İçeriğe atla

Sâlik Ahadiyyet'i Vâhidiyyet'ten nasıl ayırt eder?

Kavram FarkıOrta düzey4 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlik, Ahadiyyet ve Vâhidiyyet mertebelerini, Hak'ın teklik ve çoğalma vechelerini idrâk ederek ayırt eder. Ahadiyyet, Hak'ın sıfat ve esmâdan henüz tafsîl edilmemiş, hiçbir nispet kabul etmeyen sırf teklik makâmıdır; İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" beyânı bunu vurgular. Vâhidiyyet ise, ahadiyyetten sonra gelen, ilâhî esmâ ve sıfatların tafsîl bulduğu, kesretin menşei olan teklik mertebesidir; Hadîd Sûresi'ndeki "hüve'l-evvelü ve'l-âhirü ve'z-zâhirü ve'l-bâtın" beyânı vâhidiyyeti delillendirir. Bu ayrım, sâlikin irfan mektebinde kazandığı temyiz kabiliyetiyle, Hak'ın zâtını mahlûkattan ayırt etme ve ilâhî isimlerin tecellî yerleri olan kullar arasındaki farkı idrâk etmesiyle gerçekleşir¹·².

Detaylı cevap

Sâlikin Ahadiyyet ve Vâhidiyyet mertebelerini ayırt etmesi, tasavvufî sülûkun önemli bir aşamasıdır. Bu ayrım, Hak'ın zâtının farklı taayyünlerini idrâk etme yeteneğiyle mümkündür. Ahadiyyet, Hazerât-ı Hamse sıralamasında lâ-taayyün'den sonra gelen ilk taayyün olup, Hak'ın sıfat ve esmâdan henüz tafsîl edilmemiş, hiçbir nispet kabul etmeyen sırf teklik makâmıdır. Bu mertebede esmâ ve sıfât henüz kapalıdır, hepsi 'tek bir Hak'ta'dır. İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" ifadesi, Hak'ın çoğalmaz tekliğine vurgu yapar ve ahadiyyetin çoğalma öncesi bir mertebe olduğunu gösterir.

Vâhidiyyet ise, ahadiyyetten sonra gelen, ilâhî esmâ ve sıfatların tafsîl bulduğu, kesretin menşei olan teklik mertebesidir. Bu mertebede esmâ tafsîl bulur; er-Rahmân, el-Mâlik, el-Kuddûs gibi isimler ortaya çıkar, ancak hâlâ Hak'tan başka bir varlık yoktur. Hadîd Sûresi'ndeki "hüve'l-evvelü ve'l-âhirü ve'z-zâhirü ve'l-bâtın" beyânı vâhidiyyeti delillendirir. Vâhidiyyet, a'yân-ı sâbite'nin, yani eşyânın ezelî mâhiyetlerinin Hak'ın ilminde sâbit olduğu mertebedir.

Sâlik, bu ayrımı, irfan mektebinde kazandığı temyiz kabiliyeti ile yapar³. Bu kabiliyet, Hak'ın zâtını mahlûkattan ayırt etme ve ilâhî isimlerin tecellî yerleri olan kullar arasındaki farkı idrâk etmeyi gerektirir²·¹. Ârif olmayanlar, vahdet-i vücûd meselesini ayırt edemedikleri için inkâr edebilirler; bu durum, Rablık ve kulluk makamlarının ayırt edilmesini zorunlu kılar¹. Sâlikin riyâzet ve mücâhede hamamına girmesi, vehmî âşık ile Hak âşığını ayırt etmesini sağlar⁴. Ayrıca, sâlikin mürşidinin himmetiyle nefsânî ve şeytânî bilgileri Rahmânî ve melekî bilgilerden ayırt etmesi de bu temyiz kabiliyetinin bir parçasıdır⁵. Gerçek irfan sahipleri, dışından hâdi kimliğine bürünmüş, içinde iblisin rol yaptığı görüntüleri ayırt edebilirler⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i İsmâiliyye · s.108Şeyh'in (r.a.) yukarıda buyurduğu beyitlerin anlamı üzere "vahdet-i vücûd"dan bahsettiklerinde, ârif olmayanlar, ayırt edilemezliği bilmedikleri için onu inkâr Oku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.19883692. ki sarhoşun hâli böyle olur ki, o göğü yerden ayırt edemez. 25:6 Hadd, burada tarif demektir. Yani, "Sarhoşu tarif ederken böyle tarif edip derler ki, "O Oku
  3. 3Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri · s.56Dünyada perdeleri olan Salik irfan mektebinde o perdelerini açmak ister. Bilmelidir ki “açma” celal iledir. Bu yüzden keyifle sürülen hayat bize bizi kazandırmaOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.934Ey Hak yolunun sâliki olan arkadaş! Henüz riyâzet ve mücâhede hamamının içine girmeyenler, âşık-ı vehm ile âşık-ı Hakk'ı ayırt edemezler. Onların görüşü, hamam Oku
  5. 5Bakara Dosyası · s.50Sâlik, mürşidinin himmetiyle levvâme nefsi keserse-bakara kesilirse- onun yerine kendisinde mülhime nefis dirilir. Faaliyete başlar. Sâlikin gayreti ölçüsünde bOku
  6. 6Esintiler (4) · s.10Bunları ancak gerçek irfan sahipleri ayırt edebilir. aksi halde ayırt edilmesi çok zordur. Çünkü “dışından hâdi kimliğine bürünmüş içinde iblisin rol yaptığı göOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.