İçeriğe atla

Rubûbiyyet kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?

Kavram-Fass Eşleşmesi23 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta rubûbiyyet kavramı, İsmail Fassı ile ilişkilendirilir. Bu ilişkilendirilme, her varlığın kendi "Rabb-i hâss"ına sahip olması ve bu özel rabblığın mârifet-i Rabbâniyye, teslim ve rıza ekseninde tezahür etmesiyle ilişkilidir. Rubûbiyyet, Hakk'ın "er-Rabb" isminin kâinatı terbiye eden, yetiştiren ve ihtiyaç gideren vechesini ifade eder ve Fâtiha Sûresi'ndeki "el-hamdu lillâhi rabbi'l-âlemîn" ayetiyle temelini bulur. Her mevcudun ulûhiyyet mertebesinden aldığı hisse, kendi Rabb-i hâssı olan bir isimdir ve bu ismin rubûbiyyeti, rubûbiyyet-i hâssa ve mukayyededir, yani sınırlıdır¹·²·³.

Detaylı cevap

Rubûbiyyet, tasavvufta Hakk'ın "er-Rabb" isminin tezahürü olarak, kâinatı terbiye eden, yetiştiren ve ihtiyaçları gideren vechesini ifade eder. Bu kavram, "İsmail Fassı" ile ilişkilendirilir çünkü İsmail Fassı, Fusûsu'l-Hikem'de "Hikmet-i Aliyye" başlığı altında saîd olmanın sırrını, Rabb-i hâssı ve mârifet-i Rabbâniyye'yi teslim ve rıza ekseninde ele alır (İsmail Fassı).

Her varlığın, ulûhiyyet mertebesinden aldığı hisse ve nasip, kendi Rabb-i hâssı olan bir isimdir. Bu ismin rubûbiyyeti, rubûbiyyet-i hâssa ve mukayyededir, yani kayıtlı ve sınırlıdır. Bu durum, her mevcudun rubûbiyyetini esmânın tümünü kapsayan ulûhiyyet mertebesinden aldığını gösterir¹·²·³. Bu özel ve kayıtlı rabblık, varlığın kabiliyet ve istidadına uygun olup, mazhar olduğu ism-i hâssa mahsustur²·³.

Rubûbiyyet mertebesi, bütün varlıklara verilen isimlerin zuhur ettiği mertebenin ismidir; esmâ mertebesidir ve aynı zamanda Nûr-u İlâhî mertebesidir⁴·⁵·⁶. Mertebeler hiyerarşisinde rubûbiyyet, Rahmâniyyet'in altında, Melikiyyet'in ise üstündedir. Bu mertebede rubûbiyyet "arş" iken, Melikiyyet "kürsi" olur⁷·⁸·⁹. Firavun'un mazharında zuhur eden rubûbiyyet, Hakk'ın rubûbiyyet-i mutlaka'sının bir cüz'ü ve ârızî bir fer'idir, zira Hakk'ın rubûbiyyeti küllî ve zâtîdir¹⁰.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180), Bölüm 128“O'nun âlemler üzerindeki rubûbiyyeti rubûbiyyet-i mutlaka ve umumi mutlak rububiyetidir. Ve her mevcudun bu "ulûhiyyet" mertebesinden aldığı hisse ve nasîb, anc”Oku
  2. 2A'yân-ı Sâbite, s. 322“O'nun âlemler üzerindeki rubûbiyyeti rubûbiyyet-i mutlaka ve umumi mutlak bir rububiyettir. Ve her mevcudun bu "ulûhiyyet" mertebesinden aldığı hisse ve nasîb, ”Oku
  3. 3A'lâ ve Gâşiye Sûreleri, s. 32“O'nun âlemler üzerindeki rubûbiyyeti rubûbiyyet-i mutlaka ve umumi mutlak bir rububiyettir. Ve her mevcudun bu "ulûhiyyet" mertebesinden aldığı hisse ve nasîb, ”Oku
  4. 4Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31), s. 17“Rubûbiyyet bütün varlıklara verilen isimlerin zuhur ettiği mertebenin ismidir. Varlıklara verilen isimler orada zuhura çıkıyor. Rabb, terbiye etme mertebesi ora”Oku
  5. 5Bakara Sûresi, s. 137“(2/2) Rabb, Rubûbiyyet mertebesi: Rubûbiyyet, mertebesi’nin de şöyle bir tarifi vardır, evvelâ onu da hatırlayalım. Rubûbiyyet: (Bütün varlıklara verilen isimle”Oku
  6. 6Bakara Dosyası, s. 360“(2) Rabb, Rubûbiyyet mertebesi: Rubûbiyyet, mertebesi’nin de şöyle bir tarifi vardır, evvelâ onu da hatırlayalım. Rubûbiyyet: (Bütün varlıklara verilen isimleri”Oku
  7. 7Vahiy ve Cebrâîl, s. 47“a) Melikiyyet, “Rûbubiyyet” in altındadır. b) Rûbubiyyet , “Rahmâniyyet” in altındadır. c) Rahmâniyyet , “Ulûhiyyet” in altındadır. Bu mertebede “Rûbubiyyet” ar”Oku
  8. 8Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2), s. 30“a) Melikiyyet, “Rûbubiyyet” in altındadır. b) Rûbubiyyet , “Rahmâniyyet” in altındadır. c) Rahmâniyyet , “Ulûhiyyet” in altındadır. Bu mertebede “Rûbubiyyet” ar”Oku
  9. 9Enbiyâ Sûresi, s. 247“Melikiyyet, “Rûbubiyyet” in altındadır. Rûbubiyyet , “Rahmâniyyet” in altındadır. Rahmâniyyet , “Ulûhiyyet” in altındadır. Bu mertebede “Rûbubiyyet” arş; “Melik”Oku
  10. 10Kelime-i Mûseviyye, s. 113“Binâenaleyh Fir’avn’ın mazharında zâhir olan rubûbiyyet-i Hakk’a “rubûbiyyet-i mutlaka” demek câiz olmaz. Zîrâ rubûbiyyet-i Hak külldür ve asıldır ve zâtîdir. V”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.