İçeriğe atla

Kibir kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?

Kavram-Fass Eşleşmesi22 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Kibir kavramı, tasavvufta kalbin en büyük hastalığı ve sülûkun en büyük engeli olarak tanımlanır. Bu kavram, Fusûsu'l-Hikem'de doğrudan belirli bir Fass ile ilişkilendirilmemekle birlikte, İblis'in "ben ondan hayırlıyım" (A'râf 12) sözüyle ortaya çıkan ilk tezahürü nedeniyle "iblisî sıfat" olarak kabul edilir. Kibrin en kötüsü Hakk'ı ve hakikati kabule engel olan türüdür¹. Kibir, sâlikin kemâle ulaşmasına engel teşkil eden bir âfet olup, kemâl tevazudadır². Tasavvuf ahlâkında ana hastalıkların başında gelir ve Müslim'deki hadis-i şerifte "kalbinde zerre kadar kibir olan cennete giremez" ifadesiyle tehlikesi vurgulanır.

Detaylı cevap

Kibir, lugat anlamıyla "büyüklenme, kendini başkasından üstün görme" demektir. Tasavvufî açıdan, bu nefs hastalığı, insanın kendisini başkalarından üstün görmesi ve güzel işlerini kendinden bilmesi şeklinde tezahür eder¹. Kibrin en tehlikeli yönü, Hakk'ı ve hakikati kabule engel olmasıdır¹. İblis'in Hz. Âdem'e secde etmeyişi ve "ben ondan hayırlıyım" (A'râf 12) demesi, kibrin ilk ve en bilinen örneğidir; bu nedenle kibir "iblisî sıfat" olarak nitelendirilir. Kibir, makam ve mal arayışına neden olur; zira makam ve servet, kibrin parlamasını sağlayan unsurlar gibidir³. Ayrıca hased, kibrin gayrimeşru veledidir; kimde kibir varsa, onda mutlaka hased de bulunur⁴. Ancak, mütekebbirlere karşı kibir göstermek, hadis-i şerifte "sadaka" olarak nitelendirilmiş ve meşru görülmüştür⁵. Aynı şekilde, Hak, hakikat ve din düşmanlarına karşı üstünlük duygusu ve tavrı kibir olarak değerlendirilmez¹. Kibir, sâlikin Hak yolundaki seyrini bağlar ve ilerlemesine engel olur⁶. Bu nedenle, kemâl tevazudadır ve kulun kibir ve azameti kendisinin âfetidir².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi, Cilt 1, s. 21
  2. 2Kelime-i Şîsiyye, Bölüm 262“Örneğin, kulun kibir ve azameti kendisinin âfetidir; kemâl ise tevazudadır; bu sebeple onun hak ettiği şey, bu durumda zillettir. Cebbâr ismi, o kulun maruz kal”Oku
  3. 3Mesnevî Cilt 9 · Beyit 699 (s. 245)“Yani, "Bu dünya hayatında bu kanaatin güzel yüzünü hırs duygusundan dolayı az tırmala ve o huşu'un ve tevazu'un güzel çehresini kibir ve azamet duygusuyla az yı”Oku
  4. 4Mesnevî Cilt 3 · Beyit 4946 (s. 4946)“Yani hased kibirin veled-i nâ-meşrûudur. Bu sebeple kimde kibir varsa, onda mutlaka hased de vardır. Ya'ni hased kibirin veled-i nâ-meşrü'udur. Binâenaleyh kimd”Oku
  5. 5Mesnevî Cilt 9 · Beyit 699 (s. 245)“Yani, "Bu dünya hayatında bu kanaatin güzel yüzünü hırs duygusundan dolayı az tırmala ve o huşu'un ve tevazu'un güzel çehresini kibir ve azamet duygusuyla az yı”Oku
  6. 6Mesnevî Cilt 8 · Beyit 1970 (s. 36)““Mâ vü men”, benlik ve kibirden kinayedir. Yani, “Dostu sen benlik ve kibirden dolayı incitme ki, dost iken sonunda hasım ve düşman olmasın!” demektir. "Mâzâr",”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.