İçeriğe atla

Mevlânâ Celâleddîn Rûmî Fenâ fillâh hakkında ne der?

Kişi-KonuOrta düzey4 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Mevlânâ Celâleddîn Rûmî, tasavvufî sülûkun zirve makamı olan fenâ fillâhı, sâlikin kendi vücud iddiâsından soyunarak Hak ile kâim olduğu hâl olarak ele alır. O'nun eserlerinde fenâ fillâh, fiillerin, sıfatların ve nihayet zâtın Hak'tan ibaret olduğunun idrâk edilmesiyle gerçekleşen bir yok oluş değil, kendi yokluğunu tahkik edip varlığın Hak'ka ait olduğunu ayân etme hâlidir. Bu makam, Rahmân Sûresi'nin 26-27. ayetlerinde geçen "yeryüzünde olan herkes fânîdir; yalnız Rabb'inin Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm vechi bâkîdir" ifadesiyle temellendirilir ve İdrîsiyye Fassı'nın asıl mesnedi olarak kabul edilir. Mevlânâ, Mesnevî-i Şerîf'inde ve Fîhi Mâ Fîh adlı eserlerinde bu hakikati çeşitli hikâyeler ve tasavvufî tâ'villerle açıklar.

Detaylı cevap

Mevlânâ Celâleddîn Rûmî'nin fenâ fillâh anlayışı, tasavvufî sülûkun en üst kademesi olarak kabul edilir ve sâlikin kendi varlığını Hak'ta eritmesi anlamına gelir. Bu hâl, "Allah de, gerisini bırak" buyruğuyla tevhidin özünü ve fenâ fillâh makamının sırrını işaret eden Kulillâhi sümme zerhüm ayetinin de işaret ettiği bir mertebedir¹. Fenâ fillâh, üç ana kademede gerçekleşir: fenâ-yı ef'âl, fenâ-yı sıfât ve fenâ-yı zât.

İlk olarak fenâ-yı ef'âl makamında sâlik, kendi fiillerinin müstakil olmadığını, bütün fiillerin Hak'tan zuhûr ettiğini idrâk eder ve "lâ fâile illâllâh" (Hak'tan başka fâil yoktur) hâlini yaşar. Enfâl Sûresi'nin 17. ayetindeki "siz öldürmediniz, Allah öldürdü" ifadesi bu kademenin tahkik yeridir. İkinci olarak fenâ-yı sıfât mertebesinde sâlik, kendi sıfatlarının (ilim, kudret, irâde) Hak'ın sıfatlarının zılleri olduğunu müşâhede eder ve "lâ mevsûfe illâllâh" hâlini yaşar. Son olarak fenâ-yı zât makamında ise sâlik, kendi zâtının da müstakil bir varlık olmadığını, varlığın Hak'tan ibaret olduğunu hak'el-yakîn ile bilir. Bu son mertebe, fenâ fillâhın tam karşılığıdır.

Mevlânâ, Mesnevî-i Şerîf'inde bu hakikatleri hikâyelerle anlatır. Örneğin, "Sen olmasaydın, felekleri (gökleri) halk etmezdim" hadis-i kudsîsini Mesnevî'sinin dördüncü cildinde açıklayarak, varlığın Hak'tan zuhur edişini ve fenâ makamının derinliğini vurgular². Ayrıca Fîhi Mâ Fîh adlı eserinde de bu makamın inceliklerine değinir³·⁴·⁵·⁶. Mevlânâ'ya göre fenâ, yokluğa düşmek değil, kendi yokluğunu tahkik etmek ve varlığın Hak'ka ait olduğunu ayân etmektir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 11
  2. 2Kelime-i Âdemiyye · s.277Mevlâna Celâleddîn Rûmî (r.a.) efendimiz Mesnevî-i Şerîf'lerinin dördüncü cildinde bu hakikati şu şekilde açıklarlar: "Sen olmasaydın, felekleri (gökleri) yaratOku
  3. 3Kelime-i Zekeriyyâiyye · s.124Cenâb-ı Mevlânâ Celâleddin Rûmî (r.a.) efendimiz bu inâyetiFîhî Mâ Fîhnâmındaki kitâb-ı münîflerinde böyle beyân buyururlar: &10024; Yani "Eğer siz günah işlemeOku
  4. 4Kelime-i Âdemiyye · s.386Mevlânâ Celâleddîn Rûmî (r.a.)Fîhi Mâ &10024; Cevap: Bu sorunun cevabını Hz. Mevlânâ Celâleddîn Rûmî (r.a.) Fîhi Mâ Fîh adlı yüce eserinde aşağıdaki şekilde açıOku
  5. 5Kelime-i Îseviyye · s.458Ve Cenâb-ı Mevlânâ Celâleddîn Rûmî (r.a.) Fîhi Mâ Fîh adlı yüce eserlerinde bu anlamı şöylece açıklarlar: (Tâhâ, 20/7) Ve sen sözü açığa vursan da vurmasan da fOku
  6. 6Kelime-i Nûhiyye · s.556Mevlânâ Celâleddin Rûmî (r.a.) efendimiz bu hâliFîhi Mâ Fîh’de böyle beyân buyururlar: &10024; Hz. Mevlânâ Celâleddin Rûmî (r.a.) efendimiz bu hâli Fîhi Mâ Fîh’Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.