İçeriğe atla

İlme'l-yakîn ve Aynel-yakîn'i karıştırmak ne tür bir hatâya yol açar?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

İlme'l-yakîn ve Ayne'l-yakîn'i karıştırmak, sâlikin mânevî seyrinde hakikatleri idrak etme mertebelerini yanlış anlamasına ve dolayısıyla sülûkunda ilerleyememesine yol açar. İlme'l-yakîn, bir hakikati sözle, mantıkla veya kitapla bilme seviyesiyken, Ayne'l-yakîn o hakikati bizzat görerek, hissederek ve müşahede ederek idrak etme mertebesidir¹·². Bu iki mertebenin birbirine karıştırılması, teorik bilginin yaşanmış bir tecrübe gibi algılanmasına sebep olur ki bu da Hakk'el-yakîn'e ulaşma yolunda ciddi bir engel teşkil eder³.

Detaylı cevap

İlme'l-yakîn, yakîn mertebelerinin ilkidir ve bir hakikati bilgi yoluyla elde etmeyi ifade eder⁴. Bu, bir şeyin varlığını deliller, işaretler veya haber yoluyla öğrenmek gibidir; örneğin, birinin "şu yerde ateş var" demesi üzerine ateşi bilmek²·⁵. Sâlik bu mertebede hakikati ilim olarak bilir, kitap okur, ders alır ve kavramları anlar⁵·¹. Ayne'l-yakîn ise yakînin ikinci mertebesidir ve hakikati görerek, hissederek, müşahede ederek idrak etme hâlidir¹·⁴. Bu, uzaktan ateşin alevini görmek gibidir²·⁵.

Bu iki mertebeyi karıştırmak, sâlikin mânevî yolculuğunda yanlış bir tatmin yaşamasına neden olabilir. İlme'l-yakîn ile elde edilen teorik bilginin, Ayne'l-yakîn'in gerektirdiği müşâhede ve yaşantı ile karıştırılması, kişinin henüz görmediği veya hissetmediği bir hakikati görmüş veya hissetmiş gibi zannetmesine yol açar. Örneğin, kahramanlığı bilmeyi (ilme'l-yakîn) ile kahramanın kahramanlık fiilini görmeyi (ayne'l-yakîn) birbirine karıştırmak gibi¹. Bu durum, sâlikin bir üst mertebeye geçişini engeller, çünkü kişi henüz Ayne'l-yakîn'e ulaşmadan, İlme'l-yakîn'deki bilgisini yeterli sanabilir. Oysa sülûk, İlme'l-yakîn'den Ayne'l-yakîn'e doğru bir seyirdir⁶·⁷. Bu karışıklık, sâlikin hakikatle tahakkuk etme hâli olan Hakk'el-yakîn'e ulaşmasını geciktirir veya imkânsız kılar, zira Hakk'el-yakîn, Ayne'l-yakîn'den sonra gelen ve kişinin beşerî vasıflarından sıyrılıp kendisini Hakk olarak müşahede etmesiyle gerçekleşen en derin idrak mertebesidir⁸·⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.273ilmel Yakîn, aynel yakîn, Hakkel yakîn ifadelerinden gelmiştik. Şimdi oradan devam ediyoruz. İlmel Yakîn, Hakîkate ilim olarak ermektir. Hakîkat bilgisini İlim Oku
  2. 2Secde Sûresi · s.160------------------ Burada Yakîn halinin üç mertebesi bulunmakta özetle onlarda şu şekilde dir; İlmel Yakîn : Bir şeyin varlığını deliller, işaretler veya haber Oku
  3. 3Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.111Ruhunun Ruhu Külli, aklının Akl-ı Külliye mensup olduğunu, kendine değil oraya mensup olduğunu, Hakkal yakîn müşahede edip -yalnız burada bir ifade yanlışlığı oOku
  4. 4Kelime-i Tevhîd · s.709"Üç direk, ilmel yakîn (bilgi yoluyla kesin bilgi), aynel yakîn (görerek kesin bilgi), hakkal yakîn (hakikatine ulaşarak kesin bilgi) vardır," dedim.Oku
  5. 5K1-371
  6. 6Îmân ve İkân · s.68Kişi bir üst mertebeye doğru seyirde olduğundan ilmel yakînden aynel yakîne doğru yolu açılmış oluyor. Burası anlaşıldı mı? “ Onlar kendi gayblarından yola çıkaOku
  7. 7Haşr Sûresi · s.96Kişi bir üst mertebeye doğru seyirde olduğundan ilmel yakînden aynel yakîne doğru yolu açılmış oluyor. Burası anlaşıldı mı? “ Onlar kendi gayblarından yola çıkaOku
  8. 8Gülşen-i Râz ve Şerhi (1) · s.70O cezbe hem de delîldir yakîne; Oradan yol buluştur yakîn imân beytine. Gerçek îmânın nasıl bir şey olduğunu tam olarak anlayabilsek eğer geçen zamanlarımıza çoOku
  9. 9K1-175
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.