İçeriğe atla

Lâhût niçin Hûdiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?

Kavram-Fass Eşleşmesi21 görüntülenme2 kaynak
Kısa cevap

Lâhût, tasavvufta ilâhî mertebelerin en üstü olup, Hakk'ın kendi zâtının mertebesidir ve tenezülün başlangıç noktası, urûcun zirvesidir. Hûdiyye Fassı'nda lâhûtun anlaşılır kılınması, bu fassın "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i, yani Rablık birliğini açıklamasıyla ilişkilidir¹. Şeyh-i Ekber, Yûsuf Fassı'nda zât birliği (ahadiyyet-i zâtiyye) ve ilâhî isimler birliğini (ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye) zikrettikten sonra, Hûd (a.s.)'ın hikmetini Rablık birliği üzerinden izah eder². Bu durum, lâhûtun "Vâhidiyyet" katmanında esmâ ve sıfatların tafsîl bulduğu teklik ile, Rablık birliğinin esmâî tezahürleri arasındaki derin bağı ortaya koyar.

Detaylı cevap

Lâhût, ilâhî mertebe olarak Hakk'ın zâtını, sıfatlarını ve esmâsını kuşatan en yüce makamdır. Bu mertebe, beş mertebeli iniş sisteminde ilk sırada yer alır ve tenezülün başlangıcı, urûcun ise zirvesidir. Lâhûtun üç katmanı bulunur: hiçbir nispet kabul etmeyen mutlak gayb olan Zât-ı sırf / a'maiyyet; Hakk'ın kendi zâtına ilk taayyünü olan Ahadiyyet; ve esmâ ile sıfatların tafsîl bulduğu, kesretin başladığı teklik olan Vâhidiyyet. Hûdiyye Fassı'nın temelini oluşturan "ahadiyyet-i rubûbiyyet" (Rablık birliği), lâhûtun bu Vâhidiyyet katmanıyla doğrudan ilişkilidir². Şeyh-i Ekber, Yûsuf Fassı'nda zât birliği ve ilâhî isimler birliğini ele aldıktan sonra, Hûd (a.s.)'ın hikmetini Rablık birliği üzerinden açıklar². Bu açıklama, Rablık birliğinin, lâhût mertebesindeki esmâ ve sıfatların tafsîl bulduğu Vâhidiyyet tecellisiyle nasıl bir bütünlük arz ettiğini gösterir. Böylece, lâhûtun idrâk edilemez ve sınırlandırılamaz mutlak gayb yönü (Zât-ı sırf) ile, esmâ ve sıfatların tezahür ettiği Rablık yönü arasındaki ilişki, Hûdiyye Fassı'nda Rablık birliği kavramı aracılığıyla anlaşılır kılınır. Bu fassın, lâhûtun bütün mertebeleri kuşatan vechesini gösteren Hadîd 3'teki 'evvel-âhir-zâhir-bâtın' ayetinin ruhuna uygun bir şekilde, ilâhî hakikatlerin farklı vechelerini bir araya getirdiği söylenebilir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Hûdiyye, s. 10“Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)”Oku
  2. 2Kelime-i Hûdiyye, s. 9“Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "Zât birliği" (ahadiyyet-i zâtiyye) ile "ilâhî isimler birliği"ni (ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye) z”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.