İçeriğe atla

Sâlikte Bâtın mı önce gelir, Zâhir mi?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta sâlik için bâtın ve zâhirin önceliği, sülûkun farklı mertebelerinde farklı tezâhür eder; ancak nihai hedef, ikisinin tevhididir. Başlangıçta sâlikin bâtınî bir yönelişle kendi izâfî varlığını Hakk'ın varlığında yok etmesi (fenâ) esastır¹. Bu bâtınî yöneliş, mârifet tohumunun gönle tutunması² ve kalbin tahavvülü ile gerçekleşir. Ancak bu bâtınî ilerleyişin zâhirde de karşılığı olmalı, zira Hak'ın zâtı bâtınların bâtını olduğu gibi³, zâhir de bâtının bir zuhûrudur⁴. Kâmil müridde bâtın kâmil iken zâhirde derece derece ilerleme görülür; nihayetinde zâhir de bâtın gibi bedir hâline gelir⁵. Marifetullah, zâhir ve bâtını tevhid etmekle en güzel şeklini bulur⁶.

Detaylı cevap

Sâlikin mânevî yolculuğunda bâtın ve zâhirin ilişkisi, bir öncelik-sonralık meselesinden ziyade, bir iç içelik ve tamamlayıcılık meselesidir. İlk bakışta, sâlikin bâtınî bir yönelişle başlaması gerektiği görülür. Zümer Sûresi'ndeki tertîb, salâtta kıyâmın secdeden önce gelmesine rağmen âyette önce secdenin zikredilmesini, sâlikin önce kendi izâfî varlığını Hakk'ın varlığında yok etmesi (secde), ardından fenâdan bakâya geçmesi (kıyâm) olarak yorumlar¹. Bu, bâtınî bir yok oluş ve teslimiyetle başlayan bir sürece işaret eder. Mü'minûn Sûresi'ndeki "alaka" kavramının enfüsî olarak mârifet tohumunun sâlikin gönlüne tutunması şeklinde yorumlanması da², bâtınî bir başlangıcı vurgular.

Ancak bu bâtınî başlangıç, zâhirin ihmal edilmesi anlamına gelmez. Tasavvufta bâtın, "iç, gizli, görünmeyen" demektir ve Hak'ın iki esas vechinden biridir. Hak'ın zâtı, fiil âleminde zuhûru ve fiilleri perde olduğu için, O'nu zâhir fiillerinin haricinde görmek mümkün değildir³. Fiilin bâtını isim, ismin bâtını sıfat, sıfatın bâtını zâttır; bu sebeple Hak Zâtı bâtınların bâtınıdır³. Aynı şekilde, zât sıfat ile, sıfat isim ile bilindiği gibi, zât sıfat ile, sıfat da isim ile zuhura gelir. Yani zâtın zâhiri sıfat, sıfatın zâhiri isimdir⁴. Bu durumda, varlıklar âlemindeki herhangi bir şey ismin zâhiri, isim ise o şeyin bâtınıdır⁴.

Sâlikin sülûku, gözüyle gördüğü şeyde Hakk'ın isim, sıfat ve zâtını kalp ve basîret gözüyle müşâhede etme gayretidir⁷. Bu, şeyin bâtını olan isme, sonra ismin bâtını olan sıfata ve daha sonra da sıfatın bâtını olan Zât'a doğru kalbî ve mânevî bir yükselişle gerçekleşir⁷. Kâmil müridde bâtın kâmil iken zâhirde derece derece ilerleme görülür; tıpkı ayın hilâl hâlinden bedir hâline gelmesi gibi, sâlikin zâhiri de bâtını gibi kâmil hâle gelir⁵. Nihayetinde, marifetullahın en güzel şekli, zâhir ve bâtını tevhid etmekle elde edilir⁶. Bu tevhid, sâlikin hem bâtından hem de zâhirden konuşabilme ve ikisini birleştirebilme hâlidir⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Zümer Sûresi · s.42Âyette önce secde, sonra kıyâm zikredilmiştir. Hâlbuki salâtta kıyâm secdeden önce gelir. Bu tertîb, ma'nevî seyre işârettir: Sâlik önce secde eder, ya'nî kendiOku
  2. 2Mü'minûn Sûresi · s.25------------------- Bu âyet, zâhirde insânın ana rahmindeki oluşumunu hayranlık verici bir hassasiyetle anlatırken, bâtında bir sâlikin mânevî rahîm olan irşâd Oku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.4823Ey sâlik, mademki hakikî fâil olan Hakk'ın zâtına, fiil âleminde zuhûru ve fiilleri perde olmuştur, onu bu zâhir fiillerinin hâricinde görmek mümkün değildir. ÇOku
  4. 4TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.28Zat sıfat ile, sıfat isim ile bilindiği gibi Zat sıfat ile, sıfat da isim ile zuhura gelir, yani zahir olur bundan dolayı Zat’ın zahiri sıfat, sıfatın zahiri isOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.1422Yani, gerçi o Hilâl'in, yani sadık müridin bâtını, mürşidinde (mürşide dalması) sebebiyle eksiklikten uzaktır, fakat onun zâhirinde derece derece ilerlemesine gOku
  6. 6TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.51Çünkü ilahi hakikat orada batından ben dedi. Ancak o kişi artık “Cami” ismine sahip olduğundan “Zahir” den de söylemiş olsa yani zahir niyetiyle de söylemiş olsOku
  7. 7TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.29İşte şeyin ilahi ismin zahiri ve mazharı olduğunu bilen salik önce şeyin batını olan isme yani eşyanın batın ı olan isme, sonra ismin batını olan sıfata, daha sOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.