Levlâke kavramı için Muhammediyye Fassı'ndaki anahtar mekanizma nedir?
Levlâke kavramı için Muhammediyye Fassı'ndaki anahtar işleyiş, Hakîkat-i Muhammediyye'nin kâinatın halk gayesi ve zuhur sebebi olarak konumlandırılmasıdır. "Levlâke levlâke lemâ halaktü'l-eflâk" (sen olmasaydın, sen olmasaydın âlemleri halk etmezdim) kudsî hadîsi, Cenâb-ı Hakk'ın bâtında olan hakikatlerini Hakîkat-i Muhammediyye olarak zuhura çıkarması ve Zat'ından müşâhede etmesi anlamını taşır¹. Bu, Hz. Muhammed'in hakikatinin âlemlerden önce var olduğu ve tüm varlığın zuhur sebebi olduğu düşüncesine dayanır². Muhammediyye Fassı, bu hadîsin mâ'nâsının sahîhliğini Kur'ân'dan delillendirerek, Hakîkat-i Muhammediyye'yi tevhidin en üst zuhuru ve İslâm kâinat nizamının merkez taşı olarak ele alır (Hakîkat-i Muhammediyye).
Detaylı cevap
Levlâke, tasavvufta Hakîkat-i Muhammediyye doktrininin temel ifadesidir. Bu doktrin, kâinatın Hz. Muhammed için halk edildiği düşüncesini merkeze alır. Ancak bu, Hz. Muhammed'in "asıl tek varlık" olduğu anlamına gelmez; aksine, kâinatın halk gayesi olan Hakk'ın bilinmesinin en kâmil insân-ı kâmil olan Hz. Muhammed'de tahakkuk etmesidir. Kudsî hadîste geçen "küntü kenzen mahfîyyen, fa-ahbabtu en u'rafe, fa-halaktü'l-halka li-u'rafe" (gizli bir hazineydim, bilinmeyi sevdim, bilinmek için halkı halk ettim) ifadesiyle Levlâke birleştirildiğinde, doktrin tamamlanır: Hak gizliydi, bilinmek istedi, bu bilinme mahalli olarak insân-ı kâmili (Hz. Muhammed'i) halk etti ve sonra onun aracılığıyla kâinatı halk etti.
Muhammediyye Fassı'nda Levlâke'nin anahtar mekanizması, Hakîkat-i Muhammediyye'nin âlemler henüz mevcut değilken dahi mevcut olmasıdır. "Hakîkat-i Muhammediyye mevcûd fakat âlemler henüz daha mevcûd olmadığından, oralara olan rahmeti daha sonraki mertebelerde tenezzül yoluyla ortaya çıkacaktır, gönderilecektir"³. Bu durum, Levlâke hadîsinin "eğer sen olmasaydın, olmasaydın" kısmının bu mertebeyi ifade ettiğini, "âlemleri halk etmezdim" kısmının ise buradan sonraki zuhur mertebelerini ifade ettiğini gösterir⁴. Cenâb-ı Hakk'ın Hakîkat-i Muhammediyye'ye olan büyük muhabbeti, bu hadîs-i kudsîde açıkça görülmektedir⁵. Bu işleyiş, Hakîkat-i Muhammediyye'yi kâinatın varoluşunun temel ilkesi ve Allah'ın bilinme arzusunun en kâmil tecellisi olarak konumlandırır.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000), s. 145“Çok latif, çok leziz çok güzel çok kemalli bir mekanizmadır. “levlaka levblak lema halaktun eflak” ey habibim sen olmasaydın bu alemleri halk etmezdim, yani bir”Oku
- 2Zümer Sûresi, s. 95“Resûlullâh (s.a.v.), hakîkati itibâriyle " Levlâke levlâk lemâ halaktül eflâk " ( Sen olmasaydın, sen olmasaydın, felekleri (âlemleri) halk etmezdim ) sözünün m”Oku
- 3Fâtır Sûresi, s. 66““Hakikati Muhammediyye” mevcûd fakat âlemler henüz daha mevcûd olmadığından, oralara olan rahmeti daha sonraki mertebelerde tenezzül yoluyla ortaya çıkacaktır, ”Oku
- 4Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2), s. 14““Hakikati Muhammediyye” mevcûd fakat âlemler henüz daha mevcûd olmadığından, oralara olan rahmeti daha sonraki mertebelerde tenezzül yoluyla ortaya çıkacaktır, ”Oku
- 5Târık Sûresi, s. 35“İşte bu yüzden diğer bir Hadîs-i Kûds-î de bildirilen, (Levlâke) dir. Yâni (Eğer sen olmasaydın,) Bu ifadenin içinde gizli olan çok büyük bir hûbbiyyet-sevgi va”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.