eder¹. Bu bağlamda, Hâlık'ın mahlûk olması ve mahlûkun da Hâlık olması hakikati ortaya çıkar. Taayyün ve zuhur, Hâlık'ın kendisinin olması itibarıyla gerçekleşir. Mahlûk ise, Latîf Zât'ın kesif mertebeye tenezzülünden husule geldiği için Hâlık'ın bir veçhesidir. Bu ilim yoluyla Hâlık ile mahlûk birleştirildiğinde kesret ortadan kalkar ve vahdet meydana gelir¹.

Bu durumu Kur'ân örneğiyle açıklamak mümkündür: Kur'ân, Allah kelâmı olmakla (kelâm Zât'a bağlı ve Zât'ın aynıdır) özü ve mânâsı itibarıyla Hâlık'tır. Ancak sûreti, yani görüntüsü, kağıdı, cildi ve mürekkebi itibarıyla mahlûktur. Dolayısıyla Kur'ân hem Hâlık hem de mahlûktur⁴·⁵. Ehlullah'tan birinin dediği gibi, bir şeye mahlûk gözüyle bakarsak o mahlûk olur; Hakk gözüyle bakarsak sırrı Yezdan orada tecelli eder. Bizim anlayışımızda mahlûk olması, kendi aslında hiçbir şeyi değiştirmez; sadece bizim zannımızda bir mahlûk olur⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i İdrîsiyye, s. 74“Ama halik ile mahluk aynı şey olduğundan ilim yoluyla bunları birleştirdiğimiz zaman kesret ortadan kalkmış oluyor vahdet meydana gelmiş oluyor. Yani taayyün ve”Oku
  2. 2Kelime-i İdrîsiyye, s. 73“Bu izahtan tezahür eylediği üzere emrin hakikati budur ki halik mahluktur, onun aksi olmak üzere mahluk haliktir. Yani taayyün ve zuhur ancak kendisinin olması ”Oku
  3. 3Mir'at-ül İrfân ve Şerhi, s. 16“Bir defa düşün ki o henüz ortada Rabb’a ihtiyaç duyan bir mahlûk yokken, yine bir Rabb idi. Halkedilmeye ihtiyaç duyan bir mahlûk yokken, o yine bir Halik idi, ”Oku
  4. 4Necm (Yıldız) Sûresi, s. 44“Seneler önce “Kûr’ân hâlik midir, mahlûk mudur?” diye ihtilâfa düşülmüş. Bazıları “hâlik” tir,” demişler; Bazıları da “mahlûk” tur,” demişler. Bilseler ki, ikis”Oku
  5. 5Vâkı'a Sûresi, s. 45“Senelerce süren Kur’an halik mıdır yoksa mahluk mudur, sorusunun cevabı; hem mahlûktur hem haliktır, olmasıdır cildi kâğıdı mürekkebi yönü ile mahlûktur. Ancak ”Oku
  6. 6Reşahât — Aynü'l-Hayât, s. 230“Biz bu âleme mahlûk diye bakarsak mahlûk oluyor, hâlık diye bakarsak hâlık oluyor. Ama kemâlâtı hem mahlûk yönüyle hem hâlık yönüyle bilip böyle bakmaktadır. Bu”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.