Sâlikte İrâde mı önce gelir, Meşiyyet mi?
Tasavvufî anlayışa göre, sâlikin fiillerinde öncelikle Allah'ın meşiyyeti (dilemesi) gelir, ardından irade gelir. Meşiyyet, Allah'ın zâtının zuhura olan isteği olup, varlık âlemindeki her şeyin meydana gelmesinin ve ortadan kalkmasının temelidir¹. İrade ise, meşiyyetin ardından gelerek, yoklukta olan bir şeyin icadına taalluk eder; yani meşiyyet dilemeyi, irade ise bu dileğin gerçekleşmesini sağlar². Bu sıralama, kulun fiillerinde cebir olmadığını, ancak fiilin özünün yaratılmasının meşiyyete bağlı olduğunu gösterir³.
Detaylı cevap
Tasavvufta meşiyyet ve irade kavramları, Allah'ın fiillerinin ve kulun eylemlerinin anlaşılmasında merkezi bir yer tutar. Meşiyyet, Allah'ın zâtının ahadiyyet mertebesinde zuhura olan isteğidir⁴. Bu, varlık âleminde hiçbir şeyin meşiyyetten ayrı olarak meydana gelmediği veya ortadan kalkmadığı anlamına gelir¹. Ebû Tâlib Mekkî, meşiyyeti "zâtın arşı" olarak nitelendirir, çünkü o, zâtı itibarıyla hükmü gerektirir¹.
Meşiyyetin ardından irade gelir. İrade, meşiyyet ile birlikte, yoklukta olan bir şeyin icadına taalluk eder². Yani, meşiyyet bir şeyi dilemeyi ifade ederken, irade bu dileğin fiiliyata geçmesini sağlar. Kuldan sâdır olan fiillerde de bu sıralama geçerlidir; hem yapma hem de bozma eylemlerinde önce meşiyyet, sonra irade gelir⁵.
Bu anlayış, cebir (zorlama) olmadığını vurgular. Meşiyyet, kuldan sâdır olan fiilin "ayn"ının (özünün) yaratılmasına yönelir, kulun kendisine değil³. Dolayısıyla, bir kimsenin Allah'a karşı gelmesi, meşiyyetin gereği olarak meydana gelen fiillerde değil, vâsıta emrin gereği olarak ortaya çıkar¹. Bu durum, sâlikin kendi nefsini muhasebeye çekmesi (mücâhede) ve Hak'ın hükmü mîzânına göre hareket etmesi gerektiğini gösterir (Mîzân, K1-101). Sâlikin mücâhedesi, Hak'ın ezelî inâyetinin tezahürüdür ve bu çaba, hayal mertebesinden müşâhede mertebesine geçişi mümkün kılar⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Dâvûdiyye · s.252“Bilinmeli ki meşiyyet, ahadiyyet mertebesinde (Allah'ın birliği mertebesinde) Zât'ın (Allah'ın özünün) zuhura (ortaya çıkmaya) olan isteğinden ibarettir. İşte b”Oku
- 2TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.187“Yani irade de meşiyyet de Zat’a delalet eder dedi ama meşiyyet daha öndedir. O zaman irade yalnızca icada taalluk eder. Yani irade ile icat meydana gelir. Binâe”Oku
- 3Kelime-i Dâvûdiyye · s.271“İşte bu meşiyyet sebebiyle İlahi Zât, kendisine tecellî ettiğinde, İlahi Zât'ında potansiyel olarak gizli olan nispetlerin (bağıntıların) suretleri, onun ilmind”Oku
- 4Kelime-i Dâvûdiyye · s.270“Bilinmeli ki meşiyyet, ahadiyyet mertebesinde (Allah'ın birliği mertebesinde) Zât'ın (Allah'ın özünün) zuhura (ortaya çıkmaya) olan isteğinden ibarettir. İşte b”Oku
- 5TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.192“Yani gerek biz namaz kılmaya kalktığımız, arzu ettiğimiz, istediğimiz meşiyyetimiz yani davranmamız veya herhangi bir şeyi kırıp dökmeye yeniden yapmaya olan is”Oku
- 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1184“O şey ki, önce bâtıl idi, sonra hak olsun! Yani, ey sâlik, zâtın tecellîsi ve var oluşunun gerçekleşme anı, ezelî inâyetin bir sonucudur. Ancak bu inâyet çoğu z”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.