İçeriğe atla

Necdet Ardıç (Terzibaba) Mîzân hakkında ne der?

Kişi-KonuOrta düzey6 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Necdet Ardıç (Terzibaba), mîzân kavramına doğrudan bir tanım veya özel bir açıklama getirmemekle birlikte, tasavvufî eserlerinde ve sohbetlerinde bu kavramın temelini oluşturan ilâhî adalet ve denge prensibine vurgu yapar. Mîzân, genel tasavvufî anlayışta âhirette amellerin tartıldığı ilâhî terazi¹ ve kâinatın kurulu olduğu denge prensibi olarak ele alınırken, Terzibaba'nın eserleri bu genel çerçeveye uygun bir irfanî bakış açısı sunar. Eserlerinde Cenâb-ı Hakk'ın "Alîm ve Habîr" isimlerinin feyziyle irfaniyetin artmasını dilemesi² ve "O sizinle beraberdi siz neredeydiniz?"³ gibi ifadeler, Hakk'ın her an her yerde hazır ve nazır olduğu, dolayısıyla her şeyin ilâhî bir denge ve ölçü içinde vuku bulduğu anlayışını pekiştirir.

Detaylı cevap

Necdet Ardıç'ın mîzân kavramına doğrudan bir tasavvufî tanım getirmediği, ancak eserlerinin genelinde bu kavramın temelini oluşturan ilâhî adalet ve denge prensibine işaret ettiği görülmektedir. Tasavvufta mîzân, kıyâmet günü amellerin tartılacağı ilâhî terazi olarak tanımlanır¹. Bu, kelâm sözlüğünde âhiret hayatının altı temel sınamasından biri olarak kabul edilir⁴. Terzibaba'nın eserlerinde bu akâidî mîzânın ötesinde, irfanî bir bakış açısı mevcuttur. Örneğin, "Rabb’ımıza şükrederiz, okuyanların en geniş şekilde fayda sağlamalarını ve Cenâb-ı Hakk’tan 'Alîm ve Habîr' isimlerinin feyzi ile irfaniyyetlerimizin artmalarını dilerim"² ifadesi, Hakk'ın her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan isimlerinin, varoluşun her anında bir denge ve ölçü içinde tecelli ettiğini ima eder. Bu, tasavvuftaki bâtınî mîzân anlayışına yakındır; kalbin Hak ile halk arasındaki dengesi. Ayrıca, "ve huve me’akum eyne mâ kuntum" (57/4) yani "O sizinle beraberdi siz neredeydiniz?"³ ayetinin tefsiri, Hakk'ın her yerde ve her an hazır ve nazır olduğu hakikatini vurgular. Bu durum, kâinatın bizzat bir denge üzerinde kurulu olduğu vücudî mîzân anlayışıyla örtüşür; her zerre, Hakk'ın 'el-Adl' isminin tecellîsiyle yerli yerinde durur. Necdet Ardıç'ın genel irfan geleneğini modern döneme taşıyan bir mürşid olması⁵, mîzân gibi temel tasavvufî kavramları dolaylı yoldan, Hakk'ın mutlak adalet ve denge prensibi üzerinden ele aldığını göstermektedir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1K1-101,-Mîzân
  2. 2İnci Tezgâhı (1) · s.113Rabb’ı mıza şükrederiz, okuyanların en geniş şekilde fayda sağlamalarını ve Cenâb-ı Hakk’tan “Alîm ve Habîr” isimlerinin feyzi ile irfaniyyetlerimizin artmalarıOku
  3. 3Hadîd Sûresi · s.1Kur’ân-ı Kerîm de yolculuk İz-Terzi Baba Necdet Ardıç İşârî Te’vîl ve Tefsiri (57-Hadîd Sûresi) Murat Derûni NECDET ARDIÇ İRFAN SOFRASI TASAVVUF SERİSİ (263-57-Oku
  4. 4-Mîzân
  5. 5-Necdet Ardıç
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.