İçeriğe atla

Halîlullâh niçin İbrâhîmiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme1 kaynak
Kısa cevap

Halîlullâh makâmı, Hz. İbrâhîm'e mahsus olan ve "Allah'ın dostu" anlamına gelen özel bir mertebedir. Bu makâm, İbrâhîmiyye Fassı'nda tahkîk edilir çünkü hullet (dostluk) kavramının en derin ve içli hâli Hz. İbrâhîm'in hayat yolculuğunda tecellî etmiştir. Nisâ 125'teki "vettehazallâhu İbrâhîme halîlâ" (Allah İbrâhim'i halîl edindi) ayeti bu makâmın asıl menşeidir. İbrâhîmiyye Fassı, hulletin Hak ile kul arasındaki en yakın muhabbet bağı olduğunu ve dostluğun her gözeneğe nüfûz ettiğini açıklayarak, bu makâmın niçin Hz. İbrâhîm ile özdeşleştiğini ortaya koyar.

Detaylı cevap

Halîlullâh makâmı, Hz. İbrâhîm'in Allah ile olan özel dostluğunu ifade eder ve İbrâhîmiyye Fassı'nda bu dostluğun hikmeti ve işleyişi ayrıntılı olarak ele alınır. Tasavvufta peygamberlere verilen üç temel makâm arasında hullet (dostluk), kelâm (konuşma) ve mahbûbiyyet (sevilenlik) bulunur. Hullet, bu makâmlar içinde en içli olanıdır ve mahbûbiyyetten farklıdır. Mahbûbiyyet, sevenin sevdiğinden 'öte' kalmasıyken, hullet sevenin sevdiğine 'karışması', dostluğun her gözeneğe nüfûz etmesidir. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî bu farkı, "halîl Hak'la içiçe oturur, mahbûb Hak'ın yanına oturur" beytiyle ifade eder.

İbrâhîmiyye Fassı, hulletin iki vechini açar. Birincisi, sâlikin Hak'a dostluğudur. Hz. İbrâhîm'in yıldızı, ayı ve güneşi denedikten sonra "lâ uhibbu'l-âfilîn" (batanları sevmem) diyerek "innî veccehtu vechiye lillezî fataras-semâvâti ve'l-ard" (yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim) hâline ermesi, bu hullet makâmının başlangıcıdır. İkincisi, Sâffât 102'de Hz. İsmâîl'i kurban etmeye götürmesi, hulletin kemâlidir. Bu olaylar, Hz. İbrâhîm'in Hak ile olan dostluğunun ne denli derin ve teslimiyet dolu olduğunu gösterir. İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem'deki İbrâhîmiyye Fassı, bu dostluğun tüm mertebelerini ve Hak ile kul arasındaki bu özel bağın nasıl tahakkuk ettiğini açıklayarak, Halîlullâh makâmının neden Hz. İbrâhîm ile özdeşleştiğini anlaşılır kılar. Nitekim, "İbrâhîm Halîlullah gibi bir zâta zarar verdi" ifadesi, onun makâmının sağlamlığını vurgular¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Yûsufiyye · s.224Bunun ayrıntısı Yûsuf Fassı'nda geçmiştir. İşte bu hayalî nakışlar, dağ gibi sağlam olan, İbrâhîm Halîlullah gibi bir zâta zarar verdi. 9/69 &10024; Bunun ayrınOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.