İçeriğe atla

Sâlikte İttisâl mı önce gelir, İnfisâl mi?

Kavram FarkıOrta düzey27 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî sülûkta sâlik için öncelikli olan, kendi izâfî varlığını Hakk'ın varlığında yok etme mânâsına gelen "infisâl"dir. Bu durum, Zümer Sûresi'ndeki "önce secde, sonra kıyâm" tertîbiyle mânevî seyre işaret eder; sâlikin fenâdan bekâya geçişinin ilk adımıdır¹. İnfisâl, sâlikin kendi nefsinden ayrılıp Hakk'a yönelmesi, mücâhede ile nefsiyle olan iç savaşını kazanması ve mürşid-i kâmilin terbiyesi altına girmesiyle gerçekleşir. Bu ayrılık, aslında daha yüce bir birleşmenin, yani ittisâlin ön şartıdır.

Detaylı cevap

Sâlikin mânevî yolculuğunda "infisâl" ve "ittisâl" kavramları, birbiriyle ilişkili ancak mertebece farklı iki hâli ifâde eder. Öncelikle sâlikin kendi izâfî varlığından, benliğinden ve nefsânî arzularından ayrılması, yani infisâl etmesi gerekir. Bu ayrılık, Hakk'a vuslatın ilk ve temel şartıdır. Zümer Sûresi'ndeki "önce secde, sonra kıyâm" tertîbi, bu mânevî seyre işâret eder: sâlik önce kendi izâfî varlığını Hakk'ın varlığında yok eder (secde), ardından fenâdan bekâya geçer (kıyâm)¹. Bu, sâlikin kendi nefsinden ayrılıp Hakk'a yönelmesidir.

İnfisâl, sâlikin nefs-i levvâme'nin iki yüzlü salınımını aşarak nefs-i mülhime mertebesine ulaşmasıyla başlar; burada ilhâmın ilk kez açılmaya başladığı bir mertebedir (Nefs-i Mülhime). Bu süreç, sâlikin kendi nefsiyle yaptığı sürekli mücâhede ile gerçekleşir. Mücâhede, tasavvufun "iç savaş" kavramıdır; sâlikin nefsiyle mücâdelesi, onu Hakk'a yaklaştıran bir çabadır (Mücâhede). Bu çaba, "kulaktan gelen hayâl mertebesinden müşâhede mertebesine geçişi" sağlar; böylece önce bâtıl olan hayâl, müşâhede ile hak ve doğru olur².

Sâlikin bu infisâl hâlini kemâle erdirmesi için bir mürşid-i kâmilin rehberliği elzemdir. Mürşidin terbiyesi, sâlikin ilerlemesine sebep olur ve sâlikin ezelî yatkınlığı ne kadar yüksek olursa olsun, mürşidin terbiye yönüyle üstünlüğü sabittir³. Sâlik, hayatı zâil olmadan önce Hakk'a ulaşma yolunu bilen bir insân-ı kâmili aramalı ve onun hükmü altına girmelidir⁴. Bu teslimiyet ve mürşidin terbiyesiyle nefsinden ayrılan sâlik, Hakk'ın cezbesiyle kendisine çekilir ve böylece ittisâle, yani Hakk ile birleşmeye hazırlanır. İnfisâl, bu birleşmenin ön koşulu ve ilk adımıdır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Zümer Sûresi, s. 42“Âyette önce secde, sonra kıyâm zikredilmiştir. Hâlbuki salâtta kıyâm secdeden önce gelir. Bu tertîb, ma'nevî seyre işârettir: Sâlik önce secde eder, ya'nî kendi”Oku
  2. 2Mesnevî Cilt 10 · Beyit 3233 (s. 353)“O şey ki, önce bâtıl idi, sonra hak olsun! Yani, ey sâlik, zâtın tecellîsi ve var oluşunun gerçekleşme anı, ezelî inâyetin bir sonucudur. Ancak bu inâyet çoğu z”Oku
  3. 3Mesnevî Cilt 4 · Beyit 1941 (s. 46)“Âlem cisminin yaratılışından beklenen insân-ı kâmilin zuhûru olduğundan, her ne kadar âlemin sureti önce ve insân-ı kâmilin cismi sonra ise de, maksat olma yönü”Oku
  4. 4Mesnevî Cilt 3 · Beyit 296 (s. 101)“Bu sûret hayatı zâil olmadan önce, çabuk Hakk'a ulaşma yolunu bilen bir insân-ı kâmili ara. Eğer böyle yaparsan, Hak Teâlâ sana muîn olup, dostlarından birisini”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.